Mesele Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan tabloyu doğru okuyabilme meselesi… Boğaziçi Üniversitesi meğer bir Türk üniversitesi olmaktan çoktan çıkmış. Dahası Türk üniversitesi olmaya da yanaşmıyor. Yanlış anlaşılmasın… Bilimselliği açısından değil. Toplumla karşı karşıya gelmesi bakımından!...Toplumun değerlerine yabancılık açısından… LGBT gibi sapkın bir grubun eyleminin bu kadar destek görmesi, sıradan bir gelişme olarak nitelendirilemez. 3-5 LGBT’li gözaltına alındı diye yüzlerce öğrenci ve akademisyen rektörlüğü işgal etmeye cesaret edemez.

Olayın gelişimini dikkatle izleyiniz… Önce DHKP-C ve PKK sempatizanı gruplar eylem başlatıyor. HDPKK doğrudan olayın bir parçası… CHP ise yandan yaklaşıyor. İkinci aşamada sapkınlara görev veriliyor. Provokasyon görevi… 3-5 LGBT sapkını Kabe fotoğrafını ayaklar altına serip üzerine sapkın bayraklarını asarak adeta Müslüman Türk toplumuna meydan okuyor. ‘Değerleriniz ayaklarımızın altındadır’ diyerek…

Mesele 3-5 LGBT sapkını meselesi de değil… Mesele rektörlük meselesi hiç değil… Tabloya şimdi bakınca… ABD ve Avrupa’dan yükselen sesleri duyunca amaçlananın çok daha farklı olduğunu anlıyorsunuz. Yoksa Boğaziçi’ndeki 3-5 LGBT’li New York Times’a neden haber olsun!..

Sapkın 3-5 gencin gözaltına alınması ve ikisinin tutuklanmasının ardından başta dışardakiler olmak üzere herkes gardını alıyor. Kimi evinin balkonundan tencere-tava çalıp GEZİ’ye çıkma hevesini, kimi ışık söndürerek karanlığa yelken açma arzusunu sergiliyor. Bir de ekranlardan destekleyenleri var. Destekçilerinin DHKP-C ve HDPKK olması hiç önemli değil. İlginç destekçileri de var. Sadece iki örnekle yorumumuza devam edeceğiz.

1- HDPKK’lı Ertuğrul Kürkçü: “Boğaziçi direnişi, 68’lerin, ODTÜ direnişlerinin, GEZİ’nin 2021’nin 2021’deki  yansımasıdır.” diyor. Niyetler gizlenmiyor.

2- Eski Doğru Yol Partisi bakanlarından ve şimdinin Doğru Parti diye bir partinin Genel Başkanlığını yürüten Rıfat Serdaroğlu, Boğaziçi eylemleri üzerinden Cumhurbaşkanını açık açık tehdit ettikten sonra bakın neler diyor:

“Namaz kılarken de üzerinde Kabe resmi olan seccade yere serilip üzerine basılmıyor mu?” Sapkın LGBT’lileri savunmak için seccadeyi nasıl istismar ediyor!.. Yaklaşımı görebiliyor musunuz? Katilin elindeki bıçakla, doktorun elindeki bıçağa aynı anlamı yükleyen kafa böyle yorumluyor. Halbuki katil, elindeki bıçağı adam öldürmek için doktor ise kurtarmak için kullanır. Namaz kılan adam o fotoğrafa ibadetin bir parçası olarak derin bir sevgi ve saygıyla bakar. Kabe fotoğrafına secdeye varıp alnını sürer… LGBT’li sapkın ise o fotoğrafı hakaret aracı kullandı. Yere serip, üstünde gezinip sapkın bayrağını astı.

Meselenin ABD’den gelen mesaj boyutuna… AB’den gelen ‘Cesur Çocuklar’ salvolarına girmeyeceğiz. En başından beri aynı şeyi söylüyoruz. Mesele kesinlikle rektör meselesi değil. Mesele çoktan bir GEZİ provasına dönüştürülmek isteniyor. Her şeye rağmen rektörlük meselesine gelince… Bir ABD üniversitesi gibi kendi ülkesine ve insanına yabancı olan Boğaziçi Üniversitesi’ne meğer neşter vurulmuş. Yeni rektör LGBT’nin üniversite içindeki kulübünü kapatmış. Kulüp kapanınca, aynı kulüpten beslenen DHKP-C ve HDPKK sempatizanları harekete geçip rektörlüğü işgale kalkışmış.

Bazen şer zannettiklerimizden hayırlar doğuyor.

Hayırlara vesile olur inşallah…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.