Tekstilin ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri. Artıkbu sektörde dünyaya fason üretim yapmak yerine kendi tekstil markalarımızıoluşturmalıyız.

Davut Bozkurt ismi, Trabzon’da tekstil denilince akla gelen marka isimlerden. Ticaret kültürünü aileden alan Bozkurt, bu bayrağı kattığı birikimler ve başarılarla daha da yukarı-
lara taşıyarak dördüncü kuşağa devretmenin haklı gurur, mutluluk ve
huzurunu yaşıyor.
Mesleğini âdeta bir yaşam biçimi olarak benimseyen ve severek
yapan Bozkurt, “Ben iş hayatımda, ticaretle birlikte ticarette başarıyı
getiren ilkeleri de öğrenip benimsememi sağlayan babamı örnek almı-
şımdır. O benim için bir idoldür.” diyor.
Bozkurt, iş hayatında başarının şifrelerini de şöyle açıklıyor: “İş
hayatında dürüstseniz, işinizi seviyorsanız ve çalışma azminiz de varsa
başarılı olmamak için hiçbir sebep yoktur.”
Başarılı iş adamı profilinin altında mütevazı bir kişiliğe sahip olan
Davut Bozkurt, yine idolü babasına atıfta bulunuyor; “O bana hep dü-
rüst olmayı, sağlam iş yapmayı, ticarette esnek olmayı, büyüdükçe kü-
çülmeyi ve mütevazı olmayı öğretti.”
Davut Bozkurt ile iş yaşamı, tekstil sektörü, Trabzon iş dünyası ve
Trabzon’un geleceğiyle ilgili son derece keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.


Davut Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
1960 yılında Trabzon’da doğdum. İlk, orta ve lise tahsilimin ardından Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mağazacılık Ön Lisans
Programı’nı bitirdim, şimdi ise Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi İşletme Lisans Programı’nı tamamlamak üzereyim.
Çocuk denecek yaşta aile şirketinde iş hayatına atıldım. Çok genç yaş-
ta kardeşimle birlikte kurduğumuz şirketlerde sektörümüze öncülük
yapmaktayız. Evli ve iki çocuk babasıyım.
Davut Bey, meslek seçiminizi neye göre yaptınız? Bunda hangi faktörler etkili oldu?
Mesleğimi seçme gibi bir şansım olmadı. Babam ve amcalarımın
birlikte kurdukları aile şirketinde, çok küçük yaşlarda okul dışında kalan zamanlarımda çalışıyordum. Böylelikle hep bu işin içinde oldum.
Onun için mesleği seçmemde sadece aile faktörü etkili olmuştur diyebilirim.


Mesleğinizde mutlu musunuz? Mesleğinizin zorlukları nelerdir?


Çok zevkli bir sektör olduğundan dolayı mutlu olmamam için hiç-
bir sebep yok. Bunun için mutluyum ve işimi severek yapıyorum, yanımda çalışan insanlara da bunu aşılamaya çalışıyorum.
Her meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de yaşanan zorluklar var. Ülkede yaşanan zor günlerde ilk etkilenen benim de içinde
bulunduğum tekstil sektörü oluyor. Özellikle de perakende kısmı bu
gelişmelerden çok çabuk etkileniyor, çünkü insanlar önce giyim kuşamını kısıtlıyor. Genel itibarıyla sektörümüz son yıllarda Çin’den gelen
ürünlerin tehdidi altındaydı ama iyi çalışmalar sonucunda bu tehdit
minimum seviyelere indirilmeye, Türkiye’deki üretim arttırılarak ve fiyat dengeleri tutturularak aşılmaya çalışılıyor. Bunda uygulanan gümrük tarifelerinin büyük faydası oldu.
Trabzon yereline gelirsek mesleğimiz her safhasında çok keyifli; devamlı araştırma ve yenilik isteyen bir sektör olsa da Trabzon’un
tarihi bir şehir oluşu, perakende ticaretinin üç dört caddeye sıkışması, özellikle kiralanabilecek alanların çok az ve kiraların yüksek oluşu
sektördeki kârlılığı ve gelişmeyi engelleyen zorlukların başında geliyor.

davutbozkurt
TEKSTİL SEKTÖRÜNDE BÜYÜK FIRSATLAR VAR


Gençlere mesleğinizi tavsiye eder misiniz?


