Hani ya bir söz vardır ”Ölmüşüz de ağlayanımız yok” diye..

Trabzonspor’un oynadığı  oyun sendromu bize bu sözü hatırlatıyor.

Allaha aşkına tekrar buradan soruyorum Trabzonspor ne oynuyor?

Yada ne oynamak istiyor?

Hadi başta Abdullah Avcı olmak üzere birisi kalksın bana cevap versin.

Soruyorum ilgili ve yetkili kişilere..

Bu nasıl bir oyundur?

Bu nasıl bir futboldur?

Bu nasıl bir futbolcu topluluğudur?

Bu nasıl futbolcu transferidir?

Geçen sezon şampiyon olan takımın genleriyle bu kadar oynarsanız, kötü futbol dolayısıyla kötü sonuçlar almanızda kaçınılmaz olur.

Bu kadar oyuncu aldınız da ne oldu?

Neden o kadar harcama yaptınız?

Neden kulübü bu kadar borçlandırdınız.

Bir önceki akşam Fenerbahçe-Karagümrük maçını seyrettim.

9 gollü bir maç oldu.

Yahu ilgin dibine demir atan Karagümrük bile yemin billah ediyorum Trabzonspor’dan daha iyi futbol oynuyor.,

Ahaaa.. Kasımpaşa…

Sıradan bir takım..

Koskoca ilk yarı bir pozisyonun yok kalesinde.

İkinci yarı biraz bir kıpırdama oldu.

Onda da ileri uç oyuncuları beceriksiz olunca istenilen ve beklenen gol gelmedi.

Bir takım bu kadar isteksiz oynar mı?

Sahada ne mücadele vardı?

Ne üretkenlik vardı?

Dolayısıyla gol pozisyonu da olmadı.

Kimse kimseyi kandırmasın bu takım böyle oynadığı sürece adam olmaz.

Ha böyle yazıyoruz Trabzonspor düşmanı oluyoruz.

Yazmıyoruz ‘senide mi aldılar’ söyleniyor.

İnanın ne yazacağımızı bizlerde şaşırıyoruz.

Gelelim bizim Yusuf Yazıcı’ya.

Yusuf Yazıcıyı iki üç maçtır seyredenler, Yusuf’un neden Avrupa’dan acilen dönüş yaptığını çok rahat anlamışlardır.

Yusuf’un  oyundaki pozisyon alışı ,pozisyonlara gidişini ben Almanların “Leopar tankına” benzetiyorum.

Almanların Leopar tanklarının manevrası, gidişi, hızı ağırdır.

Dolayısıyla Yusuf da çok ağır bir oyuncu olmuş.

Oyunda o kadar tutulması Abdullah hocanın kendisine bir lütfu olmuştur.

Yusuf bu performansıyla bırakın ilk on bir de yer bulmasını kadroya zor girer.

Yeri gelmişken soralım.

Her haliyle oynamaya hiç hazır olmayan  bir Yusuf’u Trabzonspor’a kim aldı veya aldırdı?

Neyse yazımı şöyle bağlayayım “Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu”

Hiçbir şey gizli kalmaz.

Mutlaka bir gün gün ışığıyla buluşur.