KINALI KUZUM’UN CEZA YİYEN YÖNETİCELERE ÇAĞRISI!

Kınalı Kuzum yılın gazeteciliğini yaptı.

Kınalım yaptığı gazetecilikle yılın gazetecilik ödülünü kimselere kaptırmaz diye düşünüyorum.

O nedenle öncelikle kuzumun hakkını teslim etmek istiyorum.

Kendisini bir kez daha kutluyorum.

Ağamınoğlu’nun maskesini düşürdüğü haberiyle, bırakın Trabzon’u Türkiye’yi salladı.

Kınalı kuzumuzun maske haberi için öyle geri dönüşler aldık ki, yurt dışından bile arayanlar oldu.

Twitirler patladı.

Sosyal medya kilitlendi.

Öyle zannediyorum ki, kınalı kuzum Trabzonspor’u yaptıklarıyla maceraya ve uçuruma sürükleyen, Ağamınoğlu’na altın vuruşu yaparak, Ağamınoğlu’nun Trabzonspor’daki başkanlık serüvenine son noktayı koymuş oldu.

Bundan sonra Ağamınoğlu için başkanlık koltuğuna oturmak ateşten gömlek giymek gibi olacaktır.

Ne biliyim ki daha dikiş tutturabilir Ağamınoğlu.

Çünkü Kınalı Kuzum Ağamınoğlu’nun maskesiyle birlikte makyajını da silmiş oldu.

Abdulkadir Parmak ile ilgili yaşanan krizden dolayı ivedilikle göreve çağırdığımız Kınalı Kuzum, yaptığı bir başka araştırmayla yine camiayı ve taraftarları ilgilendirecek önemli bir habere imza attı.

İşte Kınalı Kuzum’un didik didik gece gündüz demeden araştırarak bize getirdiği haber…

Kınalı Kuzum müthiş gazetecilik çıkardın kutluyorum seni.

-Ne demek müthiş gazetecilik çıkarmak, bizim işimiz bu, yeter ki görev verilsin.

Eyvallah, biliyoruz seni görev kutsal diyerek, neresi için görev verilse sonuna kadar o görevi ifa etmeye çalışırsın.

-Aynen öyle, biz Trabzonsporluyuz, bakmayın benim Kınalı Kuzu olmama, önceliğimiz Trabzonspor’un menfaatleridir.

Son Ağamınoğlu’nun maskesi haberiyle ortalığı toza dumana kattın.

-Ne yalan söyleyeyim ya da neden abartayım, ben görevimi yaptım, çünkü o yapılan toplantıda Ağamınoğlu, Abdullah Avcı’yı oylattı. Bu kabul edilecek bir şey değildi.

Doğru söylüyorsun Kınalı Kuzum, ama başkan yalanlıyor gibi haberi!

-Ağamınoğlu onu benim kuzu kulağıma anlatsın, yazdıklarımızın hepsi doğrudur. İşte olayı yaşayanlar orada. Hadi çıksın birisi inkar etsin. Ağamınoğlu her zaman olduğu gibi hikaye okuyor. İnandırıcılığı bitmiştir, kendisine güven kalmamıştır.

Neyse kınalı kuzum, elinde şu an ne var?

-Ali Sürmen, PFDK tarafından kendisine verilen 50 bin liralık cezayı kendi cebinden ödeyip, dekontunu da sosyal medyadan paylaştı ya Aslında Divan Kurulu Başkanı olarak bunu paylaşması doğru bir hamle olmamasına rağmen, şartlar onu böyle bir şey yapmaya itti.. Ali Sürmen bu cezayı kendi cebinden “şşşaaaaakkkk” diye ödedi. Sürmen bunu ödeyince hemen aklıma Trabzonspor’daki yöneticiler TFF’den verilen cezaları kendileri mi ödüyor yoksa kulübe mi ödetiyor sorusu geldi?

Helal olsun sana kınalı kuzum tam bam teline basmışsın ya!

-Hemen işe koyuldum, o dönem TFF ile kulüp arasındaki para akış belgelerine, bilgilere ulaştım. O ahkam kesen yöneticiler vardı ya, ‘biz cezamızı öderiz’ diyenler, meğerse hepsi mangala atmışlar!

