Bağımsız Meclis Üyesi Çakıroğlu, Trabzonspor'un şampiyonluk görüntüleri hakkında açıklamalarda bulundu

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Meclis Üyesi Davut Çakıroğlu, Trabzonspor’un şampiyon olmasının ardından dünyada yankı bulan Meydan kutlamasının Meksika dalgası gibi şampiyonluk görüntüsü olduğunu söyledi.
Çakıroğlu, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Uzun, yorucu, heyecanlı bir sezonun ardından 11 yıl önce hak ettiğimiz ancak bir takım güçlerin bize yaşamayı layık görmediği şampiyonluğu bu kez doyasıya, gururla, tertemiz yaşıyoruz. Bu şampiyonluk sayesinde, bu şehrin, takımın potansiyelini dünyaya gösterme fırsatı bulduk. Açık konuşmak gerekirse bu takım taraftarları da kendi potansiyellerini, güçlerini gördüler. Biz yönetiminden teknik kadrosuna, oyuncusundan malzemecisine, taraftarından altyapısına herkesi en kalbi duygularla tebrik ederek olayı biraz siyaset açısından ele alacağız.

Gözden kaçırmayın

Avrasya Üniversitesi öğrencilerinden anlamlı proje Avrasya Üniversitesi öğrencilerinden anlamlı proje


MEKSİKA DALGASI GİBİ


Bu ülkeyi, bu şehri yönetirken, yönetmeye talip olurken kendimizi fayda odaklı kodlarsak, küçük dokunuşlarla nasıl büyük kazanımlar elde edebileceğimizi gördük. Trabzon Meydan Parkı'nda, Büyükşehir Belediyemiz, Trabzonspor ile Şampiyonluk kutlamaları organize etti. Kanaatimce Meksika Dalgası gibi futbolda dünya çapında bir sevgi gösterisine dönüşecek şampiyonluk bu görüntüler. Bütün sosyal medya platformlarında bir milyarın üzerinde izlenme sayısına ulaşan görüntüler, günümüz yönetimlerine çok şey anlatmalı.


EHLİNE VERİLEN BİR İŞ SONUCU..


Bazı müzelerin etrafını doğrudan temin ile afaki rakamlar vererek kısa video, film çekimiyle tanıtmaya çalışan Belediyeyi eleştirdik. Uçurtma festivali vs. birçok çalışma, hatta Dortmunt Günleri... Şimdi futbolun popülerliği, sosyal medyanın gücü ve ehline verilen bir iş sonucu, bir saç ayağı misali, üç sağlam parça birleştirilince ortaya dünyanın izlediği görüntüler ve şehrin tanıtımı çıktı. Yüzbinlerce insan, bir meydan, coşkulu kutlama ve tek suç, talan, taciz, kavga olumsuz sayılacak olay yok. Bir şehrin sosyolojik olarak da güçlü bir yansıması söz konusudur.


HİÇBİR EHEMMİYETİ YOK


Tabi bu noktada daha az bir kitlenin maçın oynandığı alana verdiği zararı da göz ardı edemeyiz. O zararı veren kişiler de Meydan'daki kalabalıktan esinlenmelidir. Trabzon Büyükşehir Belediyesi kısa sürede bu organizasyonu yaparak ve alandaki görüntüleri, coşkuyu profesyonelce servis ederek takdiri hak etmiştir. Organizasyon sonucu oluşan reklama bakınca yapılan harcamanın hiç bir ehemmiyetinin olmadığını da söylemeliyim. Günümüz teknoloji çağı ve sosyal medya denen uçsuz bucaksız ancak küçücük bir köy ortadayken yerel yönetimler bu alanda kendilerini konumlandırmalılar veya zamana kendilerini uyarlamalıdırlar. İstihdam alanı, partilerin elaman yerleştirme sahası görülen belediyeler maalesef sayısızca vasıfsız elemanı çalıştırmak durumunda kalıyorlar veya işe göre adam değil adama göre iş yaratmak zorunda kalıyorlar. Oysa görüldüki işin ehli olan bir kaç kişi, ehil olmayan birkaç yüz kişinin yapmadığı, yapamadığı, yapamayacağı işi yapabiliyor, etkiyi oluşturuyor, verimi alabiliyor.


ROL MODEL OLMALIDIR


Siyasiler kendileri üzerinden ve kendilerine dönük, kendilerine getiri oluşturacak kurgular yerine, özellikle yerel yönetimlere daha geniş bir pencereden bakabilmelidirler. Toplumsal fayda, siyasetin öznesi olmalıdır. Doğru düşünce doğru yönetim doğuruyor, yönetimin doğru olması doğru sonuçların oluşmasını, ortaya çıkmasını sağlıyor. Trabzonspor Başkanı Sayın Ahmet Ağaoğlu, "Nasıl şampiyon olduğumuzu rakiplerimiz irdelesin, formül bu, başarıya giden yol bu" diyerek bir rol model sunumu yapmıştır. Trabzon Büyükşehir Belediyesinin organize ettiği Şampiyonluk görüntüleri de ülke tanıtımına kafa yoran insanlara rol model olmalıdır.


SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL ZURNA AZ 


Bir şehri, ülkeyi kısa filmlerle, kendi yandaşlarınıza para kazandırmak heyecanıyla, uydurma ve amatör işlerle, afaki harcamalar yaparak tanıtamazsınız. Bütün birleşenleri pekiştirerek, küçük dokunuşlarla büyük etkiler oluşturmak zor değil. Zor olan, yönetim aklının önce kendini, sonra kaynaklarını, sonra da birleşenlerini doğru yönetmesidir. Zor olan, yönetim aklının, yaşadığı çağı iyi algılaması, buna uygun yöneticilere görev verebilmesidir. Artık çağ, benim yeğenim, senin eşin, onun kardeşi diye istihdam, belki makamları istila çağı değil, modern yönetim, bilgi ve teknoloji çağıdır. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az...”