İş hayatında gençlere öğütler vermeyi de unutmayan , kısa sürede çok kazanma hırsından vazgeçilmesini söyleyen  Eyüboğlu nu yakından tanıyalım.Trabzon iş dünyasının 1978-80 dönemlerinin ünlü simalarından Abdulkadir Eyüboğlu, iş adamlığı ile siyaseti birlikte yürüttü. Eyüboğlu, İran’a nakliyenin altın yıllarında öz sermayesi ile kurduğu nakliye şirketi ile de dönemine damgasını vurdu. TTSO Meclis Üyeliği döneminde, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’ne demir yolunun gelmesi ile ilgili gündem oluşturduklarını, bunun için siyasi iradeye gerekli her türlü talebi ilettiklerini belirten Eyüboğlu’nun zamanın Enerji Bakanı Deniz Baykal ile ilginç bir anısı da Trabzon tarihine geçecek nitelikte. 

Abdulkadir Eyüboğlu kimdir? 

Abdulkadir Eyüboğlu, 1946 yılında Maçka’da doğdu. Babası, zamanın Tekel Müdürlüğünde ‘kolcu’ olarak çalışıyordu. O nedenle ilk ve orta tahsilini Samsun’un Vezirköprü ilçesinde tamamladı. Ardından Trabzon Lisesinden mezun oldu ve 1967’de, şimdinin iktisat fakültesinin muadili olan İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldu. Trabzon’da muhasebecilik yaptı. Ardından orman ürünleri sanayiine girdi. İran nakliyatının çok prim yaptığı dönemlerde kendi nakliye şirketini kurdu, uluslararası nakliyecilik yaptı.

Eyüboğlu, evli ve 3 çocuk babası. Ticaret ve Sanayi Odasında 1978-80 yıllarında aktif meclisi üyesi olarak görev yapan Eyüboğlu, TTSO’nun en üretken isimlerindendi. Eyüboğlu, belediye meclis üyeliği de yaptı. Türkiye’nin kapalı ekonomisinin olduğu yıllarda, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası da bu kapalı ekonominin getirdiği olumsuzluklardan elbette etkilendi. O dönemin meclis üyelerinin Trabzon ekonomisinin önünün açılması ile ilgili cansiperane çalışmaları, o dönemde şehir gündemine getirdiği konular elbette Trabzon ekonomisinin temelini oluşturmuştur. 

Kapalı dönemin kapalı ekonomisinin Trabzon özelinde, TTSO nezdinde temsilcilerinden biri de Abdulkadir Eyüboğlu’dur. Eyüboğlu, yüksek tahsilini İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nden mezun olarak tamamladıktan sonra Trabzon’a geldi ve mesleği olan muhasebeciliğe başladı. Muhasebeciliğin hâlâ çok da önemi yokmuş gibi algılandığını ama bir vergi denetimi söz konusu olunca akla geldiğini belirten Eyüboğlu’nun ticari hayata atılması da muhasebecilikle başladı. Trabzon’da o dönem en çok tarım kooperatifl eri ile yapı kooperatifl erinin iş dünyasında ticari hayata damga vurduğunu belirten Eyüboğlu, yapı kooperatifl eri ile tarım kooperatifl erinin defterlerini tutarak iş hayatına adımını attı.

Eyüboğlu, 68 kuşağından geldiğinden, siyasetle de uğraştı. Trabzon’da Sosyal Demokrat kulvarda siyasi tercihini belirledi ve 78 öncesi CHP’nin gençlik kollarında görev yaptı. Ardından 80 Darbesi ile siyasetin bir müddet askıya alındığı dönemlerden sonra gelinen siyasi havada önce SODEP, sonra SHP ve ardından yeniden CHP’de aktif görevler yaptı. Yani hem iş adamı hem de siyasetçi olarak Trabzon’a bir dönem damgasını vurdu.

TTSO DÜN DE BUGÜN DE TRABZON’UN LOKOMOTİFİDİR Abdulkadir Eyüboğlu’na göre TTSO, kendisinin de içinde olduğu dönemden (78-80’lerden) bugünlere şehrin lokomotifi ...