Yapma benim güzel kuzum!

-Ne yapma, sadece Ertuğrul Doğan’ın yediği 250 bin liralık cezayı kendi cebinden ödediği belgesine ulaştım. Diğer yöneticilerin belgesini maalesef hiçbir yerde göremedim.

Olur mu kınalı kuzum onlarda ödemişlerdir.

-Ödediyseler hadi dekontlarını sosyal medyalarından yayınlasınlar, hadi orada yayınlamazsalar bana göndersinler ben yayınlayacağım ve kendilerini tebrik edeceğim.

Kınalı Kuzum ceza yiyen yöneticiler beyan etmişlerdi o zaman ‘biz ödeyeceğiz’ diye, bir yanlışlık yapmayasın burada.

-Bakın yenilen cezalar orada, defterlerde kayıtları var, iki yönetici 55 bin 500, bir yönetici ise 80 bin lira ceza yemiştiler. Hani ödedikleri dekontlar nerede, ben bunu soruyorum. İbra etsinler onları tebrik edeceğim.

Sen böyle diyorsan onlar mutlaka ibra ederler dekontları.

-Ah benim Trabzonspor’um ah, benim ulaştığım belgelerde o paralar maalesef Trabzonspor’un kasasından çıkmış.

Ciddimi diyorsun Kınalı Kuzum?

-Ahan kulüp orada gidin bakın araştırın görün, ey gidi Trabzonspor Ağamınoğlu çiftliğine pardon Ali Babanın Çiftliğine dönmüş, hem de ne çiftlik olmuş, ödenen paralar havada cirit atıyor. Çiftlik dedik de, aslında çiftlik konusunda yazacak olduğumuz o kadar konu var ki, frenimi patlatmamak için kendimi zor tutuyorum, yazık günah ya, vallahi de yazık billahi de yazık, Trabzonspor adeta kapanın elinde kalıyor.

Kınalım istesen burada bitirelim, baksana kulaklarından soluyorsun.

-Sizlerde benim yerimde olun bakalım, nerenizden soluyorsunuz, yemin ediyorum şu anki durum Muharrem Usta’nın dönemini kat kat aratacak duruma gelmiştir. Ben burada Ali Sürmen’i kutluyorum, aslanlar gibi yediği cezayı cebinden ödedi. İnşallah Ali Sürmen’in bu hamlesi görevde olan yöneticilere örnek olur.

İnşallah Kınalı Kuzum, hadi görüşmek üzere.

YALAN, YALAN, YALAN SENİ SEVMEDİĞİM YALAN

Başkan Ağaoğlu, “Geçtiğimiz hafta içerisinde hoca üzerinden şahsıma yapılan birtakım dedikodular var. Hocayla aramızda sorun olduğuna dair. Şu kadarını söyleyeyim takımın teknik direktörü Abdullah Avcı'dır. Hocayla 3 sene anlaştık daha 2 yılı var, inşallah başarılı olur ve daha fazla sözleşme imzalarız. Trabzonspor gibi takımlarda en önemli şey istikrardır. Tüm samimiyetimle söylüyorum, biz Abdullah hocayla bu istikrarı yakalayacağız. Takımın oynadığı futbola bakarsak göze hoş gelmeyen bir futbol olabilir ama istikrarı takım içerisinde sağlayarak takımı 4'üncülüğe kadar çıkardı. Bana göre yapabileceğinin en iyisini yaptı. Benim mukavelemin bitmesine de 8 ay var. Biz gideriz hoca kalır. Bazı insanların ince hesaplarının olması son derece doğal ama benimle yapılacak ince hesapları hoca ve kulüp üzerinden yapmasınlar.

Vay anam vay.

Vay babam vay!

Ağaoğlu’nun bu açıklamasını okurken bir taraftan şu türkünün melodisi kulağıma geliyordu.

Yalan, yalan, yalan
Seni sevmediğim yalan
Kızgın bir anımda söyledim, yalan
Seni sevmediğim yalan...

Neyi merak ediyorum biliyor musunuz, sayın başkan bu açıklamaları yaparken acaba hangi ruh haliyle bu sözleri ağzından çıkarıyordu?

İnsan bu kadar kendisiyle çelişir mi?

