U DÖNÜŞÜNÜN ARKASI!

Vay benim Muhtarım!

Vay benim Konfederasyon Başkanım!

Sen de “Dün dündür bugün bugündür” siyasetine uydun ya.

Vah ki ne vah!

Muhtarlar Konfederasyon Başkanı Bekir Aktürk hidrofor ile ilgili yaptığı açıklamasına üstelik ses kayıtları olmasına rağmen  “Ben böyle bir şey söylemedim” demesinin arkasındaki neden ulaşım sorunundaymış!

Yani muhtar Aktürk’ün söylemlerinde U dönüşü yapmasının nedeni Uzunsokak’ta bulunan Lokma Tatlısı dükkânına ulaşımın Büyükşehir Belediyesi tarafından engellenmesiymiş.

Ne zaman Muhtar Aktürk “Ben böyle bir şey söylemedim” açıklamasını yaptı.

İşte o zaman muhtarın dükkânına giden yol, araç trafiğine açılmış!

Buradan anlaşıldığı gibi Muhtar Aktürk “Önce can sonra canan” demiş, işini karşıya geçirmenin peşine düşmüş.

Yazık!!!

Koskoca Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı olan Muhtar Bekir beye eğer anlatıldığı gibi bir yol izlemişse, yaptığı U dönüşü kendisine hiç mi hiç yakışmamış!

Vay seni muhtar paşa pardon Cerrahpaşa!

İçmem suyundan içmem

Bir dahaki seneye
Yolci da gelu geçmem

 

NE İSTEMİŞ ÖZTÜRK BAKAN VARANK’TAN?

20 Ekim Çarşamba günü Ali Öztürk kendi köşesinde “Bakan Varank’tan iki beklentimiz “ başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Bana göre kıyamet Öztürk’ün Bakan Varank’a yazdığı ”Beklentimiz” yazıdan ötürü koptu!

O nedenle Bakan Mustafa Varank, kendisine sorulan Yatırım Adasıyla ilgili sorudan dolayı Ali Öztürk’ü hedef almıştır!

Peki Ali Öztürk köşesinde Bakan Varank’la ilgili ne yazmıştı ?

Yazısında nelere vurgu yapmıştı?

Beklenti olarak hangi konuları dile getirmiş ve şehir adına talip etmişti Bakan Varank’tan?

 Ali Öztürk’ün Bakan Varank için yazdığı yazısının virgülüne noktasına dokunmadan aynen yayınlıyorum.

Sizlerden ricam bu yazıyı tarafsız objektif, ön yargısız ve bir Trabzonlu olarak okumanızdır.

Sayın bakanımız…

Trabzon, tam 8 yıldır Yatırım Adası ile yatıp kalkmaktadır. Bu yıl, gelecek yıl derken projenin tamamlanması bu döneme kadar sarkmıştır. Nihayet önümüzdeki haftalarda proje tamamlanarak size sunulacaktır. Beklentimiz, projenin 2022 yılı yatırım programına alınması… Bir yandan bölge için sağlayacağı istihdam, diğer yandan ülke ekonomisine sağlayacağı katkı bakımından Trabzon’un göç sorununa çözüm araçlarından biri olacağına inanmaktayız. ‘Darada hafif, pahada ağır’ bir teknoloji üretimi hedefiyle bir kentin 8 yıldır umut bağladığı projeye Trabzonlu bir bakan olarak sizden duyarlılık bekliyoruz

