AHAN DA BAŞLADIK YAZMAYA

Neden yazmıyorsun diyorlar!

Hani ya söyleyenler de haksız değiller.

Doğrudur bugüne kadar yazmadık!

Yazmamamızın nedeni, kendisinden çok umutluyduk!

“Trabzon’umuz için iyi şeyler yapar” beklentisi içerisinde olunca açıkçası yazmak istemedik...

En önemlisi ise “Büyükşehir Belediyesi ile halk arasına duvar örmeyecek, kapılarını ardına kadar açık tutup, derdi olanla dertleşip sorunu olanın sorununu çözecek” dedik, yazmadık bekledik.

Onun için bekleyelim istedik!

O nedenle yazmak istemedik.

Falan filan…

Yeri gelmişken şunu da belirteyim, daha önce “Zorluoğlu’nun lehine yazıyordun. Şimdi ne oldu da aleyhine yazmaya başladın?” diyebilirsiniz.

Haklısınız da.

Evet, Murat Zorluoğlu’nun ismi Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı için gündeme geldiğinden şu anada kadar geçen süreçte kendisine hep destek olmuşumdur.

Hatta hatta şifahen konuştuklarıma da “Biraz sabır gösterin, güzel şeyler yapacak, bizden birisi gibi, rahat diyalog kurulacak bir kişiliktir” dedim.

Bu yaptıklarımı asla inkâr etmedim etmemde.

Hatta Zorluoğlu için yazdıklarımın söylediklerimin şahitleri de mevcuttur.

Zira kendisiyle ilgili yazdıklarım hala arşivlerde duruyor.

Murat Zorluoğlu ile ne yazdığımı merak edenler Google ellerinin altında, Google’ye girip bir baksınlar.

Neyse gamedi fazla uzatmadan sadede geleyim.

Murat Zorluoğlu Trabzon Büyükşehir Belediyesi başkanı olmasının üzerinden iki yıla aşkın bir süre geçti.

Başkanlığı üçüncü yılına doğru yol alıyor.

Kısacası günahı ile sevabı ile iki buçuk bir yıl geçmiş Zorluoğlu’nun Trabzon Büyükşehir Belediye başkanı olasının üzerinden.

Geçen bu iki buçuk yıl içerisinde Trabzon için kayda değer bir şey yapıldı mı derseniz şehir şebekesi baştan aşağıya değiştiriliyor, onda da her şey ele yüze bulaşmış, şehrin neresine el atsanız adeta elinizde kalıyor.

Birde sahil bandına dokunmaya başladılar, projeye Ganita’dan başladılar, Ganita’dan başlayan proje ağır aksam bir şekilde devam ettiriliyor.

Var mı elle tutulur gözle görülür yapılan bir başka bir şey?

Sizi duyar gibiyim ”yok” diyorsunuz…

Buradan nereye varacağım?

Bundan sonra belediyecilikle ilgili bir aksaklık, bir eksiklik, bir yanlışlık olur ve yapılar da bize gelir, bizde aman yazmayalım, Zorluoğlu alınır kızar, küser tavır koyara bakmadan bize ulaşan her şeyi  en ince ayrıntısına kadar yazacağım.

Yazmazsam mesleğime…

Yazmazsam Trabzon halkına…

Yazmazsam eski başkan Orhan Gümrükçüoğlu’na haksızlık etmiş olurum.

Bugün bismillah deyip perdeleri açıyoruz!

…………..

ESKİDEN BÖYLEMİY Dİ?

Bilmiyorum Trabzon hala en temiz şehir olarak Türkiye genelinde birinciliğini koruyor mu?

Gümrükçüoğlu döneminde en temiz şehir olarak sürekli ödül alıyordu!

Onun için diyorum ki hala o birinciliği koruyor mu Trabzon?

Görünen fotoğrafa baktığımızda temizlik yönünden birinci olması mümkün görünmüyor.

Şehirin her tarafını tabiri caizse b… götürüyor.

Sahil bandında çöp kutuları ağzına kadar tıka basa dolu, o kutularda biriken çöpleri ne toplayan var ne de alan?

Yazdan dolayı çoluğunu çocuğunu alan sahil bandında yürüyüşe çıkıyor, haliyle yürüyüş yaparlarken kabuklu yiyecekler yiyorlar ve o kabuklu yiyeceklerin çöplerini yürüdükleri yollara atıyorlar.(Buda ayrı bir sıkıntı ve sorun)

Gelin sabahları o yolları bir görünüz.

Abartmıyorum o yollar çöp yığınlarından geçilmiyor.

Peki, eskiden öyle miydi?

Her sabah o yürüyüş yolu baştan aşağıya temizlik için elden geçiriliyordu.

