O MAAŞI ALIYOR MU?

Ülkemizde mevcut olan ekonomik kriz döneminde alınan ekstra ballı maaşların özellikle halk arasında ciddi rahatsızlık yarattığı bir gerçek…

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı, başında Adnan Gül’ün olduğu TRABİTAŞ şirketinde, Fatih Eğitim Fakültesi Dekanı Fatih Bektaş ile Erzurum’a giden Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk beyin yönetim kurulu üyesi yapılarak, maaş aldıklarını bu sütunlarda yazmış ve bunun haksız kazanç olduğunu dile getirmiştik…

O zaman Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından, bu ödemelerin yapılan protokole göre yapıldığı açıklanmıştı.

Kaldı ki protokolü de inceledik ve öyle bir madde olmadığını gördük.

Şimdi Gençlik ve Spor İl Müdür Vekili Birdal Öztürk beyin tayini Erzurum’a çıktı.

Buna göre başka bir ilin spor il müdürü hala bu maaşı alıyor mu? Alıyorsa neye göre alıyor?

Bu maaşların alındığını söyleyen dayanak, gösterilen protokolü de kamuoyuna açıklansın ki, bu vesileyle herkes doğruyu öğrensin.

 Bu kadar ekonomik zorluk yaşayan insanların olduğu ortamda haksız ve emeksiz alınan bu ballı maaşlar toplum vicdanında da kabul edilmiyor.

Yoksa, “Ben ne dersem… Kimseyi dinlemem…” diyen yöneticiler varsa o zaman “Yandı keten helva…”

KUZU İLE BULDOG BULUŞMASI

Zaman zaman kınalı kuzumu şahsi işlerimde de kullandığım oluyor.

Ancak hemen belirtmeliyim ki, kınalı kuzumu şahsi işlerimde kullanırken, mutlaka kendisinin müsaadesini alıyorumdur.

Zira kınalı kuzumun haberi olmadan bugüne kadar asla ona emri vaki hiçbir şey yaptırmadım, yaptırmamışımdır da.

Güzel kuzumla aramızdaki ilişki tamamen sevgi-saygıyla yürümektedir.

Üç-dört gün önce gecenin bir vakti cep telefonum acil modunda çalmaya başladı.

Telefonumu açtım karşımda kınalı kuzum vardı.

Hayırdır kınalı kuzum gecenin bu vakti beni arıyorsun.

-Vallahi üstadım iki haftadır buldog köpeğinin kayıp ilanını veriyorsun, ben de merak ettim, köpeğinin nasıl kaybolduğunu. Öyle ya, sana bu kadar sadık olan, gittiğin her yere hiç imtina etmeden getirdiğin buldogun kaşla göz arası nasıl kaybolur?

Zira sıkıntı da orada kınalı kuzum, acaba birisi mi alıp götürdü onu, hiçbir haber alamıyorum kendisinden.

-İşte üstadım bunun için gecenin bir vakti seni rahatsız ederek aradım, ben köpeğinin izine rastladım…

Allah Allah nerede çabuk anlat kınalı kuzum, daha fazla meraklandırma bizleri.

-Ey gidi üstadım senin buldog köpeğini Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gördüm.

Ahan da buyurun buradan… Ne işi vardı ora da? Karıştırmayasın benim buldog köpeğimi?

-Ne karıştıracağım üstadım, senin buldog köpeğini tanımayan mı olur? Ben tesislerde bir başka iş için pusu atarken, birde ne göreyim, senin buldog idari binadan içeri giriyor.

Yahu kuzum bizle şimdi kafa yapmanın zamanı mı? Ne idari binası… Buldoğumun ne işi olabilir orada? Sen karıştırdın köpekleri herhalde.

-Ah benim saf üstadım. Senin buldog birde tesislere çaktırmadan giriyor. Belli ki birileriyle bir işi vardı ama şunu söyleyeyim, sanki buldog köpeğine araba çarptı gibi geldi bana. Omurgası çökmüş, yıkık bir vaziyetteydi!

