SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR

Bu kadar kibir!

Bu kadar ego!

Bu kadar caka!

Bu kadar hava!

Neyin nesidir?

Nedir bu ya?

Ne demişler ” Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var”

Makamlarda oturanlar şunu iyi bilmelidir, gerçi biliyorlardır da, biz yine de hatırlatalım istedik “Gün gelir o makamlar koltuklar altlarından gelip gider.”

Baki kalan insanlık ve adamlıktır.

Bakınız buradan nereye varacağım?

Günlerden pazartesi olacak…

Arkadaşlarla EYOF Parkına yemeğe gittik.

Masaya oturduk tam yemeklerimizi söyleyeceğiz, o an Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu mekandan içeri girdi.

Arkadaşlarla kendi aramızda ”Ne talihli adamız! Ahan başkan da geldi “diye espri yaptık.

Sonrasında başkanın misafiri geldi.


 

Başkan Zorluoğlu misafirini EYOF Parkın girişindeki devasa kapıda karşılayıp birlikte mekanın kapalı alanına geçtiler.

Biz açık alandaki masada oturduğumuz için mekana kim geliyor kim gidiyor hepsini görebiliyorduk.

Yani burada anlatacağım gibi Başkan Zorluoğlu’na özel bir durumdan dolayı, mekanın dışında oturmadık.

Öyle denk geldi.

Zira başkan da bizden sonra mekana gelmişti.

Neyse uzatmayalım.

Başkan Murat Zorluoğlu ve misafiri içerde oturup sohbetlerini yaparken, birkaç dakika sonra o devasa kapıdan bu kez şehrimizin valisi, yani mülkü amiri İsmail Ustaoğlu içeri girdi.

Belli ki Vali İsmail  Ustaoğlu Başkan Zorluoğlu ve misafiri için EYOF Parktaki mekana gelmişti.

İşte benim de bahsetmek istediğim ya da üzerinde durmak istediğim konu tam burası…

İşte ego patlamasının  yaşandığı yer de burası…

İşte kibrin tavan yaptığı yer de burası…

Bizim bildiğimiz kadarıyla.

Teamülleri bir kenara koyalım.

Kuralları da hiçe sayalım.

Amma yapılması ve uygulanması  gereken davranış şu olmalıydı, Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu , geleceğini bildiği Vali Ustaoğlu’nu nezaketten dolayı misafirini karşıladığı o devasa kapıda karşılamalıydı.

Dedim ya nezaketen bunu yapmalıydı.

Dedim ya aldığı devlet terbiyesiyle Vali Ustaoğlu’nu karşılamalıydı.

Ama yapmadı!

Neden yapmadı bilmiyorum!

Acaba diyorum Büyükşehir Belediye Başkanı Zorluoğlu kendi  çalışanı olan genel sekreterini ya da daire başkanlarını ziyarete gitse, o makamlarda bulunanlar Zorluoğlu’nun kendilerini ziyaret edeceğini bilmelerine rağmen başkanlarını ne bileyim kapıda veya bina dışında karşılamasalar sorarım sayın başkana, çalışanları tarafından maruz kaldığı o muamele karşısında  ne yapar, ne düşünürdü?

Son söz, Başkan Murat Zorluoğlu hala Van ve Elazığ’dan kendisini kurtaramamış!

TÜM YETKİLER BELEDİYEDE

Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta’dan 2002 yılında İl Trafik Komisyonun aldığı karar ile ilgili yazımıza cevap geldi.

Başkan Usta’nın verdiği cevabı noktasına virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum.

“İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 15.08.2002 tarih ve 2002/33 sayılı kararı ile Dolmuştan taksiye geçiş izni verilmiştir. 2014 yılında 6360 sayılı kanun ile Trabzon ilimiz Büyükşehir statüsüne kavuşmuş ve İL Trafik Komisyonları görevini UKOME ye devretmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye kanunu ve Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ve diğer kanun ve yönetmelikler çerçevesinde ulaşım ile ilgili konularda yetki büyükşehir belediyelerine dolayısıyla UKOME ye verilmiştir. 2015 yılında İl Trafik Komisyonun 2002/33 sayılı kararı doğrultusunda belediyenin bilgisi olmadan 3 adet D plakalı araç 6 adet T plakalı ticari taksiye o tarihteki oda başkanı tarafından dönüştürülmüştür. Bu tür uygulamaların önüne geçilmek sebebi ile 24.12.2015 tarih ve 2015/114 sayılı UKOME kararı alınarak UKOME kararı olmadan D den T ye dönüşüm yapılmasının önüne geçilmiştir. Burada Büyükşehir belediyemizin ve UKOME nin yetkilerini ve bu sürece nasıl gelindiğini bilmeden eleştiri yapmak çamur at izi kalsın mantığından başka bir şey değildir. Ayrıca bu süreçler mahkeme aşamasına taşınmış ve mahkeme tarafından yapılan incelemelerde hukuka aykırı bir durum olmadığı belirlenmiştir.”