Bir tane çöp kimse kenarda köşede göremiyordu!

Ey gidi temizliğe ile övünen Trabzon’um.

Bugün geldiği noktada ne bileyim ki bir daha birincilik görebilsin!

…………

SORUNU KİM ÇÖZECEK?

Şehir trafiğinde araç kullananlar karşıdan gelen araçlarla deyim yerindeyse köşe kapmaca oynuyorlar!

Allah aşkına açılan yerlerin asfalt dökülmesi için ne bekleniyor?

Ya da kim bekleniyor?

Trabzon’da durum böyleyken başkan Zorluoğlu bakın ne yapmış?

Başkan Murat Zorluoğlu yanılmıyorsam hafta sonunu Arhavi’de geçirmiş!

Bende buradayım dercesine sosyal medyadan Arhavi’den kendisiyle ilgili bolca resimler paylaşılmış!

E güzel, verilen fotoğrafa eyvallah diyoruz!

Şimdi soralım başkanımıza, belki cevap verir bizlere. Felaket olarak Trabzon’un şuan Arhavi’den aşağıya kalır bir tarafı var mıdır?

Şehrin bütün yollarında kocaman kocaman çukurlar oluşmuş.

Araç içerisine düşse aracın çıkartılması için vinç gerekli.

Hal böyle olmasına rağmen bakıyorum da, çukurların kapatılması için kimse kılını kıpırdatmıyor.

Düşünebiliyor musunuz, durum bu vaziyetteyken, şehrin belediye başkanı Arhavi’ye gidiyor.

Diğer yetkililer belki çare olur çukurlara diyoruz onları da ara ki bulasın!

Sorarım sizlere oluşan bu çukurların kapatılması, kimlerin ve  kimin umurunda olması gerekir?

Herhalde bizlerin değil!

Herhalde sizlerin de değil.

O zaman kimin abi?

Yahu arkadaş aklım mantığım almıyor ve ermiyor!

Yani akıl tutulması yaşıyoruz!

Arhavi de, Arhavililerin yanında zaten devletimiz bütün gücüyle oluyor olmaya da devam ediyor.

Zira bakanlılarımızda orada….

Devletimiz gücünü sel felaketinde mağdur olanların mağduriyetlerini gidermek için seferber etmiş.

Yapılması gereken her şey yapılmakta:

E benim, e bizim güzel başkanımız, siz Arhavi’ye gitmeyip, Trabzon’da kalıp, Trabzon’u üstten aşağıya bir dolaşsaydınız, karşılaşacak olduğunuz sorunları kendinize dert edinmiş olsaydınız o sorunları çözmeye çalışsanız daha iyi olmaz mıydı?

Ha sakın kimse yanlış anlamasın, başkanın Arhavi’ye gitmesine asla karşı değilim ama Trabzon’un bu kadar sorunu varken Arhavi’ye gidip destek veriyorum fotoğrafını sosyal medyada paylaşmasını kabul etmiyorum!

Yemin billah ediyorum, aksini iddia eden kim varsa onlara hodri meydan diyorum.

İyi ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan var.

İyi ki halkıyla iç içe olup, halkına dokunan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç var.

Yoksa var ya “Yandı keten helva “misali Ak partinin işi hiç de iyi olmazdı.

…………………

HER ŞEY BELEDİYE’DEN

Neymiş efendim Büyükşehir Belediyesi’nin işlettiği park bahçelerde çay içecek ucuzmuş!

Neymiş efendim Büyükşehir Belediyesi’nin işlettiği park bahçeler, cafe ve büfeler harikaymış!

Aklı evvellere bakar mısınız?

Belediyenin olmayacakta kimin olacak?

Şahsi olarak yapılanların kimin içerisinde bir şeyi var?

Nasılsa her şey belediyeden!

Malzemeler belediyeden.

Çalışanlar belediyeden.

Yiyecek içecek belediyenin kasasından.

Alabildiğince alan belediyeden.

Üstelik yer kirası da yok.

O zaman neden park bahçeler güzel olmasın?

O zaman neden içecekleri belediye ucuz vermesin?

Kira aldığı esnafının yanına kendi işletmesini kurup,  o esnafıyla rekabet yapan bir başka belediye gördünüz mü?

Ben Trabzon Büyükşehir Belediyesi sayesinde kira aldığı vatandaşıyla rekabet yapan belediyenin en alasını gördüm!

Yapılan bu rekabeti gördüğümüz için bu günlerimize de şükür edelim!

,,,,,,,,,,,,

GENÇ OLSAYDI BÖYLE Mİ OLURDU?

Belediyecilikten başladık yine oradan devam edelim.

Yine kanayan bir sorundur.

Tabi ki bana göre Büyükşehir Belediyesine göre değildir mutlaka!

