KEŞKE GÖNDEREBİLSEYDİLER BİR DAVETİYE

Kim düşündü, kim organize etti, kim düzenledi bilemiyoruz, ancak Trabzon'da geçtiğimiz hafta sonu Trabzon Barosu yeni hizmet binasında ‘Mülteci Hukuku’ konulu bir eğitim düzenlendi.

Güzel bir etkinlik, güzel bir eğitim semineri.

Kim düşünmüşse, iyi düşünmüş.

Bizim için organizasyonun Trabzon Barosu veya Barolar Birliği tarafından gerçekleştirilmiş olması çok da önemli değil.

Trabzon'da böyle bir bilgilendirme toplantısının yapılması takdire şayan.

Seminere çok sayıda avukat ve stajyer avukatın katıldığını öğrendik.

Son yıllarda Suriye, Afganistan'dan çok sayıda mültecinin ülkemize gelerek azımsanmayacak bir sayıya ulaştıkları bir gerçek.

Ülkemize yerleşen Afganların ve Suriyelilerin farklı iş kollarında çalıştıklarına, ara elaman olarak iş gücüne katkı sunduklarına şahit oluyoruz.

Bunun yanında toplumsal birçok olaya ve suça karıştıklarını da biliyoruz.

Bu durumu önceden tespit eden hükümet yetkilileri de İçişleri Bakanlığı'na bağlı Göç İşleri Genel Müdürlüğü'nü kurarak bu Genel Müdürlüğe bağlı olarak illerde Göç İdaresi Müdürlükleri de kurulmuştur.

Zamanla bu kurumda göç uzmanları yetiştirilmiş ve mültecilerin her türlü istihpari ve hukuki iş ve işlemleri bu kurum tarafından yürütülmektedir.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bu kuruma gösterdiği hassasiyeti bilmeyen yoktur.

Yerelde düzenlenen güncel bir konuya ilişkin seminerde Bakanlık haberdar edilemeyebilir ancak Trabzon İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün Trabzon Barosu tarafından düzenlenen bu seminerden haberdar olmayışı dikkat çekicidir.

Bu durum Trabzon İl Göç İdaresi Müdürlüğünün şehirde olan bitenden haberdar olmadığı anlamına geldiği gibi mülteci hukukuna duyarsız kaldığı anlamını da taşımaktadır.

Trabzon İl Göç İdaresi yetkililerini zan altında bırakmak da doğru değil.

Trabzon Barosunun, Trabzon Valiliğini veya nezdindeki İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nü bilgilendirmediği doğruysa burada dururuz.

Bu sefer ‘eksiklik baro başkanında’ diyebiliriz.

Çünkü bir taraftan mülteci hukukuna ilişkin bir eğitim semineri düzenleyeceksin bir taraftan da bu işin sevk ve idaresini yapan kurumu haberdar etmeyeceksin.

Bizim bildiğimiz bu tür eğitim seminerleri bir sempozyum veya forum formatında olmasa bile, organizasyonla ilgili bileşenlerin haberdar edilmesi teamül gereğidir.

Doğrusu da budur.

Keşke Trabzon Barosu, Trabzon Valiliği'ne ve Göç İdaresi'ne de bir davetiye gönderseydi yaptığı bu güzel organizasyonu taçlandırmış olurdu...

 

ZORLUOĞLU, BAKAN SOYLU’YA  MESAFELİ Mİ?

İçişleri Bakanı Trabzonlu hemşerimiz Süleyman Soylu’nun çalışkanlığını ve partisine katkılarını uzun uzun yazmayacağım.

Görünen köy  zaten kılavuz istemez…

Bakan Soylu tam bir görev adamı başarılı bir İçişleri Bakanıdır…

Yakın siyasi tarihimize baktığımızda en uzun süreyle içişleri bakanlığı görevinde kalan bakandır.

Bakan Soylu bakanlık görevinin yanında partisinin kendisine verdiği her göreve de seve seve koşmaktadır.

