Büyükşehir Belediyesinin Trabzon’u yönetememe gibi bir sorunu var. Bu sorun nedeniyledir ki, şehirle adeta kavga görüntüsü veriyor. Siyaseti yalnızca mensubu olduğu AK Parti’den ibaret görüyor. AK Partiyi kontrol altına alınca da sorunun halledildiğini zannediyor. Halbuki dün 7 siyasi partinin il başkanı Zorluoğlu’nun terminal yanlışını bir kez daha kayıt altına aldı. Öylesine kötü bir yönetim sergileniyor ki Trabzon’da ilk defa 7 parti bir arada Büyükşehiri eleştiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, “En büyük projem kadrom olacak” diyerek geldi. Öyle bir kadro oluşturdu ki, şehri yönetemez hale düştü. İlginç olan ise, kadro kurarken veya mega projeleri hazırlayıp kendisine teslim eden eski kadroyu tasfiye ederken birikim ve liyakat özelliği değil, ‘sır tutma’, ‘görmedim, duymadım’ özeliklerinde bir kadro oluşturdu. Belediyenin içinde yaşananları dışarı sızdırmamayı… Özelikle ihaleler konusunda susmayı önemseyen bir kadro… Hal böyle olunca başarısızlık kaçınılmaz oldu.

                  ***

Son iki günde yaşadığımız 4 örnekle şehrin nasıl yönetildiğini anlatmaya çalışacağız. Ya da ne denli vahim bir durumda olduğumuzun tespitine ışık tutacağız.

Önceki gün toplanan Ortahisar Belediye Meclisinde üç belediye meclis üyesinin konusu Büyükşehir… Büyükşehir derken, perişan tablo… Önce isterseniz AK Parti Meclis Üyesi Nusret Onur’un söylemlerini okuyalım… “50 seneden beri döşeli olan boruları değiştirdik. 50 sene bu yeni boruları kullanacağız. Ne diyeceğiz insanlara? Küçük borular koyduk. Fazla bar verdiğimizde su boruları patlıyor mu diyeceğiz? Başımızda müthiş bir bela oluştu. Benim evimde hidrofor var. Daha büyüğünü koyacağız. Hidrofor şartı Meydan bölgemizde de kendisini göstermeye başladı. Büyükşehir Belediye Başkanının ’40 tane binaya hidrofor konacak’ demesiyle bu iş olmuyor. Bende hidrofor olmasına rağmen sıkıntı yaşıyorum”

İkinci olarak CHP Meclis Üyesi Ömer Dayı’nın söylemlerini okuyalım. Sakın aklınızdan söylemlerin siyasi olduğu fikri geçmesin. Mesele Trabzon’un meselesi. Mesele bizim insanımızın, komşularımızın yaşadığı sıkıntı. Bu sorunlar, siyasetin çok üstünde… “Hergün sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Sürekli arıza şikayetleri alıyoruz. Bir hafta su akmayan yerler var. Caddeler yağmurda sökülüyor. Biz insanların şikayetlerinden bunaldık. Anlatacak makam da bulamıyoruz.”

Evet… TİSKİ’ye Genel Müdürü Elazığ’dan, Van’dan getirirseniz şikayetler sokaklarda konuşulur. TİSKİ Genel Müdürü de arkasında iki koruması ve yanında seccade taşıyan danışmanıyla sokağa çıkar. Hey gidi AK Parti belediyeciliği… Ne hale getirildi.

Üçüncü olarak bu kez Bağımsız Meclis Üyesi Davut Çakıroğlu’nu okuyalım: “Döşenen boruların kalitesi yeterli değil. Altyapı çalışmaları şehrin fiziki yapısına uygun değil. Sorunlar artarak devam edecek”

Çakıroğlu, doğrudan yanlış ve yetersiz boru kullanıldığını söylüyor. Bu kadar önemli sorun karşısında bu duyarsızlık nasıl izah edilebilir!..

               ***

Gelelim dördüncüye… Dünkü il başkanlarının ortak tepkisine… Ortak deklarasyonda Murat Zorluoğlu samimi olmaya çağrıldı. İşte o metinden bir bölüm: “Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum, sizin de katıldığınız toplantıda aralarında Trabzon’un da olduğu 6 il için ‘Karadeniz Bölgesi İklim Değişikliği Eylem Planı’nı açıklamadı mı? Ne yazıyordu o planda?  Heyelan ve sel riski bulunan bölgelerde yer alan binalar tespit edilerek uygun alanlara taşınacak ve bu bölgelerde inşaat faaliyetlerine izin verilmeyecek. Aynı zamanda kamulaştırma ve taşıma süreci planlanacak.’ Sizin Terminali inşa ettiğiniz Değirmendere bu kapsamda değil mi? Siz orada değil miydiniz?  Bu eylem planı açıklandıktan sonra en büyüğü Kastamonu’da olmak üzere daha birkaç ay önce bölgemizde ağır sel felaketleri yaşanmadı mı? Bunlardan hiç mi ders almadınız. Terminal binasının bu alanda yapılması için Devlet Su İşleri’nin size sunduğu şartları kamuoyuyla neden paylaşmıyorsunuz? Neden bu şehrin geleceğini ilgilendiren uzun vadeli planlamalar yapılırken, şehrin dinamiklerini, ortak aklı yok sayıyorsunuz? Bilimin ve Meslek Odalarının çağrısına neden kulak vermiyorsunuz? Bu şehrin kanaat önderlerine, üniversitelerine, STK’larına neden danışmıyorsunuz?  Fikir ve görüş almak için değil, aldığınız kararları tebliğ etmek için yaptığınız ziyaretler, danışma değildir. Lütfen samimi olun Sayın Zorluoğlu!”

Son üç günde yaşanan dört örnekle anlattık.

Size göre Büyükşehir Trabzon’u yönetebiliyor mu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.