Haftanın Sözü

“Yolunu değiştirmeden gittiğin sürece ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur.”

Konfiçyüs

Haftanın Açıklaması

Hocamız, izleme ekibiyle birlikte 4-5 net isim tespit etti. Ve ‘bunları alalım’ dedi. 3’ünü aldık. Ancak şunu da ilave etti: “Kulübün finansal imkânları elverirse alalım. Olmadı, alamazsak sıkıntı yok. Ben elimdeki kadroyla da giderim” Abdullah Avcı’nın kendisine ve kadrosuna güvenidir bu.”

Ahmet Ağaoğlu (Trabzonspor Kulübü Başkanı)

Dev maçı kim kazanır?

Trabzonspor için yine 6 puanlık bir maç geldi çattı. Bunlardan birini İstanbul’da oynamıştı Trabzonspor, Beşiktaş’a karşı ve kazanıp, zirveye, “Beni unutmayın” mesajı iletmişti. Şimdi oynayacağı 6 puanlık maç bu rakiplerinden biriyle yani Fenerbahçe’yle puanları eşitleme fırsatını verecek. Bu tür büyük maçların sonuçlarını önceden kestirmek doğal olarak kolay değil. Burada teknik adamların bilgi, beceri ve takıma hâkimiyetlerinin büyük önemi var. Öncelikle doğru stratejiyi yapmak kazanmanın ilk temel kuralı. Yani önde baskıyla mı başlayacaksın, bekleyip, oyunu kontrol mü edeceksin, savunma boşluklarına futbolcu mu sarkıtacaksın, bunlar önemli. Söz gelimi Fenerbahçe bu konuda net bir görüntü ortaya koyamıyor. Bir maç (Alanyaspor) kabuğuna çekiliyor, bir maç (Göztepe) saldırırken, açık yakalanıyor. Buna karşın Trabzonspor’un bu maç öncesine baktığımızda (önceki maçlarda olduğu gibi) stratejisinden ödün vermeyeceğini Abdullah Avcı’nın açıklamalarından anlıyoruz.

Ne dedi Abdullah Hoca; “Sabır, akılcı oyun ve kendimize olan özgüven.” Buradan şu sonucu çıkarabiliriz. Öncelikle pek çok maçta olduğu gibi savunma güvenliği tesis edilecek. Kompakt bir duruş oluşacak. Yani bloklar arasında bağlantının kesilmesine izin verilmeyecek. Rakibin üzerine çılgınca gidilmeyecek. Kazanma alışkanlığı ile oluşan özgüvenle Fenerbahçe maçına diğer maçlardan farklı bir anlam yüklenmeyecek. İşin özeti bu.

Şimdi gelelim bir başka yöne. Trabzonspor’un bunlara yapacak becerisi ve oyuncu kalitesi var mı? Kesinlikle evet. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” sözünde olduğu gibi, Trabzonspor’un kadrosu bu işi yapıyor zaten. En önemli avantaj ezberlenmiş bir kadro oluşturulması. Sakat, cezalı ve hasta olmadığı sürece kime sorsanız Trabzonspor’un kadrosunu ezbere sayar. Ve unutmamalı ki ezberlenmiş kadrolar daima arayış içindeki kadrolara göre daha öndedir. Çünkü birlikte oynama, aynı düşüncede ve eylemde birleşme avantajını kullanırlar. Bu bakımdan santraforu bile belli olmayan Fenerbahçe’ye göre Trabzonspor’un bu avantajı kullanması gayet normal.

Doğal olarak şu akla gelebilir, “Peki, hastaların son durum nedir?”  Bu konuda şu ana kadar gelen bilgiler olumlu. Tabi son gün Cuma. O gün yapılacak PSR testleri sonucu noktayı koymak mümkün. Şu an için bir kaleci bir de defans oyuncusunda belirsizlik var. Diğer oyuncular için her şey normal görünüyor.

Hemen şunu da yazalım. Sonuçta bu bir büyük maç. Büyük maçların kazandıran oyuncuları vardır. Bu bağlamda geçen haftayı zorunlu istirahatta geçiren Nwakaeme’nin performansı bu maçın anahtarı olabilir.

Parmak tamam ya Edgar!

Berat Ayberk Özdemir ve Flavio uyumu, önlerinde Bakasetas’ın güçlü oyunu biraz Abdülkadir Parmak’ı unutturdu. İşte o Abdülkadir Parmak Fenerbahçe maçıyla sahalara dönmeye hazırlanıyor. Kuşkusuz bu kadar uzun süre takımdan ayrı kaldığı için ilk 11 için düşünülmesi mümkün değil. Ancak artık kenarda güçlü bir alternatif olarak yerini almaya hazır.