Eyüboğlu, TTSO’nun geçmişte Trabzon’un meselelerini çok iyi gündeme getirdiğini belirtirken, özellikle zamanın Enerji Bakanı Deniz Baykal ile yaşadığı ilginç olayı bakın nasıl anlattı: “Deniz Bey, Enerji Bakanı idi. Ben de CHP yöneticisiydim. TTSO da ilgi alanımızdaydı. O zaman DSİ, Enerji Bakanlığına bağlıydı. Biz de örgüt olarak DSİ Bölge Müdürlüğüne yapılan atamayı çok içimize sindiremedik. Zira bir türlü işe adam aldıramıyorduk. Deniz Baykal’a gittik, bölge müdürünü şikâyet ettik. Deniz Bey bize o gün şöyle dedi; ‘Elimdeki en projeci müdür. Trabzon’a proje lazım. Önce projeleri geliştirelim, sonra istihdam ile o projeler hayata geçince istedikleriniz olur.’ Sonra dere ıslahları, sulamalar, Atasu Barajı o dönem projelendirildi. Yani önce proje, sonra onun hayata geçmesi; ardından da istihdam. Bugün de Trabzon’un izlemesi gereken yol budur.” TTSO HAYATIN HER ALANINDA OLMALI 1980’den önceki dönemlerde TTSO’nun Trabzon özelinde, özellikle şehre atanacak âmir düzeyindeki her kimse ona da müdahil olduğunu belirten Eyüboğlu, “Şimdi öyle mi bilemiyorum ama daha çok buna siyasi irade karar veriyor. Vermemeli işte.” diyor.

 İŞ DÜNYASININ ÇEŞİTLİ ALANLARINA EL ATTI

Abdulkadir Eyüboğlu, Trabzon’un o dönem kapalı ekonomisinde iş dünyasının önemli alanlarında faaliyet gösterdi. Muhasebe bürosunun faaliyetleri sürerken, orman ürünleri alanına da girdi. O dönem Trabzon’da inşaat sektöründeki patlama; şehirleşme, şehrin yeniden yapılanması ile ilgili planların hayata geçmesinde orman ürünleri pazarının da gelişmesi ile bu sanayi dalına giren Eyüboğlu, girişimci ruhu ile yeni bir alanı İran nakliyesi ile gördü ve hemen ulusal ve uluslararası nakliye firması kurdu. 1984’e kadar nakliye alanında önemli başarılar elde eden Eyüboğlu, İran nakliyesinin Trabzon’un can simidi olduğunu, o dönem böyle bir imkân yakalanmamış olsaydı, “Trabzon bugün geldiği yere gelemezdi.” dedi.

İRAN NAKLİYESİNDEN ARAP TURİZMİNE

Trabzon’da kısa sürede vahşice yöntemlerle para kazanma hırsının İran nakliyesini de çökerttiğini, aynı çöküntünün Sarp Kapısı’nın açılması ile bavul ticaretinde yaşandığını belirten Eyüboğlu, “Şimdi korkarım Arap turizmi konusunda da aynı şeyleri yaşayacağız. Çünkü özellikle kısa sürede çok kazanma hırsı açık ekonomilerde sanki bir kural oldu. Bu kural da Trabzon’da kuralsız hayata geçti. Kısa sürede çok kazanma mümkündü ama uzun vadede Trabzon kaybetti.” dedi. TTSO’NUN MİSYONU NE OLMALI? Günümüzde TTSO’nun önemli görevleri üstlenmesi gerektiğini belirten Abdulkadir Eyüboğlu, bunları şöyle sıraladı: -Her türlü ticari gelişmeyi anında üyelerine bildirmeli. -Eğitim toplantılarını sıklaştırmalı. -Dünya pazarlarında neler oluyor üyelerine anlatmalı. -Yeni iş alanlarının neler olduğunu üyelerine aktarmalı. -Üyelerinin dünyaya açılmasına yardımcı olmalı. -Dünya pazarları konusunda üyelerini aydınlatmalı. -Trabzon’un öncelikli ihtiyaçlarını yüreklice seslendirmeli. -Siyasi iradenin Trabzon’a dönük projelerinin hayata geçmesinde takipçi olmalı.