İl Danışma Meclisinden tutun da ilçe danışma meclisi toplantılarına dahi katılıyor.

Katıldığı toplantılarda, kitleleri coşturuyor ve partililerini 2023 yılına motive edip hazırlıyor.

Bakan soyluyu bir bakmışsınız Şırnak'ta bir bakmışsınız Tendürek Dağında Mehmetçikle kahvaltı yapıyor.

Açıkçası Doğu ve Güneydoğu illerini karış karış arşınlıyor Bakan Süleyman Soylu.

Bakanlığında yaptığı en önemli şeylerden birisi de terörle mücadelenin modelini değiştirerek, teröre karşı psikolojik üstünlük sağlamayı başardı.

Yine İçişleri Bakanlığında hayata geçirdiği KADES uygulaması kendisine uluslararası ödül kazandırdı ve İtalya’nın başkenti Roma’da 2021 Akdeniz Parlamenter Asamblesi Ödül Törenine katılarak ödülünü bizzat kendisi aldı.

Kısaca ülkesi için, partisi için her türlü fedakarlığı fazlasıyla yapmaktadır.

Ancak şunu da gözden kaçırmamalıyız, parti içinde sanki kendisine karşı bir çekememezlik oluşturulmaya çalışılıyor.

Belki de yapılanlar kıskançlıktandır bilmiyoruz.

Bu AK Partinin kendi iç meselesidir diyerek lafı uzatmayalım desek de bazı tespitlerimizi buradan belirtmeden de geçmek istemiyorum.

Soylu 7 Haziran 2015 seçimlerinde Trabzon’da birinci sıra milletvekili adayı oldu ve milletvekili seçildi.  Çok çalıştı, partsinin lokomotifi oldu.

Her seçmene dokundu ve akabinde 1 Kasım 2015 seçimlerinde partisinin dört olan milletvekili sayısını beşe çıkarmayı başardı.

Üstelik Koray Aydın gibi önemli bir siyasi figürün seçilememesini sağladı ve her konuşmasında ''Benim çocuklarıma bırakabileceğim en büyük armağan Trabzon Milletvekilliğidir.'' diyerek Trabzon’a ve Trabzonlulara olan sevgisini sürekli haykırmaya çalıştı.

Bakan olduktan sonra da Trabzon’dan kendisine giden her projeyle yakından ilgilendi.

Hangi belediye başkanı yanına gittiyse o belediye başkanını elini asla boş döndürmedi.

Belediye Başkanlarının ilçelerinde yaptıkları ve yapacakları yatırımlarına destek oldu.

YİKOP’tan onlara para aktardı.

Böylelikle belediye başkanları ilçelerine asfalt ve beton yol yaptı.

Yoğun çalışma temposuna rağmen Trabzon’dan yanına giden her hemşerisine gece yarısı olsa dahi randevu verdi.

Derdini dinledi ve böylece hemşerilerinin gönlünde taht kurmayı başardı.

Kim ne der ne düşünür bilemeyiz ama Soylu iyi bir siyasetçi iyi bir devlet adamıdır.

Süleyman Soylu’nun sıkça Trabzon milletvekilleriyle  iletişim halinde olup zaman zaman da bir araya gelerek Trabzon’u konuştuklarını istişare ettiklerine de şahit olmuşuzdur.

Ancak milletvekili Salih Cora ve Bahar Ayvazoğlu Bakan Soylu’yla yaptıkları görüşmeleri ve projelerine Soylu’nun yaptığı katkıları kamuoyuyla paylaşırken, her nedense diğer milletvekilleri Muhammet Balta ve Adnan Günnar Soylu’yla yaptıkları bir şeyi paylaşmıyorlar.

Neden paylaşmak istemiyorlar burası bizlere nötr!

Mutlaka vardır bir bildikleri!

Fotoğraf vermekten sakınan sadece milletvekilleri Balta ve Günnar mı?

Tabi ki değil, Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu da aynı şekilde davranıyor.