Başkan Ömer Hakan Usta açıklamasını net ve anlaşılır bir şekilde yaptı.

Öyle umuyorum ki, konuyla ilgili cevap arayanlar, Usta’nın yaptığı açıklamayla istedikleri cevabı da bulmuş oldular.

Buna rağmen hala biz anlamadık deniliyorsa da, Marko Paşa orada, yapacakları tek şey Marko Paşaya müracaat etmeleri olacaktır!

Marko paşa istenilen veya duymak istedikleri cevabı mutlaka kendilerine verecektir.

KUZUM DEVLET TİYATROSUNDA

Yok ya, artık aklıma mukayyet olamıyorum, benim kınalı güzel kuzum  en sonunda beni ipe götürecek!

Ya da delirtecek!

Girmediği ve el atmadığı bir yer, bir kurum bırakmadı!

Kınalı kuzum sporda has güzel işini yaparken, üstelik keyifli de yapıyordu işini, ne olduysa ona, kim gaza vermişse onu, birden bire siyaset arenasına buldu kendisini.

Şimdi ise gözünü Trabzon’un en nadide kurumlarından devlet tiyatrosuna dikti.

Kınalı kuzumun girmediği tek yer orası kalmıştı, nihayetinde oraya da girmeyi başardı.

Eeee nede olsa kuzu aklı.

O nedenle yapacak çok şey de olmuyor güzel kuzum için.

Bakalım devlet tiyatrosunda neler olmuş?

Bakalım torbacığında devlet tiyatrosuyla ilgili neler getirmiş?

Sizler gibi biz de getirdiklerini dolayısıyla söyleyeceklerini çok merak ediyoruz.

Oooooo hoş gelmiş benim kınalı güzel kuzum.

-Hoş gördük, hoş bulduk, hayırlı günleriniz olsun.

Güzel kuzum sürpriz yaptın bize

-Aynen öyle, biliyorsunuz benim sürprizlerim önemlidir.

Hadi daha meraklandırma bizi.

-Geçtiğimiz günlerde bir dedikodu kulağıma geldi ancak gelen dedikodu çok önemliydi, mutlaka bunu araştırmalıyım dedim ve yola koyuldum.

Hayırdır nedir olay?

-Belirttiğiniz gibi devlet tiyatrolarıyla ilgiliydi gelen bilgi.

Eeee devam edelim…

-Bakın buradan açık seçik yazıyorum, yıllardır devlet tiyatrolarına girer çıkarım, ilk kez böylesine kötü bir yönetimle koca kurumun yönetildiğine tanıklık ettim.

Kınalı kuzum ön yargılı olma.

-Allah Allah ne ön yargılı olayım, aldığım bilgiler üzerine gittim, araştırdım. Ve sonucunda Ne bilgilere ulaştım, birazcık sakin olun anlatayım.

Anlat ayıp ediyorsun güzel kuzum ne söylemek istedin de susturduk seni?

-Haklısınız şimdi dinleyiniz. Kuruma müdür olarak atanan Elvan Salih Karahasan, kuruma müdür olduktan sonra oyuncular başta olmak kaydıyla, sahne amirlerine ve teknik personele öyle mobbing uyguluyormuş ki, milleti tehdit edip, soruşturma açtırmakla da korkutuyormuş.

Kınalı kuzum inanmam ya, iş o kadar mı vahim, bırak bu mışlı muşlu hikayeleri.

-Ahan devlet tiyatroları orada gidin araştırın. İş o kadar vahim. Tiyatroda yaşanan bu gibi şikayetler sonucu Müdire hanım Karahasan Kültür ve Turizm bakanlığına şikayet edilmiş. Şikayet sonucu bakanlıktan müfettişler gelmiş, Karahasan hakkında soruşturma açılmış, kurumda çalışan 80 kişi de bu soruşturmada sorgulanmış.