Peki, Abdülkadir Parmak’ın güçlü bir alternatif olduğu kanaatine nereden vardığımı düşünebilirsiniz. 26 yaşındaki oyuncu ligde özel bir istatistiğe sahip olduğu için bu düşüncedeyim. Nedir o? Abdülkadir Parmak, bu sezon toplamda 17 maçta 1345 dakika süre aldı ve bu sürede süper ligde isabetli pas yüzdesinde 4. sırada kendisine yer edindi. Bunun ne denli yüksek bir oran olduğunu yazmama bilmem gerek var mı? Hiç kuşku yok ki, ilk üç sırada hangi isimlerin yer aldığını merak ediyorsunuzdur. İlk sırada 1789 dakika oynayan Beşiktaşlı Atiba var. Pas isabet oranı yüzde 92.8. İkinci sırada Konyaspor’dan Deni Miloseviç, 1252 dakikada yüzde 92.7 isabet oranıyla bulunuyor. Üçüncü sırada daha az süre almasına karşın isabet oranı yüksek Oğuz Güçtekin yer alıyor. 589 dakikada yüzde 91.4. Ve Abdülkadir Parmak.

Dikkat edilirse bu oyuncuların ortak özelliği orta alan oyuncuları olması. İşte bu noktada ben 5. sırada kim var diye merak ettim ve ilginç bir isim çıktı karşıma. 24 maçta 2109 dakika süre alan Trabzonspor’un stoperi Edgar Ie. Edgar savunmadan çıkışlarda gerek driblingleri, gerekse dikine isabetli pasları ile dikkat çekerken, pas isabetinde yüzde 90.9’u yakalamış.

Bordo-mavili takımın savunmasında Vitor Hugo’nun oluşturduğu güvenli yapıya yaslanarak gelişen Edgar, böylece savunma kurgusunda ki başarısı yanında savunmadan çıkışlarıyla da dikkatleri üzerine topladı. Biz sürekli Avrupa transferlerinden söz ederken, Uğurcan Çakır, Abdülkadir Ömür gibi isimlerden söz ediyoruz ama Edgar konusunda da sezon sonu çarpıcı gelişmeler yaşanacağı bir gerçek.

O kadar basit değil Başkan!

Başkan Ahmet Ağaoğlu, Fanatik Gazetesine verdiği röportajda çarpıcı konulara temas etti. Abdullah Hocanın başarı sırrından, alınan, alınmayan transferlere kadar pek çok konuya açıklık getirdi. Doğal olarak böyle söyleşide ona Eddie Newton konusu sorulmadan olmazdı. Meslektaşımızın bu sorusuna şu yanıtı verdi Ağaoğlu; “Newton’un bana kalırsa en büyük yanlışı genç oyuncuları A takım kadrosundan ayırıp, altyapıda idmanlara devam etmelerini istemesiydi. Trabzonspor’un felsefesine ters düşen uygulamaydı. Abdullah Avcı ise geldiğinde yaptığımız ilk konuşmada, sıkışık takvimde altyapıya çok ihtiyacımız olacağını ve kadroyu geniş tutmanın doğruluğunu anlattı. Gelir gelmez hemen 6 oyuncuyu A takıma aldı. Faruk Can var, Hakan Yeşil var, kaleci Kağan var bunların içinde.”

Sayın Başkan o kadar basit değil bu konu… Eddie Newton döneminde Trabzonspor oynadığı 7 maçta sadece 5 puan topladı ve 19. sıraya gerileyerek küme düşme hattına gitti. Bu durumu sadece gençleri altyapıya gönderme olarak izah etmek, hiç gerçekçi bir yaklaşım olmaz.

Evet, o günlere geri dönüp, acık yaraya tuz basmak değil amacım ama oyuncu seçimi, oyun planı, strateji gibi önemli konularda büyük hatalar yapan hocanın yanlışlarını altyapı ile izah etmek en basit tanımla hocayı hoşgörü ile uğurlamaktan başka bir anlam ifade etmez.

Salih Kavrazlı’ya Erzurum Büyükşehir Belediyespor’la oynanan hazırlık maçında sadece 30 dakika yer vermesi gibi gençlere yaptığı kötülük var ama mesele kesinlikle bu kadar basit değil.

Kağan ve 3 genç

Kağan Moradaoğlu, Uğurcan Çakır, Erce Kardeşler ve Arda Akbulut’un olmadığı Medipol Başakşehir maçında Trabzonspor’un kalesini korudu. Yazı olarak kolay ama 18 yaşında bir lise öğrencisinin böylesine büyük bir yükün altına girmesi, kelimelerle özetlenecek bir durum değil. Üstelik o kadar soğukkanlı ve sakin bir duruş sergiledi ki sanki 20 yıldır Trabzonspor’un kalesini koruyormuş gibiydi. Maç içinde dişe dokunur bir kurtarışı olmadı ama uzatma bölümünde ayağıyla çıkardığı şutta, konsantrasyonunu ortaya koydu. Çünkü maçın sonunu oynamak gerçekten zordur. Hele bir kaleci için. Çünkü 90 dakika boyunca yaptığın tüm olumlu işler, o uzatmada yiyeceğin bir golle yok olur gider. Öyle olmadı ve Kağan Moradaoğlu Medipol Başakşehir Fatih Terim stadından baş dik, alnı açık ve gururla ayrıldı.