Hadiyin Zorluoğlu’nun Bakan Süleyman Soylu’yla ilgili paylaştığı bir fotoğrafını birisi çıkıp bana gösterin.

Gösterebilir misiniz?

Oysa Zorluoğlu’nun vali olduğu dönemde de Süleyman Soylu İçişleri Bakanıydı.

O dönem gayet uyumlu çalıştıklarını da bilmeyen yoktur.

Peki, bugün ne oldu ki Soylu’yla aynı karede görünmek istemiyor ya da görünmekten kaçıyor?

Yoksa, Başkan Zorluoğlu parti içi dengeleri mi gözetiyor veya AK Parti içerisinde Soylu’ya karşı oluşturulmaya çalışan grubun içerisinde mi yer almaya ve  tutmaya çalışıyor?

Şu an bununla ilgili elimizde somut bir bilgi yok ancak kamuoyunda ve siyasetin kulislerinde konuşulanları yazmakta bizim görevimizdir.

İnşallah diyorum Zorluoğlu bu oyunun içerisinde olmaz.

Unutulmasın ki Bakan Soylu Trabzonlu diğer bakanlardan farklı bir siyasetçidir.

Bir gözü Türkiye’nin diğer illerinde ise diğer gözü ve kulakları Trabzo’ndadır bilesiniz.

KARAKAŞ DOĞRU BİR İSİM

O isim atanacak dendi olmadı.

Bu isim gelecek diye söylendi yine olmadı.

Onun adamıdır o mutlaka olmalıdır diye fetva verildi maalesef yine olmadı.

Kim mi oldu Ortahisar Milli Eğitim İlçe müdürü?

Önceki İlçe müdür Yardımcısı Cemil Karakaş.

Öncelikle şunu vurgulayayım.

Cemil Karakaş milli eğitim ilçe müdürlüğü için yüzde yüz doğru bir tercihtir.

Kimse kalkıp da “Karakaş ilçe müdürlüğü için liyakatli değildir” diyemez.

Kimse kalkıp da “Karakaş’ın müdürlük hakkı değildir” de diyemez.

Kimse kalkıp da “Karakaş bu işi yapamaz” da diyemez.

Kimse kalkıp da “Karakaş o koltuğu dolduramaz” da diyemez.

Evet, Cemil Karakaş bilgi donanımıyla…

Cemil Karakaş tecrübe ve deneyimli oluşuyla…

Cemil Karakaş liyakatiyle

Cemil Karakaş herkese dokunuşuyla…

Cemil Karakaş gösterdiği sevgiyle …

Ortahisar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünü anasının ak sütü gibi hak etmiştir.

Karakaş’ı, kim göreve getirmişse.

Karakaş’ın göreve gelmesinde kimler etkin bir rol oynamışsa…

İnanın doğru olanı yapmışlardır.

Uzun bir süreden beri ilk kez bir bürokrat hak ederek bir göreve getirilmiştir.

Cemil Karakaş ile birlikte Ortahisar ilçe milli eğitim müdürlüğü eğitimde hak ettiğini mutlaka alacaktır.

Cemil Karakaş ile birlikte Ortahisar ilçe milli eğitimi başarı çıtasını çok daha yukarlara çıkaracaktır.

İŞTE BELGELERİ

Ahan da belgeler.

Ahan da alınan kararlar.

Belgeyle ve alınan kararlarla yazımızı süslersek herhalde ilgili ve yetkili kişilerin konuyu başka hatlara saptırmalarına imkân vermemiş olacağız.

UKOME’nin aldığı kararda dönüşüme katılmayanlar belirlenen hatlarda dönüşümün gerçekleşmesiyle birlikte Yaylacık, Kayalar, Dürpınar, Abeda, Sarıtaş, Ortamahalle, Çolaklı ve Nefsipulathane hatlarında çalışacaklar deniyor.

Peki Büyükşehir Belediyesi UKOME’nin aldığı bu karara uydu mu?

Tabi ki hayır!