Kınalı kuzum dediğim gibi sen karıştırdın buldog köpeğimi bir başka köpekle. Benim buldoğum aslanlar gibiydi, biraz eğik dururdu ama dinçti.

-Sen öyle zannet üstadım. Bak ben sana neden Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ne geldiğini de araştırıp söyleyeceğim. Senin köpek olduğu için olayı fazla irdelemedim ama sön öyle diyorsan en ince ayrıntısına kadar araştırıp sana bildireceğim.

Güzel kuzum ben bu işten bir şey anlamışsam Malkoçoğlu olayım. Ben ‘köpeğimi kaybettim diyorum’ sen ise köpeğimin tesislerde gezdiğini, üstelik idari binaya girdiğini, birileriyle görüştüğünü söylüyorsun.

-Üstadım ne laf anlamazsınız, keşke fotoğraflasaydım buldog köpeğini. ‘O’ diyorum sana ben tanımaz mıyım senin köpeğini?

Doğru söylüyorsun da aklım karıştı sen yine bir araştır idari binada kimle görüştüğünü, görüşmede neler yaşandığını?

-Görev kutsaldır, elbette araştıracağım senin buldog köpeğinin ne gizli işlerin içerisinde olduğunu bulup, buluşturup sana arzı endam edeceğim.

Senden bunu istiyorum, acaba benim çirkin buldog köpeğim casusluk mu yapıyor birileri adına…

-Oraları ben bilmem üstadım, benim gördüğüm buldog köpeğinin omurgasının çökmüş, kendisinin köpeklikten çıkıp, bitik yitik bir vaziyette deyim yeriyse Değerli’ye döndüğüdür.

Neyse aramışken sana bir başka görev vereyim kınalı kuzum!

-Ver benim üstadım sen görev verirsin de ben yapmam mı?

Güzel kınalı kuzum, Trabzonspor’un altı yapısıyla ilgili ortalıkta gezen iddialar, dedikodular ayyuka çıkmış. Birileri Hamit Cihan’ın antrenörler içerisinde ayrım yaptığını, bazı antrenörleri koruduğunu, bazı antrenörlerin de Cihan’ın prensleri olduğunu söylüyorlar…

Bir araştır bakalım nedir konunu aslı astarı.

-Ey gidi benim üstadım, Alt yapıyla ilgili benim öyle bir araştırmalarım var ki… Size anlatsam, taş üstünde taş, gövde üstünde baş kalmaz!

Burada da çok iddialısın kınalı kuzum.

-Ben her zaman iddialıyım üstadım. Alt yapının şirazesi kaymış, daha dikiş tutmuyor, alt yapıda kimin ne yaptığı belli değil. Otorite kaybolmuş, lakaytlık almış başını gidiyor. Yönetim kurulu buraya mutlaka el atmalı… Şimdilik bu kadar yeter bir daha ki yazıda size diğer bilgileri aktaracağım.

Yahu benim güzel kuzum ‘vur’ dedik sen öldürmeye başladın.

-Üstadım, bana görev verdin mi, beni biliyorsun aldığım görevi en ince ayrıntısına kadar araştırır sizlere getiririm. Alt yapıyla ilgili daha neler neler anlatacağım sizlere?

Hadi burayı da geçelim kınalı kuzum, bizim Gazeteciler Cemiyeti içinde kapı arkalarında yapılan dedikodular, ortaya atılan iddialar ayyuka çıktı… Bir el de buraya at…

-Ah be benim üstadım, gazeteciler dendiği için biraz geri durmak zorunda kaldım, bir de seni ilgilendiren konuya girmek istedim. İnanın cemiyet cemiyetlikten çıkmış, proje cemiyeti olmuş. Öyle iddialar var ki yapılan projeler cemiyeti değil ama birilerini ihya eder olmuş.

Yapma benim güzel kuzum havuzu bulandırma?