İlahi kuzum, nokta atış yapıyorsun, herhalde gece gündüz bu işin peşindeydin, iyi bilgiler toplamışsın, kesin mi anlattıkların?

-Ben ne zaman yalan söyledim, hiç aldattım mı sizleri? Oyunlarda oynatılan oyunculara bakınız, kadrolu oyuncuların çoğuna görev vermiyormuş, 4/b li oyuncuları çalıştırıyormuş. Bu oyuncular ile her yıl sözleşme yapmak zorundalar. Yani anlayacağınız bu oyuncuların sözleşmelerinin devam edip etmemesi müdüre hanım Karahasan’ın iki dudağı arasındaymış. Hal böyle olunca müdire hanım da bu oyuncuları sözleşme uzatmamakla  sürekli tehdit ediyormuş..

Yahu cidden durum vahimmiş. Müdire hanım Saliha Karahasan’a soruşturma açmalarının nedeni sadece şikayet miymiş?

-Ooooo neler neler var? Olur mu sadece şikayet, soruşturmanın içeriğini de öğrendim. İddialar arasında görevi kötüye kullanma, zimmet, makamı kendi çıkarları doğrultusunda kullanma, akrabalarına maddi manevi çıkar sağlama var.

Kınalı kuzum ne iddia bunlar, doğru mu bu anlattığın iddialar? Bu kadar sıkıntılı iddialara rağmen Müdire hanım o makamda nasıl kalıyor, kim var arkasında?

-Onu da araştırdım, soruşturmalar sürmesine karşın müdire hanım Saliha Karahasan, çevresine “Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Kudret bey arkamda bana bir şey olmaz” diye fetva verdiği de tiyatro içerisinde seslendiriliyor.

Şu işe bakar mısın kınalı kuzum ,ey gidi devlet tiyatroları ne hale gelmiş senin anlattıklarına göre.

-Liyakat önemli, yapabilirlik önemli, yönetmek önemli. Şahsi eşyaların taşınması da varmış, onu pas geçiyorum. O kadarcık ta olacak, Devlet Tiyatroları müdiresi eşyasını da mı taşıtmasın?

Doğru söylüyorsun kınalı kuzum, Trabzon zor yerdir, küçük bir falsonu ararlar, seni yiyip yutmak için. Müdire Karahasan senin anlattığın iddialara göre küçük falso değil, bayağı büyük falso vermiş.

-Aynen öyle, şunu diyebilirim, Trabzon Devlet Tiyatroları, Saliha Karahasan müdür olduktan sonra sanatsal ve yönetimsel olarak en kötü dönemini yaşıyor diyebilirim. Kendisi çok hırslı, hırsının önüne geçemiyor. Geçemeyince de çok hata yapıyor. Kısacası Trabzon Devlet Tiyatrosu Saliha hanıma üç beş değil, çok daha fazla gömlek bol geldi.

Kınalı kuzum güzel bunları söylüyorsun da, mutlaka Müdire hanım Saliha Karahasan’ın da bu iddialarına verecek olduğu cevap vardır.

-Benim çekineceğim bir taraf yok. Korkum da yok. Ben işimi yaptım, bana gelen bilgi yada dedikoduyu dibine kadar araştırdım bu sonuçlara vardım, Saliha hanım versin cevabını.

Eyvallah kınalı kuzum sendende böyle bir cevap bekliyordum.

-Vallahi söylenecek o kadar daha iddia var ki, mesela müdire  Saliha Hanım, genel müdürlük tarafından imza ve harcama yetkilerini de alınıp müdür yardımcısına verilmiş.

Vay vay vay buda mı oldu, o zaman desene Trabzon Devlet Tiyatrosunda değişim kaçınılmaz.

-Ne yalan söyleyeyim kaçınılmaz mı kaçınılır bunu bize zaman gösterecek.  Ancak bundan sonra Saliha hanımın o koltukta oturması mucizelere kaldı diyebilirim.

Belli olmazda kınalı kuzum, ben ilk kez Trabzon Devlet Tiyatrosunun böylesine afaki iddialarla çalkalandığına şahit oldum. Biz de senin gibi bir zamanlar Devlet Tiyatrosundan çıkmıyor bütün oyunları izliyorduk.

-Ya nereden nereye? Benim de temennim Saliha hanımın bu soruşturmalardan alnının akıyla çıkmasıdır. Ne de olsa Trabzonlu kendisi…

Kınalı kuzum biz de senden farklı bir şey düşünmüyoruz ama bir de ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler, inşallah o ateş tiyatroda yanmıyordur.