Alınan kararın altında Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun imzasının olmasına rağmen yapılan dönüşümden sonra ,dönüşüme katılmayan araçlar yine dönüşümü gerçekleştiren araçlarla aynı güzergahta çalışmaya başladılar.

Yani sizlerin anlayacağı üzere, dönüşmeyen araçlar alınan kararda belirtilen hatlarda çalışmadılar.

Burada görüldüğü gibi mağdur olan taraf dönüşümü gerçekleştirip otobüse dönenler.

Mağdur eden taraf ise ne yazık ki alınan kararın altında imzası bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu.

Hani ya diyor ya başkan “Falan filan”

Hani ya diyor ya başkan “Dönüşümün olması için mevcudun bu dönüşümü kabulü yüzde elli bir olmalı.”

Hani ya diyor ya başkan “En az dönüşümde 21 araç  olacak.”

Meğerse hepsi fasa-fisoymuş.

Ne diyor İbrahim Tatlıses?

Yalan, yalan, yalan

Seni sevmediğim yalan

Kızgın bir anımda söyledim, yalan

Seni sevmediğim yalan

Sen yoksan her şey eksik

Sen varsan her şey tamam

Neyim varsa alıp götürsünler benden

Paylaşmaya hazırım, inan inan inan

Yalnız seni paylaşamam…

Ah başkan Murat Zorluoğlu…

Belgeler burada…

Alınan karar da burada.

O zaman neden topu taca atıp durursunuz?

Ne istersiniz bu kadar insandan?

Ne hakkınız var bu kadar insanı işinden gücünden etmeye?

Nedir bunların günahı?

Neden hala işi yokuşa sürdürmekten yanasınız.

Yoksa alınan kararın altındaki imza sizlerin değil midir?

Yazık ediyorsunuz!

Günah işliyorsunuz!

O kadar insanı per-perişan etmişsiniz.

Yakışıyor mu bir büyük şehir belediye başkanına bu kadar insanı bir ekmeğe muhtaç etmek?

Son soru, böyle davranmakla neyin peşindesiniz sayın valim?

 

BU GÜNLER DE GEÇER!!!

Hele de bu zamanda!

Hele de bu pandemi sürecinde!

Hele de insanlar ekonomik olarak dibe vurmuşken!

Hele de yiyecek üzerinde zam furyasının cirit attığı bu dönemde.

Sen kalk suya yüzde 21’lik bir zam yap.

Yahu olacak iş mi?

Zam için aceleniz ne?

Yaptığınız yatırımlara paramı yetişmiyor?

Veya belediyeye aldığınız insanların maaşlarını ödemekte mi zorlanıyorsunuz?

Sahi bu zamanda zammı neden yaparsınız?

Bizim bildiğimiz belediyeler böyle sıkıntılı dönemlerde vatandaşlarının yanında olur.

Onların sıkıntılarını paylaşır.

Onlara destek olmaya çalışır.

Siz ise destek sağlayacağınız yerde, gözünüzü garip gurebanın cebine dikmişsiniz.

Ne diyelim?

Bu günler de geçer!

Hemi de çok çabuk geçer.

KINALI KUZUM İLE CUMAYA SÖZLEŞTİK

Aslında bugün kınalı kuzum ile yaptığım sohbeti yazacaktım.

Ancak yer darlığından ötürü kınalı kuzumla yaptığım sohbeti Cuma gününe bıraktım.

Şimdiden söyleyeyim.

Kınalı kuzum buldog köpeğimle ilgili önemli bilgilere ulaştı..

O bilgileri sizlerle paylaşacağız.

Ayrıca Gazeteciler Cemiyeti ile Trabzonspor’un alt yapısında yaptığı araştırmalar sonucu ulaştığı bilgileri de bizlere getirdi.

Buralarda da önemli bilgilere ulaşmış kınalı kuzum.

Anlayacağınız Cuma günü curcuna var.

Benden söylemesi Cuma günü kınalı kuzumu kaçırmayın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.