-Ne bulanırsa bulansın, biz doğruları söylüyoruz üstadım. Ortada dönen iddiaların cevap bulmasını istiyoruz. Beş-on günlük gece gündüz nöbeti tutayım, Gazeteciler Cemiyeti’nin röntgenini sizlere çıkarayım. Biraz zaman ve sabır istiyorum sizlerden.

İyi olur kınalı kuzum, Nisan ayında Cemiyetin genel kurulu varmış. En azından genel kurula aday olacak arkadaşlara bu konularda destek oluruz.

-O zaman haydeyin bana eyvallah bir dahaki yazıda buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın.

Güzel kuzum biz sağlıklı kalırız da, sen bu kadar iddiaların ardından sağ kalır mısın onu bilemeyiz ama sana verdiğimiz her görevden alnının akıyla çıktığın gibi bunlardan da çıkacağını umuyoruz.

BU ZAMANDA DİK DURABİLMENİN ADIDIR TEOMAN YILMAZ…

Sonuna kadar kendisini destekliyorum.

Ve kendisini gösterdiği duruşuyla, ortaya koyduğu irade ve cesaretle tebrik ediyor ve kutluyorum.

Kimden mi bahsediyorum?

Çoğumuzun tanıdığı, hatta sosyal medyadan takip ettiği Teoman Yılmaz’dan bahsediyorum.

Teoman ile hemen hemen aynı mahallenin etrafında çocukluk ve gençlik yıllarımızı geçirdik.

Kendisi beni, ben de kendisini iyi tanırım.

Beraber meşin yuvarlağın peşinden koştuğumuz zamanlarımızda olmuştur Yılmaz ile…

Teoman Yılmaz kendisini emekli yaptıktan sonra, bir kenara çekilip ‘emekliliğimin tadını çıkarayım’ demedi.

O bir Trabzon sevdalısı olarak, ‘Trabzon için kendimce neler yapabilirim? Trabzon’a nasıl bir katkım olur?’ diyerek sosyal medyada kendi adına bir hesap açtı ve o sosyal medya hesabında yıllardır sosyal gazeteciliğin babasını yapmaktadır.

Onun için ‘fenomen’ diyorlar.

Onun için ‘deli dolu bir insan’ diyorlar.

Onun için ‘korkusuz, cesur yüreklidir’ diyorlar.

Onun için ‘gözü kara’ diyorlar.

Onun için ‘hiçbir hesabı olmadan, hiçbir hesap peşinde koşmadan, Trabzon’un her alanda sorunlarını kamuoyuna taşıyor ve paylaşıyor’ diyorlar.

Onun için ‘hepimizin sesi’ diyorlar.

Onun için ‘hepimizin gözü-kulağı’ diyorlar.

Ve… Ben de diyorum ki Teoman Yılmaz, şu yaşadığımız fani dünyada  ayakta dik kalan, horonu dik oynayan, harama, rüşvete, akçeli işlere el uzatmayan adam gibi adamlardan birisidir diyorum.

Hiçbir Allah’ın kulu da ‘Teoman öyledir-şöyledir’ diyemez.

Çünkü arkasında hiçbir gizli ve kirli işi olmaz, olmamıştır da.

Teoman Yılmaz’ı iyi iyi tanırım… Ömrü boyunca kimseye kılınmamıştır, kimseye ön yargılı bakmamıştır, kimseyle çıkarı-menfaati için dostluk ve arkadaşlık kurmamıştır.

Biraz iddialı olacak ama Teoman Yılmaz sütten çıkmış ak kaşık gibidir.

Helal olsun ona; günümüz dünyasında eğilmeden bükülmeden, kimseye kılınmadan aslanlar gibi hem yaşam mücadelesini sürdürüyor hem de yayıncılık yapıyor.

Keşke Teoman Yılmaz gibiler kendi medya dünyamızda da olabilse...

Çok değil, birkaç kişi olsa bile yeter.

Yürü be kardeşim, kim tutar seni…

Sen doğru yürüdükten sonra...

Sen doğru olduktan sonra…

Kim yoluna taş koyabilir?