Bugünkü Trabzon programınıza baktığımızda kentin beklentilerinin hayli altında bir keyfiyetle yüzleşiyoruz. Ortaokul öğrencileri TÜBİTAK proje yarışması ödül törenine katılacaksınız. Elbette önemli buluyoruz. Geleceğin en başarılı çocuklarına verdiğiniz değer gerçekten önemli. Şinik OSB’de fabrika açılışı yapmanız… Kuyumculuk Tasarım Merkezini ziyaretiniz ve DOKA 2021 yılı projeleri imza törenine katılmanız… Lakin biz sizin Trabzonlu bir bakan olarak bu kente daha kalıcı imzalar atmanızı bekliyoruz. Keşke bu programda ‘TTSO’da Yatırım Adası projesi görüşmesi’ ‘Yatırım Adası bölgesine ziyaret’ gibi bölümler de olsaydı. Fabrika açmak… Başarılı öğrencileri onurlandırmak… İmza törenlerine katılmak Trabzon’un beklentileri değil. Trabzon ekonomik olarak bir dönüşüme ve yeni ciddi yatırımlara muhtaç… Trabzonlu bir bakan olarak sizin alanınızda olduğu için sizden beklenti bu yönde… Önce Yatırım Adası… Ardından Tekstilkent… Trabzon bir nefese muhtaç…Bu nefes sizde…

Sayın Bakanımız…

Özellikle Tekstil alanında Türkiye önemli bir mesafe katetti. İhracatta rekorlar kırılıyor. Pandemi sonrası özellikle bu alanda büyük adımlar atılıyor. Tekstil fabrikaları Anadolu’ya yayılıyor. Malatya zaten başarmış. Şimdi Erzurum ve Van Tekstilkentler kuruyor. Trabzon ise sadece bunlara bakıp vahlanıyor. Trabzonlu tekstilci iş insanları şehrimize yatırım yapmak için bir adım bekliyor. Trabzon’u 5.’inci bölgeye alacak bir adım. Trabzon’u teşvik yatırım uygulamasında üçüncü bölgeye koymuşlar. Köprübaşı’nı, Maçka’yı, Tonya’yı, Düzköy’ü bile zengin bölgelere ilave etmişler. Hal böyle olunca teşvikten yararlanmayan iş insanımız bölgemize gelmiyor. Erzurum’da, Van’da kış aylarında fabrikaları ısıtılarak üretim yapılabiliyor. Bu kentlerde Tekstilkentler kurulup insanlar istihdam edilirken onlardan fazla göç veren Trabzon, zengin sınırında gösteriliyor. Beklentimiz Trabzon’a, sahip çıkmanız ve Trabzon’u teşvik yatırım uygulamasında hiç olmazsa 5. bölgeye aldırmanız. Trabzon bugün Türkiye’nin en geri kalmış kentlerinden biri. Göç durmuyor ve bu gidişle durmayacak. Biz bugüne kadar Trabzon’a yapılan yatırımların ihtiyaçlara ve insanlara göre yapılmadığına inananlardanız. Bakınız, bugün fabrika açılışı yaptığınız OSB acaba kaç yıl önce kuruldu? Acaba Trabzon’un kaçıncı OSB’si… Siz tam 13 yıl önce kurulan ve Trabzon’un sadece 3.’üncü OSB’sinde fabrika açılışı yapıyorsunuz. 3.’üncü OSB… Ne kadar üzücü değil mi? Trabzon olarak Ankara’dan beklentimiz, TTSO’nun ve Doğu Karadeniz İhracatçılarının yerelde belirlediği ve kentte hayata geçmesini önemsediği projeleri benimsemeniz ve desteklemeniz. Yatırım Adasına sahip çıkmanız… Tekstilkent projesinde şehrin önünü açacak yasal değişikliği yapmanız. Trabzonlu dört bakanın varlığından birileri rahatsız olsa da biz hep bir şeyler olur diye bekledik. Beklentimize lütfen cevap veriniz. Allah’ın size nasip ettiği Trabzonlu olmanın karşılığını şehrinize böylesi hizmetle ödeyiniz.

Evet Ali Öztürk ün yazısını baştan aşağıya okudunuz.

Sorarım sizlere Öztürk’ün yazısında Bakan’a karşı incitici veya onu zorda bırakacak bir kelime, bir ifade görebildiniz mi?

Sorarım sizlere Ali Öztürk’ün yazısı tamamen Trabzon’a yapılması düşünülen yatırımlar ve istihdama yönelik değil mi?

Şu bilinmeli ki Ali Öztürk için öncelik Trabzon’un menfaatidir. Trabzon’a yapılacak yatırımlardır. Trabzon’a kim çakarsa çaksın, çakılacak bir çividir.