Allah aşkına Ahmet Ağaoğlu neyin kafasını yaşıyor?

Bizim aklımızla alay mı ediyor sayın başkan?

Ya da Ağaoğlu akıl tutulması mı yaşıyor!

Son söz, Ağaoğlu yukarda yaptığı açıklamaya acaba kendisi inanıyor mu?

İnanıyorsa sorun yok!

DENİZ BİTTİ AĞAMINOĞLU

Hani diyor ya Ağamınoğlu, ‘benim üzerimden algı yapıyorlar’ diye!

Sevgili Ağamınoğlu, sevgili Ağamoğlu bizler neyin algısını yapıyoruz?

Algının ve olayları çarptırmanın, kamuoyuna yanlış bilgi vermenin babasını sen yapıyorsun!

Sen geçtiğimiz hafta Karagümrük maçı öncesi Abdullah Avcı’yı oylatmadın mı?

Senin Abdullah Avcı’ya karşı olduğunu, Avcı’yı istemediğin yalan mı?

Senin sezon başı her konuda anlaşılan ve el sıkışılan Avcı’yı istemeyip masayı yıktığın yalan mı?

Senin istememene rağmen yönetimin ısrarla ‘Karar Avcı olmalıdır’ demesinden sonra sen Avcı’nın teknik direktörlüğüne ‘evet’ demedin mi?

Şimdi kalkmışsın, ‘ben giderim ama Avcı kalır’ diyorsun.

Senin bu söylemine başta Abdullah Avcı ve biz inanacağız öyle mi?

Yapma sevgili Ağamınoğlu, sen zaten gidiyorsun, ironi yapıp da olayları başka tarafa çekmene hiç mi hiç gerek yok!

Senin için deniz çoktan bitti!

Gemilerin ile birlikte karaya vurdun.

Bundan sonra yüzer mi çok zor yüzer be Ağamınoğlu.

Yapman gereken tek şey var o da giderayak kulübe çok daha zarar vermeden gitmen olacaktır.

BUNLAR CEVAP BULMALI

Ağamınoğu için Trabzonspor’da nereye el atsak elimizde kalıyor.

Kendisini dev aynasında en büyük başkan olarak gören Ağamınoğlu’na yine sormak gerek.

Başkan olduğun yönetiminde iki yöneticin Haluk Şahin ile Önder Bülbüloğlu neden istifa etti?

Hadi bu iki yöneticinin istifasını bir kenara koyalım!

Peki Asbaşkanın Mehmet Yiğit Alp ile neden ters düştün?

Neden Mehmet Yiğit Alp ile yollarınız ayrıldı?

Neden Mehmet Yiğit Alp elini ayağını kulüp üzerinden çekti?

Hadi bunlara cevap ver?

Madem senin üzerinden algı yapılıyor, bu üç yöneticinin kulüpten kopuş hikayelerini açıkla.

Peki Ağamınoğlu, şimdi soracak olduğum soru biraz canını acıtacak ama bütün Trabzonsporlular adına bu soruyu da size sormak zorundayım.

Sezon başı gerçekleştirdiğin transferleri kiminle yaptın?

Menajer Mathieu Markaroğlu ile yakınlığın neydi ki, yapılan transferleri sadece menajer Markaroğlu üzerinden yaptın?

Transfer Komitesi Başkanı sendin, komitenin diğer ayağında kim veya kimler vardı?

Burası çok önemli, bu soruma sen belki cevap vermeyebilirsin, senin yerine ben cevap vereyim de kamuoyu da bilgi sahibi olsun.

Gördüğüm fotoğrafta transfer komitesi başkanı sendin yardımcın ise Markaroğlu’ydu.

Yapılan transferler ve gördüğümüz fotoğraf bunu bizlere gösteriyordu.

Yani bütün transferlerde ikinizin imzası vardı?

Neden ikiniz?

Buda mı yalan sevgili Ağamınoğlu?

Ah benim Ağamınoğlu, o kadar açığın var ki, sana o kadar soracak sorumuz var ki, onları da bir başka bahara bırakalım he ne arzularsınız?

KİMİN PARASI DAĞITILIYOR?

Ver Allah’ım ver.