Biri üniversite eğitimini bitirmiş ve benim yanımda, diğeri ise üniversite eğitimine devam eden iki oğlum var. Onlara ve ülkemizin diğer
gençlerine tavsiye edebileceğim gibi, bu sektörde büyük fırsatlar oldu-
ğunu, tekstilin ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu, artık
bu sektörde dünyaya fason üretim yapmak yerine kendi markalarımızı
oluşturarak üretim yapmamız gerektiğini şiddetle söylüyorum. Çünkü
bu altyapı ve fırsatlar çocuklarım için kendi şirketlerimizde, ülkemizin
gençleri için de ülkemizdeki diğer tekstil şirketlerinde var.


Bu mesleği seçmeseydiniz ne yapmak isterdiniz?


Mesleğime, yani şu anda yaptığım iş olan hazır giyim perakendeciliğine çok küçük yaşlarda girdiğim için dünyaya bir daha gelsem yine
bu işi yapardım diyorum. Bu işten başka bir iş yapmayı hiç düşünmedim. Çevremde, arkadaşlarımdan değişik zamanlarda, değişik iş yapma
teklifleri gelmesine rağmen hiç düşünmedim. Çünkü aile olarak uzun
yıllardır bu işi yapıyoruz ve bu işten büyük keyif alıyoruz.


BENİM ÖRNEK ALDIĞIM KİŞİ, İDOLÜM OLAN BABAMDIR


Meslekte kendinize örnek veya rehber aldığınız kişiler var mı? Varsa bunların hangi özellikleri sizi etkiledi?
Şu anda yaptığım işi babamdan devraldığım için, benim için örnek
veya rehber aldığım kişi babamdır. Ticareti, babamın amcalarımla birlikte iş yaptıkları şirkette öğrendim. Ailemiz tekstil sektöründe benimle
üç kuşaktır, çocuklarımla dört kuşağa ulaşacak bir aile şirketi olduğu
için, rehber ve örnek alınacak kişi sayısı hayli fazla ama babam bunların
başında gelir; çünkü o benim için bir idoldür. O bana hep dürüst olmayı, sağlam iş yapmayı, ticarette esnek olmayı, büyüdükçe küçülmeyi,
mütevazı olmayı öğretti.
 


Bulunduğunuz sektörü değerlendirir misiniz?


Trabzon diğer sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüz olan perakende sektöründe de Karadeniz Bölgesi’nin en başarılı ticaret şehridir. Şehrimizin ticarette bu kadar başarılı olmasının birkaç sebebi var.
Şehrimizde üretime dönük büyük fabrikaların yapılabileceği alanların
kıt olması, şehrin dağlık olması, maddeye ulaşımın güç olması Trabzon’u bir ticaret şehri yapıyor; sanayi ve üretim şehri olmaktan uzak
tutuyor. Trabzon, tarihte de İpek Yolu’nun geçtiği bir ticaret şehri olduğu için bugün de bu devam ediyor.


Babam ve amcalarımın seyyar satıcılıkla başladıkları ticaret serü-
veni daha sonra küçük bir çorap imalatı ve bölgeye hitap eden tekstil
toptancılığıyla, biz üçüncü neslin perakendeye evirilmesiyle bugünlere
kadar geldi. Herhâlde bu da Trabzon’da sektörümüz içinde üretim yapılmasının zorluklarını görmüş olmamızdan kaynaklanmıştır.


Trabzon genelinde sektörümüzü değerlendirecek olursak 2008-
2009 yıllarında Trabzon’da bir anda açılan üç AVM’nin yerel iş alanlarına yaptığı tahribatı görmezden gelemeyiz. Evet, AVM’ler global dünyanın bir gerçeği ve gelişmekte olan ülkelerin bunun dışında kalması
söz konusu olamaz ancak Trabzon’da bir anda üç tane AVM açılması,
perakende sektöründeki diğer oyuncuların büyük sermaye yapısına sahip olmamalarından dolayı İstanbul ve Avrupa merkezli markalar yerel yatırımcıların işlerini kaybetmelerine sebep olmuştur.