-Neyse hadi bana eyvallah, ben yine araştırmaya devam.

Güle güle kınalı kuzum. Sana helal olsun her zaman olduğu gibi bombayı kucağımıza bırakıp gidiyorsun!

NWAKAEME VARSA GERİSİNİ DÜŞÜNMEYİNİZ

Büyük ihtimalle Hamsik görev alamayacak Fenerbahçe maçında.

Bu elbette Trabzonspor için önemli bir kayıp olacaktır.

Ama ben üstüne basa basa şunu diyorum, Hamsik’in yeri ama öyle ama böyle doldurulur, önemli olan Nwakaeme’nin oynamasıdır.

Nwakaeme oynuyor mu ona bakılmalı. Nwakaeme oynandıktan sonra, kadronun diğer bölümünü nasıl kurarsanız kurun hiç de önemli değildir.

Çünkü Trabzonspor’un patlama gücüdür Nwakaeme.

Onsuz bir Trabzonspor’un saha içerisinde ne yaratıcılığı olur, ne göze hoş gelen futbolu, ne de alınacak güzel bir sonucu?

Yeter ki Nwakaeme istesin.

Yeter ki Nwakaeme oynasın.

Yeter ki Nwakaeme maça ağırlığını koysun.

Gerisi koltuklarınıza yaslanıp keyifle maçı izlemenize kalır.

EŞ VALİLİK Mİ?

Vali ve Belediye başkanından başlamışken, yine oradan devam edeyim.

Trabzon bir ilki daha yaşıyor!

Durun heyecanlanmayın!

Yaşanan ilk, bizlere-sizlere yarayan bir ilk değil!

Bazı partilerde eş başkanlığın var olduğunu biliyorduk ancak Türkiye’de eş valilik olduğunu bilmiyorduk?

Eş valilik sistemine de Trabzon’da tanık oluyoruz!

Sayın Zorluoğlu Trabzon’a ayak bastığı günden beri vali gibi hareket ediyor.

Nedense bir türlü atamadı üzerinden bu titri…

Trabzon’da gittiği, gezdiği her yerde bunu açık seçik gösteriyor.

Oysa seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanlığı, hizmet noktasında etkili bir makamdır. 

Zira o nedenden dolayı herkesin gözü de oradadır..

Şu an yapılan kulislere bakınız, AK Partili mevcut milletvekillerinin en az 3’ünün aklının-fikrinin bu koltukta olduğunu görürsünüz.

Demek ki Zorluoğlu’na böyle bir makam ya üç numara küçük geliyor (Valilikten geldi ya) ya da egosu, kibri yüksek seyrettiği için o makamı küçümsüyor. Yani kendine Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı yakıştıramıyor!

İnanın Zorluoğlu, Belediye Başkanı gibi hareket etse, Vali de rahatsız olmayacak, vekiller de asli görevleri olan vekilliklerini yapacaklar.

Haydeyin bu yazdığıma ‘yalan’ deyiniz.

Yalan diyemezsiniz çünkü görüntü ortada.

Soruyorum sizlere.

Zorluoğlu çıkabilse Valilik modundan ne olur ki kendisine?

Bir yeri mi eksilir?

Rütbesini mi kaybeder?

Siyasi kariyeri mi biter?

İlgi alaka mı görmez?

Geleni-gideni mi olmaz?

Sahi ne olur?

Düşünebiliyor musunuz? Zorluoğlu, Cuma namazına gidiyor, bir kişi seccadesini taşıyor, bir kişi namaz kılacağı alanı belirliyor, birkaç kişi de korumalığını yapıyor.

Hani çevresi diyor ya ‘başkanın tarzı böyledir’ diye.

Allah aşkına güldürmeyin beni, Cuma namazını eda etmeye giden Zorluoğlu'na yapılanları, hangi belediye başkanı yaşamaktadır veya yaşıyordur?

Güneydoğu’da görev yapan Valileri ayrı tutuyorum.

Esasen Valilerde bu şekilde davranmamalı, seçilmişler ise hiç.

Bu konu kamuoyunda çok tartışılmaktadır, bunun zararı Zorluoğlu’na değil AK Parti’sine olmaktadır.

Ben sadece kamuoyunun duygularını dile getirmek istedim.

Ne diyor Reis; "Bizler tevazu ordusunun mensuplarıyız."

Nokta….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.