Bir de yetmez iki kere ver:

İki kere yetmez üç kere ver.

Üç kere yetmez dört kere ver.

Allah’ım verdikçe veriyor.

Yeter ki istemesini bilin.

Ancak Trabzonspor’da verenin Ağamınoğlu’nun olduğunu söyleyebiliriz!

Trabzonspor geçenlerde borsada sermaye artırımı yaptı.

Sermaye artırımı yapan kulüp çalışanlarını Ağamınoğlu bir değil, dört, beş maaşla ödüllendirdi.

Hemen belirteyim ödül sadece genel müdür ve muhasebe bölümünde çalışanlara verildi.

Tüm çalışan personel ödüle dahil olsalar yine yapılanın hafifletici bir durumu olabilir.

Birde olaya şu pencereden bakmak gerek.

Adamlar zaten kulübün personeli, görevleri işlerini yapmak, yoksa sermaye artırımını onlar değil de bizim simitçi Ali Haydar mı yapmalıydı.

Aklımız işte burada karışıyor.

Neden ödül?

Kimsenin parasında gözümüz yok ama Trabzonspor’un parasının böylesine fütursuzca harcanmasında elbette gözümüz olacak!

Dedik ya Ağamınoğlu verdikçe veriyor!

Dedik ya Ağamınoğlu kendi parası gibi kulübün parasını dağıttıkça dağıtıyor!

Hayat Ağamınoğlu ve ekabir kadrosuna güzel!

İnşallah hayat onlar için hep böyle devam eder!

Birde Ağamınoğlu ve ekibi unutmasınlar, haksız yere ve adam kayırmacılıkla, tüyü bitmemiş yetimin bile hakkı olan paraların böylesine fütursuzca verilip harcanması, mutlaka günün birinde kendilerinde çıkacaktır.

Vardır ya Land Rover Jipler binerken, sonrasında yaşananlardan dolayı çok düşük model arabalara binmek, evet vardır ya!

Allah düşürmesin!

Bilmem anlatabildim mi?.

YORUM SİZİN!

Nurgül Günaydın gazeteciliğini konuşturdu!

Öyle bir fotoya imza attı ki, o fotoya hangi yorumu yaparsanız yapın cuk diye oturur.

Ünal Karaman’ın Abdullah Avcı’ya bakışın fotoğraflayan Günaydın, serviste fotoğrafı önümüze koyarak, ‘Ben çektim, yorum sizin’ dedi!

Biz de Ünal hocanın o manalı bakışının altında çok şeyin olduğundan hareket ederek, fotoğrafa fazla yorum yapmak istemedik.

Ama bir gerçek var, o da fotoğrafın ve hocanın bakışının da çok anlam taşıması.

İsterseniz siz yorumlayın Ünal Karaman’ın Avcı’ya bakışını.

DOĞRU HAMLE YAPTIN

Bak güzel kardeşim herkes bir şeyler yazdı-çizdi senin hakkında!

Ferman yazan da oldu!

Sitem eden de!

Ben o toz dumanda topa girmek istemdim.

Ancak yaptığın açıklamadan sonra ben de en azından topa bir-iki kere vurayım istedim!

Özür dileyerek, doğru bir hamle yaptın…

Şunu belirteyim, Galatasaray maçında sana yakışmayanı yaptığın gibi, şu an yaptığın açıklama da sana yakışan gibi oldu!
Bak benim güzel kardeşim, Trabzonspor formasını yakalamışsın.

Bu forma altında ne , nerede görev verilse, yapmak zorunda olduğunun bilincinde olmalıydın.  Ancak bir keren oldu!

Demem o ki, yaptığın açıklamada birilerine gönderme yapıyorsun!

Her şeye sen sebep olmuşsun, şimdi topu başka tarafa atmak istiyorsun.

Unutma benim güzel kardeşim “susmak da bir erdemliktir

Açıklamanda hocan ve yaptığını doğru bulmayan yöneticilerden özür dilemeliydin.

Bir çuval incirin içerisine etmişsin, o zaman konuyla ve yaşananlarla ilgili bundan sonra konuşma, hakkında verilecek karara saygı duy.

Başka yapacak hiçbir şeyin olmadığını da bilmelisin!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.