Yani şu anda Trabzon’da perakende sektöründe yapılan ticaretin büyük kısmı bahsettiğim bu yapılar tarafından yapılmaktadır.
Biz de şirket olarak bu yapının dışında kalamayacağımızı, ticaretin bu yönde gelişeceğini gördük ve daha önce mağazalarımızın içinde barındırdığımız, satışlarını yaptığımız 5 markamızın mağazasını bu
AVM’lerin en büyüğünde 2008 yılında açtık. O günden bu yana oradaki ticaretimiz aynı markalarla ve artan bir titizlikle devam ediyor.


İNŞALLAH TİCARETTE DÖRDÜNCÜ KUŞAĞI ÇOCUKLARIMIZDA GÖRECEĞİZ
En büyük hayaliniz ve gerçekleştirmek istediğiniz projeleriniz nelerdir?
İş hayatımda çok büyük hayallerim yok. Tek hayalim işimizi, çocuklarımıza gönül rahatlığıyla bırakabilmek. Benim babamdan, babamın da babasından aldığı bayrağı dördüncü kuşak olarak daha ileriye taşımalarıdır. Aslında Türkiye’nin şirketler bazındaki en büyük ihtiyacı, uzun soluklu ticaret hayatının içinde olan şirketlerin olmaması veya
çok az olmasıdır. İnşallah biz aile olarak dördüncü kuşağı çocukları-
mızda göreceğiz.


Hayatınızın akışını değiştiren önemli kırılma anları yaşadınız mı?
Hayatımın akışını değiştiren bir kırılma ânı yok gibi ama eğer buna
kırılma ânı diyebilecek olursak; 1990’da babamın kalp ameliyatı olduktan sonra ticaret hayatından kendisini çekerek ve kardeşlerinden
de ayrılarak, 27 yaşındayken şirkete ait mağazalardan bir tanesinin sorumluluğunu ve sahipliğini üzerime almam benim için bir kırılma ânı
olabilir.


TİCARETTE DÜRÜST VE GÜVENİLİR OLMAK EN BÜYÜK
KREDİDİR


İş hayatınızdaki ana ilkeler nelerdir? Başarınızı neye borçlusunuz?
İş hayatımda sayabileceğim ilkeler çok. Ama ana ilke dürüst olmak.
Ardından samimi olmak, sahiplenmek, esnek olmak, geleceği planlayabilmek, mütevazı olmak ve en önemlisi yaptığınız işi ölçmek.

Ben bu saydığım ilkelere uymaya çalışarak, eğer başarı denilirse bir başarı
yakalayabildiğimi zannediyorum. Ticari hayatta dürüst ve sözüne gü-
venilir olmak, başarıya giden en önemli yol ve en büyük kredidir. Eğer
çalışma azminiz de varsa başarının gelmemesi için hiçbir sebep yok.
TTSO, TRABZON VE İŞ DÜNYASI İÇİN BİR MİHENK TAŞIDIR
TTSO Meclis Üyeliği fikriniz nasıl oluştu? TTSO, Trabzon iş dünyası ve şehir için ne anlam ifade ediyor?


TTSO üyeliğim, 1998 yılında yoğun iş hayatının içerisindeyken,
çok değerli bir ağabeyimin teklifi ile başladı. Kendisiyle birlikte seçime
girerek meclis üyeliğine adım atmış oldum. O gün bugündür çok önem
verdiğim değerli başkanlarla ve meclis üyesi arkadaşlarımla bu değerli camianın içerisindeyim. TTSO, Trabzon iş dünyası ve şehri için bir
mihenk taşıdır. TTSO, Trabzon’un en büyük sivil toplum örgütüdür.
Bugün, Trabzon’da yapılan ve yapılmak istenen projelerin çoğunda
TTSO’nun, meclisin fikirleri vardır. Zaten ticaret odaları şehirleri ileri
taşıyabilecek, geliştirecek, marka yapabilecek projelerin fikir babası ve
takipçisidir. Bir meclis üyesi olarak şunu söyleyebilirim ki son yıllarda
içinde bulunduğum Ticaret Odası, hayata geçirmek istediği projelerin
peşine düşerek, dillendirerek, kamuoyu oluşturarak yoğun bir çaba
sarf etmektedir.


