NARKOTİK ÜRETİMİNİN BAŞINDA APAYDIN VAR

Müthiş tevazu sahibidir.

Soyadı gibi Aydın bir kişiliktir.

Gösterişsiz ve yalın bir yaşamı vardır.

Üretken ve çalışkandır.

Sevgi ve saygıda asla kusur etmez.

Bunlardan dolayı da herkes tarafından sevilir ve itibar görür.

Evet, Alkaloid İşleri Dairesi Başkanı Ahmet Apaydın’dan bahsediyorum.

Birleşmiş Milletler’in gözetim ve denetiminde ülkemizde üretilen narkotiklerin üretilmesi bundan böyle Apaydın’ın yönetiminde olacak.

Toprak Mahsulleri Ofisi’nde daha önce de Daire Başkanı olan Ahmet Apaydın, bu defa TMO Genel Müdürü Sayın Ahmet GÜLDAL tarafından çok önemli bir görev olan narkotik üretiminin yapıldığı Alkaloid İşleri Dairesi Başkanlığı’na getirildi.

Türkiye 1982’de kurduğu dünyadaki en büyük fabrikada, haşhaş bitkisinden narkotik ürünler, ilaç hammaddeleri, uyuşturucu gibi ürünleri üretiyor, Türkiye ürettiği bu ürünlerle dünya ihtiyacının %40’ını karşılamaktadır.

Alkaloid İşleri Daire Başkanlığı görevine getirilen Apaydın ile birlikte bu sektörün çok daha önemli işlere imza atacağı kaçınılmazdır.

Hemen belirteyim Apaydın birileri gibi paraşütle bu makamlara getirilmiyor!

Aksine geçmişinde pek çok önemli görevlerde bulunması ve başarılı bir özgeçmişinin olması hasebiyle bu görev kendisine verilmiştir.

Hem devletiyle ve milletiyle barışık, hem şehrimize ve ata yurduna bağlılık hasebiyle hemşerimiz Ahmet Apaydın’ın Alkaloid Daire Başkanlığı’na getirilmesi zamanla daha önemli görevlere getirileceğinin habercisi olduğunu düşünüyoruz.

Hadi hayırlısı diyoruz.

Devlette, bürokraside ve halkta karşılığı olduğunu hep duyduğumuz bürokratımızı biz de buradan kutluyor, iyi dilek ve temennilerimizi iletiyoruz.

FAKİR FUKARAYA HARCASANIZ DAHA DOĞRU OLMAZMIYDI?

Nedir bu ya?

Ne oluyor?

Allah aşkına, bu kadar israf yapılır mı?

Bütün üst geçitler, köprüler, duvarlar afişlerle donatılıp, bayram kutlaması yapılıyor.

Bu yapılan, israfın babası değil mi?

Harcanan paraya, yazık, günah değil mi?

Afişlere harcanan paralar, ihtiyaçlı olanlara harcansa günah mı olurdu?

Burada o partiymiş, bu partiymiş, o belediye başkanıymış, şu belediye başkanıymış hiç ayrı tutmuyorum.

Çağrım hepsine.

Bayram kutlaması yapacaksanız, şahsınızın ve belediyelerinizin sosyal medya hesapları var oradan yapınız.

O afişlere harcadığınız paraları da fakir fukara, garip gurebaya harcayınız.

Sorarım sizlere kötü mü olur?

İKİNCİSİ İHTİYAÇ

Doğu’ya yapıldı.

Bir tanede Batı’ya yapılmalı.

Sürmene’de yapılan kadınlar plajı şu sıralar müthiş ilgi görüyor.

Cumartesi günü kadınlar plajının kapısında oluşan uzun kuyruğu gören bir dostumuz aradı.

Plaja girmek için uzun kuyruk oluşturan bayanların o sıcak altında kuyrukta beklemelerinin kadın plajının bayanlar için ne kadar ihtiyaç olduğunun göstergesi olduğunu söyledi.

Dostumuzun söylemlerine harfiyen katılıyoruz.

Batı’da kadınlar plajı için uygun iki üç tane alan var.

Birincisi Askeri kampının olduğu alan…

İkincisi Yaylacık beldesinin altındaki alan…

Üçüncüsü ise Hassoy’un, yani Söğütlü Beldesi’nin altındaki kumsal alan.

Şu an yapacak bir şey yok, bu sezondan geçti.

Gelecek sezon kadınlar plajının ikincisi mutlaka batı bölgesinde yukarda saydığım bir alanda yapılmalıdır.

NEDEN ACABA ASFALTLANMIYOR?

Eğer ki açılıp kapanan yollara bir ay içerisinde asfalt döküp yapmasınlar, yemin billah böyle gitmesi halinde kimsenin altında sağlam araba kalmayacak!

Ayıptır yahu!

Aracı olan herkes yollarda oluşan çukurlardan kaçmak için adeta “slalom” yapıyor!

Açılan yerler kapanması için neden asfaltlanmıyor onu da bilmiyoruz.

Neden asfaltlanmadığını bilen varsa, bilenler bize de söylesinler, bizler de onlar sayesinde bilgi sahibi olalım!

Boruların değişmesini anladık ta, yolun asfaltlanmayıp, büyük çukurlar oluşmasının nedenini anlayamadık?

Acaba diyorum, otoparktan, cafeye kadar, yetmedi çay bahçeleri, yetmedi büfeye kadar her işe el atan Büyükşehir Belediyesi, araç sanayisine demi el attı?

Atar mı atar!

GÜN OLA HARMAN OLA!

“İnsan beşer bazen şaşar”

Bu anlamlı güzel Atasözün açılımı şöyledir “Hiçbir insan hatasız değildir. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır. Dolayısıyla şaşırıp yanlışlık yapması da kaçınılmazdır”

O nedenle diyorum ki, bizimde inanıp güvendiğimiz insanlar “Bazen şaşar” olabiliyorlar.

Bazen hata yapabiliyorlar.

Bazen de şaşırıp yanlışlık yapabiliyorlar.

Ve bizde yapılan bütün hata ve yanlışlıklara rağmen diyoruz ki “sabır Gurbanlar”

“Gün ola harman ola”

Ve diyorum ki, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve diyorum ki “Zaman her şeyin ilacıdır”

SORUNU KİM ÇÖZECEK?

Sorumlu kim?

Kim bakıyor?

Kim sorunu çözecek?

Haçka Yaylası’ndan aradılar, arayanlar çöp konteynerlarını soruyorlar.

Sahi bir aydır kayıp olan çöp konteynerlerine ne oldu?

Haçka Yaylası’na çıkan Arap turistler konteynerler olmayınca çöplerini doğaya bırakıyorlar!

Evet, beyler sorumlu arıyoruz.

Birileri ‘Trabzon Büyükşehir”mi dedi!

Şu bayram günü ne olur günaha sokmayın bizleri!

Büyük Şehir değil de, bizlerin gördüğü büyük kasaba!

Aksini iddia eden varmıdır?

KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDİYORUM

Dostluğu, sevgiyi ve geleceği, aşımızı, ekmeğimizi, soframızı, Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı  paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.