Ve bu maçın sonrasında zaten alışkın olduğu yere yani Milli takıma davet edildi. İstanbul'da 28 Şubat-4 Mart tarihlerinde gerçekleştirecek 19 Yaş Altı Milli Takımı'nın aday kadrosuna Kağan Moradaoğlu davet edilirken, Trabzonspor o kadroya üç isim daha gönderdi. Kağan’la birlikte Hakan Yeşil ve Taha Erdem Cevahiroğlu ayrıca Hekimoğlu Trabzon'a kiralık gönderilen Salih Kavrazlı da kadroya dahil edildi.

Sözün özü Trabzonspor’un gençleri sadece Trabzonspor için değil, Türk Futbolu için de umut olmaya ve Türk Futbolu’na katkı vermeye devam ediyor.

(61)  bize yeter!

Çoğu ilimizde olduğu gibi Trabzonlu için de plakanın önemi büyük. 61 denince Trabzonlu için akan sular duruyor. Türkiye Liglerinde bir tarama yapsanız en çok kullanılan forma numarasının 61 olduğu net olarak ortaya çıkar. Bu; şehrine sadakat ve bağımlılığın bir göstergesi olarak algılanmalı.

Nitekim plakada taraftar şovlarını başlatan da Trabzonspor taraftarından başkası değildi. 61. dakika gösterileri sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da dikkatlerini çeken bir olaydı.

Bu bilinen noktaları neden yazdım şimdi onu da ekleyeyim. Trabzonspor zirveye adım adım ilerlerken, Fenerbahçe maçı geldi çattı. Bordo-mavili takımın üstteki rakiplerinden birini daha yakalama fırsatı eline geçti. İşte bu maçı iyi bir fırsat olarak kullanmak adına yönetim iç saha primini arttırma düşüncesini seslendirdi. Hemen iş adamlarının devreye girmesi ve plakanın (61) yakalanması istendi. Bir başka yazımla, Fenerbahçe maçının galibiyet primi Trabzon’un trafik plakası olsun istendi.

Hiç kuşku yok ki bundan en çok memnun olacaklar sahada ter döken futbolcular olacak. Çünkü onlar için sözleşmede yazılı ücretler garanti. Ödenmediği takdirde her türlü gecikme faiziyle birlikte alabiliyorlar. Ancak primde durum farklı. O yazılı olanın dışında bir gelir.

Biliyorum kazansınlar helal olsun diyen kesinlikle çoktur. Ancak şunu da yazmalıyım ki ilk kez plakanın 61 olmasından çok 96 falan olmasını isteyenlerinde olduğu kesin.

İşin esprisi bir yana arada da az fark yok hani. 35 bin TL fark azımsanamaz. Ben küçük bir senaryo yaptım aslında. Eminim ki futbolcular da bize (61) plakamız yeter diyeceklerdir.

Rekor üstüne rekor

Son dönemde Trabzonspor istatistiği tutanlar bir hayli yoruldu. Çünkü rekor üstüne rekorlar kırılıyor. Her geçen hafta yeni bir gelişme, yeni bir istatistik, yeni bir veri. Daha geçen hafta Kağan Moradaoğlu, Süpür ligde Trabzonspor kalesini koruyan en genç oyuncu oldu. Bununla kalmadı tabi.  Üst üste kazanılan 7 maç sonrası 17 aradan sonra en uzun süreli galibiyet serisi oluştu. Ve 2004-2005 sezonundan bu yana Trabzonspor 4 maçta ilk kez kalesini gole kapadı. Trabzonspor Avrupa’nın 10 büyük ligine bakıldığından topladığı 2.47 ortalama ile lider takım oldu.  Tüm bunlar sadece bir değişim ile gerçekleşti. Abdullah Avcı geldi ve Trabzonspor’da yer yerinden oynadı. 17 maç sadece bir yenilgi gibi istatistik, bir hocanın neler yapabileceğinin göstergesi oldu.

Bunca istatistikten sonra insan Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun şu sözlerine takılmadan edemiyor; “Böyle bir hocanın süper lig şampiyonluğunun olmaması çok garip.”

 Evet, her şeyin bir zamanı ve yeri var. Belki de o zaman gelmiş yer Trabzonspor olarak belirlenmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.