ELİ BU KEZ ÇOK GÜÇLÜ!

Ağaoğlu’nun eli müthiş güçlü…

Bu fırsatı kaçırmamalı.

Bu fırsatı elinin tersiyle itmemelidir.

Ahmet Ağaoğlu yaklaşan genel kurul öncesi yeni bir yönetim kurulu oluşturmanın çabası içinde.

Mutlak liste oluştururken zorluklar yaşayacaktır.

Hatta yaşıyordur da.

Ancak son dönemlerde ilk kez tek adaylı bir genel kurul yapacak Trabzonspor.

İşte bu sebeple diyorum ki yeni yönetim oluşturulması noktasında Ahmet Ağaoğlu’nun eli çok güçlü.

Bu konuda belki üç-dört fire verebilir.

Ne bileyim siyaset devreye girer.

Kırmayacağı dostları baskı kurar kendisine.

Bundan mütevellit kıble kaçığı olabilir.

Amma en azından oluşacak yeni yönetim kurulu listesinin dörtte üçünü kendisi belirleyebilir.

Bana göre Trabzonspor bu tarihi dönemeci kaçırmamalıdır.

Herkesin istediği ve arzuladığı bir yönetim kurulu oluşturulmalıdır.

Takım şu an lider...

Belli ki genel kurula kadar da lider gidecek üstelik birkaç puan farkla...

Eee alacak-verecek işleri de şu sıralar tıkırında gidiyor.

O zaman top başkan Ağaoğlu’nun kendisinde.

Haa golü atar mı atamaz mı, onu da yönetim kurulu listesinin açıkladığı zaman görmüş olacağız.

OMBUDSMAN BEKTAŞ KONUŞTU!

Yaklaşan genel kurul öncesi yine Ombudsman Burhan Bektaş’ın kapısını çaldık.

Bektaş ile son kez Trabzonspor’u konuşalım istedik.

Burhan Bektaş, Trabzonspor’un pazartesi günü oynayacağı Gaziantep maçında farklı galip geleceğini söyledi bizlere…

Bektaş’ın kendisine, Trabzonspor’un Antep karşısında kazanacağını bilmek için Ombudsman olmaya gerek olmadığını söyledik.

‘Trabzonspor zaten kazanacak, kazanmak zorunda’ dedik.

Bu kez Bektaş bizim kendisine verdiğimiz cevap karşısında kıvırarak, konuyu genel kurula getirdi...

Genel kurul içinde şunları söyledi; “Ahmet Ağaoğlu iyi bir yönetim kurulu listesi yapıp genel kurula öyle gitmelidir. Trabzonspor oluşacak iyi bir yönetimle şampiyonluğun bana göre bir numaralı adayı olur. Allah izin verirse şampiyon takımın başkanı olarak Ahmet Ağaoğlu da tarihe geçecek. Buradan bütün camiaya sesleniyorum, herkes dargınlığı kırgınlığı bırakıp Ahmet başkanın etrafında tek yumruk olmalıdır, Ağaoğlu’na destek vermelidir. Hesap görme işi de Mayıs sonuna atılmalıdır.”

Ne yalan söyleyeyim Burhan Bektaş beyefendiyi ben ilk kez bu kadar Ahmet Ağaoğlu’nu savunurken olarak gördüm.

Belli ki Burhan beyefendi de tarih yazmak istiyor.

Ve devam etti Bektaş, “Yeni yıl yaklaşıyor. İnşallah yeni yılı Usta Otel’de Trabzonspor’un liderliğini kutlayarak geçireceğiz. Ben de o gece Usta Otel’de sahne alacağım. Yeni yıla Usta Otel’de girecek olanlara müthiş sürprizlerim var. Şunun notunu da vermeden geçmeyeceğim. Yeni yıla girerken ben sahnede olacağım, artık gerisini sizler düşünün”

Benden söylemesi, şimdiden Usta Otel’de rezervasyonunuzu yaptırın.

Yarın çok geç kalabilirsiniz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.