İş hayatında gençlere öğütler

Üç ayrı ticari faaliyeti ile başarılı bir iş hayatını geride bırakıp şimdi emekliliğini yaşayan dönemin en ünlü iş adamlarından Abdulkadir Eyüboğlu, bugün için iş dünyasında faaliyet gösterme düşüncesinde olan gençlere de şu öğütleri verdi: 

İş hayatında gençlere öğütler

  • Çok araştırın. -
  • Çok uzun vadeli borçlanmayın. -
  • Kısa sürede çok kazanma hırsına kapılmayın. -
  • Kul hakkı yemeyin. -
  • Ortaklık yapmaktan korkmayın. -
  • Çok çalışın. -
  • Dünyayı gözlemleyin. -
  • Farklı olmaya çalışın. -
  • İstatistiki bilgilere inanın. -
  • İstatistiki bilgiler ışığında iş alanına girin. -
  • Bilgi edinin.

TRABZON DEMİR YOLUNU ÇOK KONUŞTUK

Abdulkadir Eyüboğlu’nun TTSO’da aktif meclis üyesi olduğu dönemde, TTSO Başkanlığını Coşkun Erkuloğlu yapıyordu. Eyüboğlu, “Erkuloğlu ufku geniş isimdi. 78’li yıllarda Trabzon’a demir yolunun gelmesi için o dönem bir kampanya yaptık. Şimdi demir yolu ile ilgili gündem oluşturanlar, zaman zaman keşke eskiden beri böyle gündem yapılsaydı diyorlar. Biz yaptık. Siyaseten de yaptık, TTSO vasıtası ile de yaptık. O zaman kitle iletişim araçları bu denli gelişmiş değildi. Bizim zamanımızda da her platformda demir yolu talebimizi seslendirdik. Bu, son 5 ya da 10 yılın ürünü değil.

Bunun özellikle bilinmesini isterim.” dedi. SİYASET VE TTSO MECLİS ÜYELİĞİ Trabzon’da siyasetle TTSO’nun iç içe olduğunu belirten Abdulkadir Eyüboğlu, iş dünyasının siyasetle aynı kulvarda koştuğunu belirtti ve kendi dönemlerinden örnek vererek olayı şöyle yorumladı: “Ben meclis üyesiyken siyasette de aktiftim. CHP’de gençlik kollarında görev yaptım. İl örgütünde görev yaptım.

CHP’nin belediye meclis üyesi oldum. 80 sonrası Sosyal Demokrat Halkçı Partinin yöneticiliğini yaptım. Daha sonra da yeniden kurulan CHP’de görev yaptım. Yani TTSO üyeliği ile siyaseti birlikte yürütmek hem iyi hem de Trabzon için faydalı işlerin yapımında önemli bir faktördür. O nedenle siyasetle TTSO ayrı ayrı olmalı fi kri doğru değil.” GÖÇ ALAN TRABZON’DA İŞ ADAMLARININ VİTRİNİ DE DEĞİŞTİ Abdulkadir Eyüboğlu’nun Trabzon ticareti ve iş dünyası ile ilgili bir tespiti de şöyle: “Bizim dönemimizde iş dünyası belli ailelerin tekelindeydi. Çünkü öz sermayeler o ailelerde vardı.

Bankalar iş adamlarına kredi vermekten imtina ederlerdi. 1980’den sonra kapıların açılması ile Trabzon göç aldı. Göç alınca cesaretli, gözü kara yeni iş adamları ortaya çıktı. Köklü aileler ticarette kendilerini yenileyemediler. Baba-dede gelenekleri ile ticaret yapmaya çalıştılar. Oysa yeni bir nesil geldi. Finans sektörü, sermaye akışını hızlandırdı ve Trabzon’da da yeni iş adamları vitrinin önüne çıktı. Kısa sürede çok kazanma hırsı ise çoğu insanı zora soktu.