TTSO’dan beklentileriniz nelerdir?

TBMM'de yumruklar konuştu! Trabzonlu vekil hastanelik oldu TBMM'de yumruklar konuştu! Trabzonlu vekil hastanelik oldu


TTSO, kayıtlı mükellefleriyle daha sık bir araya gelerek onların
dünyayla entegre olmasını sağlayarak şu anda yaptığı gibi ufuklarını
açacak gezi ve bilgilendirme toplantılarını daha fazla yaparak, ticaret ve
sanayi hayatının aktörlerine yeni ufuklar açmalarına yardımcı olabilir.
 


TRABZON, BÖLGENİN VE DÜNYANIN SAYILI TURİZM DESTİNASYONLARINDAN BİRİ OLABİLİR


Trabzon’un daha gelişmiş ve kalkınmış bir şehir olması için yapılması gerekenler nelerdir? Trabzon’un geleceğini nerede görüyorsunuz?


Aslında Trabzon, çevresindeki ve bölgedeki illere göre kalkınmış-
lığı çok da azımsanacak bir şehir değil. Karadeniz Bölgesi’nin dağlık
yapısı hızlı gelişmeyi engelleyen sebeplerin başında gelmesine rağmen
fazla yapılacak bir şey yok. Yani Trabzon’un büyük bir sanayi şehri olma
şansı yok. İrili ufaklı, spesifik, bölgeye dayalı ürünlerle yapılan üretim
ve sanayi zaten yapılıyor. Bunlar daha katma değerli ürünlere dönüş-
türülebilir. Onun dışında Trabzon insanı üretkenliği ve ticari zekâsıyla,
limanın ve havaalanının serbest bölge avantajlarını kullanarak, hiçbir
şey üretmeden de Trabzon’u dünyaya mal satan bir şehir hâline getirebilir. Yani şehrimiz yoğun bir ticaret şehri olabilir.


Bunun dışında son birkaç yıldır Trabzon’a gelen Ruslardan sonraki en büyük piyango Araplardır. Arapların şehrimizden gayrimenkul
almaları, Trabzon ve bölgede uzun yıllar kalabileceklerinin bir göstergesidir. Bunu fırsat bilerek Arap turizminin gelişmesi için şehrin dinamikleri olarak elimizden gelen en büyük gayreti göstermeliyiz.

Bu konuyla ilgili TTSO’nun büyük bir sivil toplum kuruluşu olarak diğer
sivil toplum kuruluşlarına önderlik yapması gerekir. Bunların başında
halkımızı bilinçlendirerek Rusların geldiği yıllardaki hataların yapılmaması gerekir.
Trabzon, tarihte ve şimdi de ticaret şehri gibi görünse de yeni vizyonda turizm, sağlık merkezi ve turizmin getireceği otel sayısı artışıyla
da kongre merkezi olma şansını çok hızlı yakalayabilir. Ayrıca Trabzon’da yaylalar yani yeşil iyi pazarlanabilirse, bölgenin ve dünyanın
sayılı turizm destinasyonlarından biri olabilir. Ve bana göre de Trabzon’un geleceği budur.
İşinizden kendinize vakit ayırabiliyor musunuz? Bu vakitlerde neler yaparsınız?
İşimden kendime çok vakit ayırabildiğim söylenemez. Çünkü bizim
işimiz dinamik ve bu dinamikliğe ayak uydurabilmek çok kolay değil.
Bir günümüz bir günümüze uymuyor. Bunun için de işimin dışındaki
saatlerde yine işimle ilgili dünya gelişmelerini takip ediyorum.


Davut Bey teşekkür ederiz.


Ben teşekkür ederim.