Ali Öztürk için olmazsa olmaz bunlardır.

Ayrıca kırmızı çizgisi de….

TAM TAMINA SEKİZ YIL OLDU

Korkum odur ki Yatırım Adasının akıbeti de yıllardır konuşulan ahan “Bugün yapımına başlanacak” diye sürekli vaatler verilen demiryolu hikâyesini dönmesidir!

Bakıyorum ve takip ediyorum da Trabzon’a gelen her üst düzey siyasetçi Yatırım Adasıyla ilgili bir şeyler söylüyor.

Elbette söylemeleri gerekir!

Ancak sekiz yıldır iş icraata dönmeyip söylemlerle geçiştirilmeye çalışılınca artık millete söylenenleri dinlemekten gına ya geldi!

İşin ilginç tarafı sekiz yıldır Yatırım Aadasıyla ilgili bir adım atılmamasıdır.

Siyasetçilerden sürekli dinlediğimiz ise “2022 yılında yatırım adası yatırımlar programı içerisine alınacak” oldu.

Var mı bundan ötesi, maalesef yok!

O nedenle diyorum ki, artık söz bitti, icraat bekleniyor, ilgili ve yetkili kurum ve kişilerden.

O nedenle diyorum ki, yaşanan sürece baktığımızda akıbeti sanki demiryoluna dönüşecek gibi!

Tabi ki herkesin beklentisi Yatırım Adasıyla ilgili en kısa sürede kazmanın vurulmasıdır.

Bunu da mı isteyip, beklemeyelim?

MUTLAKA HESAPLAŞMASI OLACAKTIR

Belli ki bakan Mustafa Varank’ı birileri Günebakış gazetesi dolayısıyla Ali Öztürk hakkında iyi (doldurmuş) bilgilendirmiş!

Baksanıza muhabir kızımız Rabia Mollaoğlu Yatırım Adasıyla ilgili bakan beye sorusunu soruyor.

Bakan Varank ise sorulan soruya cevap vermek yerine Öztürk’ü kastederek “Kendisi gelmedi, muhabirini mi gönderdi?” diyerek tepkisini gösteriyor.

Ne yani muhabir sorusunu sormasa mıydı?

Ne yani muhabirin sorduğu soruyla Günebakış gazetesinin imtiyaz sahibi Ali Öztürk’ü ilişkilendirmek neyin nesiydi?

Nedir bu husumet?

Nedir bu öfke?

Neyin hesabı görülmeye çalışılıyor?

Nereden çıktı “Patronun neden gelmedi?”

Günebakış gazetesi Trabzon’la ilgili yaşanan olumsuzlukları yazmasın mı?

Kötü ve yanlış yapılan her şeye alkış mı tutsun!

Gözünü kapatıp, bir şeyde mi görmesin?

Kulağını tıkayıp bir şey de mi duymasın?

Sahi Günebakış gazetesi Bakan Mustafa Varank’a göre nasıl bir yol izlemeli?

Trabzon’u yönetmeye çalışanlar, belli ki Bakan Beyi de kendi emellerine alet etmişler!

Düşünün Trabzon siyasetinin geldiği noktayı!

Kimse zannetmesin ki, Trabzon halkı Trabzon’la ilgili yaşananları bilmiyor ve görmüyor değil!

Her şey hafızalara yazılmaktadır.

Sandıkta mutlaka bunların bir hesaplaşması olacaktır!

Benden söylemesi, hep birlikte bekleyip göreceğiz…

BU KEZ KOLAY OLMAYACAK RAKİP ÇOK

     

Kim ne derse desin!

Kim ne düşünürse düşünsün!

Trabzon'da bir tabanınız oluşmuştu.

Spor camiasının ve üniversitenin bunda etkisi büyüktür.

Bakan Koray Aydın bu durumu keşfetmiş, sizi 1.sıraya oturtmuştu

Biliyorsunuz hocam 1 Kasım 2015 seçimlerinde Koray Aydın 1.sıradan çıkamamıştı.