Belediyeye göre olsaydı, Büyükşehir Belediyesi’nin işletmelerinden sorumlu olan başkan danışmanı Adnan Gül olan bu soruna duyarlı olup çare olurdu!

Gerçi olan ve oluşan sorunlar çok da Adnan Gül’ün umurundaydı ya!

Sorun ne biliyor musunuz?

Trabzon’da yetişen ve yapılan onlarca yöresel ürün var.

Bu ürünlerin tanıtımında ya da tüketiminde ya da il dışında pazarlanmasında, ya da kendi işlettiği tesislerinde kullanılmasında belediyenin hiçbir katkısı olmaz mı?

Veya Belediye’nin desteği olmaz mı?

Aha orada gidin Büyükşehir Belediyesi’nin işlettiği büfelere, cafelere ve çay bahçelerine bakın. İnanın her dolabında yabancı ürünler var.

En basiti Algida ürünü…

Gül’e sormak gerek, Algida nerenin ürünü, nereden getiriliyor?

Bana göre belediye işletmecilikle vatandaşıyla rekabet edeceğine, vatandaşın ürettiği ürünleri sahiplenip o ürünlerin pazarlamasına katkı yapmalıdır.

Ama ne biliyim ki yaparlar!

Burunlar kaf dağını çoktan aşmış, ego deseniz tavan yapmış, böyle bir belediyecilikte, üreten ve üretilenlerin sorunlarından onlara ne?

Yeri gelmişken hakkını teslim edeyim, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in yerli ve yöresel üreticiler konusunda gösterdiği hassasiyeti bir başka bir siyasetçi ve yöneticide görmemiz asla mümkün olmamıştır.

Olmayacakta!

…………….

İYİ Kİ VAR YOKSA!

Başkan Yardımcısı Atilla Ataman da olmazsa Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Trabzon’a ait olduğunu kimse bilmeyecek!

Sakın ironi yapıyorum diye zannetmeyiniz.

İnanın Büyükşehir Belediyesi’nin üst yönetiminde kimlerin olduğunu ben bir gazeteci olarak bilmiyorum.

Vatandaş nereden bilecek ki?

O nedenle iyi ki Atilla Ataman başkan yardımcısı olmuş diyorum.

İyi ki Atilla Ataman var diyorum.

Herkesin malumu Zorluoğluyla birlikte Büyükşehir Belediyesi üst yönetimi baştan aşağıya değişmişti.

Şuan Belediye ile işi olan Belediye ile yolu kesişen kim varsa çalacağı ilk kapı Atama’nın kapısını oluyor.

Şimdi diyeceksiniz ki Başkan Zorluoğlu’nun kapısı çalınmaz mı?

Başkanın kapıyı gören olursa çalacaklar ama kapının sapını bir kenara bıraktık, kos koca kapıyı bile vatandaş göremez oldu!

Veya başkanın kapısını görüp te çalan mı olmadı?

Yoksa çalan oldu da bize anlatılanlar mı yalan oldu!

Diğer yöneticilerin kapılarını yazma gereği bile duymuyorum.

Nasılsa onları ne tanıyan var ne bilen?

İşte maalesef Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin yönetici şablonu bu!

,,,,,,,,,,,,,,,,,

NEDEN AÇIK DEĞİL?

Şehir turist kaynıyor!

Trabzonspor’un müzesi kapalı!

Olacak şey mi?

Geçerli bir mazeret yoksa bu kabul edilecek bir durum değil.

Neden müze kapalı?

Acaba diyorum müzede çalışanlar için kurban bayramı tatilleri devam mı ediyor?

Müze ile ilgili bir fotoğraf paylaşıyorum.

Bu fotoğrafa inşallah yetkili kişiler duyarlı kalır diyorum.

…………………

HAKKANİYETLE OLMALIYDI

Hak edilen pirim alt yapıya paylaşılsaydı daha hakkaniyetli olurdu diye düşünüyorum.

U19 Takımı şampiyon oldu U19 takımında görev yapan teknik ekip  menajer, futbolcuların hepsi pirimle ödüllendirildi.

Haklarıdır.

Aldıkları pirimler anaların sütü gibi haklarıdır.

Keza buna bir şey deme lüksümüz olamaz.

Bizim söylemek istediğimiz alınan pirimin çorbada tuzu olan herkese adil şekilde dağıtılmasıydı.

Bu yapılmadı!

Neden yapılmadı bilmiyoruz.

Yapılsa iyi olurdu

TFF’den alınan 350 bin TL şampiyonluk pirimi ile kulübün üstüne kattığı 350 bin TL ile bu prim verilmiştir.

Yine de her şeye rağmen dağıtılan primleri alanlar, aldıkları primleri güle güle harcasınlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.