Koray Aydın'ın sandıkta kaldığı seçimde AK Partiden 5.sıradan Salih Cora milletvekili olmayı başarmıştı, tırnaklarıyla kazıyarak vekil oldu desek inanın yeridir.

O dönem Cora’nın neler yaptığını, nasıl çalıştığını, ne çileler çektiğini yakından bilenlerden birisiyim.

Yani sizin ve diğer milletvekilleri gibi tepeden inmedi siyasete, ya da birinci sıradan listeye koyulup milletvekili olmadı Salih Cora.

Sizin Salih Cora’yla tabanınız hemen hemen ortak.

Birçok farklı kesimden siz de oy almayı başarabiliyorsunuz, Salih Cora da…

Ancak şunu bilesiniz, tabanınız kayıyor hocam.

Bizim baktığımız pencereden Milletvekili Cora, sempatisi ile, ayrım kayırım yapmadan herkesin işiyle ilgilenmesiyle, yüzünün samimiyetiyle, seçmene dokunuşuyla, sorunlara duyarlı yaklaşımıyla şehrin en çok sevilen milletvekili olmayı başardı.

Maalesef sizi şehirde göremiyoruz.

İYİ Parti'nin yükselişi sizi yanıltmasın. Unutmayınız seçim bölgeniz Trabzon’dur.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile il  il dolaşmanız sizi Trabzon’daki tabanınızdan  uzaklaştırmaktadır, haberiniz ola.

Seçim sathına girildiğinde seçmeninizi çok öpmeniz bile işe yaramayacaktır, böyle devam etmeniz halinde.

24 Haziran seçimlerinde 700-800 oy ile vekil olmuştunuz. O dönem en belirgin özelliğiniz sevilmenizdi.

Acaba diyorum o dönemdeki sevgiye bugün mazhar oluyor musunuz?

Önümüzdeki seçimde rakibiniz çok, herkes tetikte bekliyor. Bilesiniz…

GÜNAHLARI NE?

Oh ne güzel!

Hani derler ya bundan iyisi “Şam’da kayısı” diye.

İŞKUR üzerinden takım kuranlar, İŞKUR üzerinden futbolcu alıp oynatanların keyiflerine diyecek yok!

Baksanıza belli takımlar, alacakları oyuncu için önce oyuncuyu işe girmek için İŞKUR’a başvuraduruyorlar, sonrasında oyuncuyu İŞKUR üzerinden kadrolarına katıyorlar.

Ve sonra da o oyuncuya forma veriyorlar!

Oh ne ala?

Yaşasın İŞKUR!

Yaşasın kulüp patronları!

Neden kulüp patronu diyorum, çünkü kadrolarına katacak oyuncuyu kendi şirketleri üzerinden aldıkları için.

O zaman başkanı patron olmayan kulüpler ne yapsın?

Onların günahı ne?

Onlar İŞKUR’dan faydalanmaları için ne gibi bir yol haritası izlesinler?

Bana göre burada büyük bir haksızlık yapılıyor kendi yağıyla kavrulmaya çalışan kulüplere.

Ve de haksız rekabete yol veriliyor!

Bu durum İŞKUR yetkilileri tarafından mutlaka gündeme alınıp gözden geçirilmelidir.

KANDIRMAYA ALIŞMIŞIZ YA!

Siz böyle yaparsanız, biz de böyle yaparız dedi UEFA TFF’ye.

Ne yaptı UEFA, U 19 maçlarını sadece Türkiye için seyircisiz oynatma kararı aldı.

Kendi liginde maçlarını seyircisiz oynatma kararı alan TFF’ye UEFA, “Maçlarınızı neden seyircisiz oynatıyorsunuz, yoksa sizde bir sıkıntı mı var” gözüyle bakınca UEFA da TFF’ye, tertiplediği turnuvalarda U19 maçlarına seyirci almaması yönünde talimatı verdi.

Ulan arkadaş hangi işimiz doğru olsun ki buda olsun?

Ulan arkadaş alışmışız ya birilerini kandırmaya, “UEFA’yı da kandırırız zannettiniz!”

Öyle zannediyorum ki kandırmakta TFF’nin üzerine başka bir kurum olmaz herhalde.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.