Neden konuşmazlar?

Neden sesleri çıkmaz?

Öyle ya, ortalık neredeyse yangın yerine dönmüş!

Hal böyle olmasına rağmen ne başkandan ne de asbaşkandan ses çıkmıyor!

Hadi asbaşkan Ertuğrul Doğan’ı anladık, kendisi mikrofonları pek sevmiyor!

Doğan mikrofonları sevmediği gibi haliyle konuşmayı da sevmez!

Peki başkan Ahmet Ağaoğlu’na ne oluyor?

Ağaoğlu bir-iki kelime konuşup neden camianın ve taraftarların gazını almaz?

Neden bir-iki kelime edip gönüllere su serpmez?

Şu anki durum!

Şu anki gidişat!

Bana iki sezon önce Başakşehir’e altın tepsiyle sunulan şampiyonluk sürecini anımsatıyor sanki!

Hatırlarsanız, o dönemde de başta Ağaoğlu olmak üzere kimselerin sesi çıkmamıştı!

Yaşananlara ise kimse neşter vuramamıştı!

Filmin, pardon sezonun sonu hazin bitmişti.

Evet, beyler yok mudur bir-iki kelam edecek bir yetkili?

Evet, beyler yok mudur bir-iki kelam edecek başkan ve asbaşkan?

Her şey teknik direktör Abdullah Avcı’ya mı bırakıldı?

Eğer durum böyleyse vay Avcı’nın haline!

Hangi tarafa baksın? Hangi tarafı onarsın Abdullah Avcı?

KIRMIZI KAR YAĞAR MI?

Rıdvan Dilmen kadar olamıyorsunuz.

Adama Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansını soruyorlar ve adamın verdiği cevaba bakar mısınız, “Kırmızı kar yağarsa olur”

Sorarım sizlere böyle bir mucize gerçekleşir mi?

Yani kırmızı kar yağar mı?

Tabi ki “ilahi güç isterse”yi işin içerisine katmıyorum.

Fenerbahçeli Dilmen bunu söylüyor…

Karşısında sizler, bizler, hepimiz şu hesabı yapıyoruz, Trabzonspor kalan maçlarından 4 puan alabilir mi? Trabzonspor bundan sonra kazanır mı? Bu takım maç kazanamaz! Falan filan…

Sorarım o aklı evvellere, bugüne kadar bu kadar puanı kim aldı?

Ya da bu kadar puan farkını kim yaptı?

Bırakın hesap kitap yapmayı bir tarafa…

38 yıl sonra yakalanan şampiyonluğun tadını çıkarmaya bakın…

Ha bir hafta önce şampiyonluğu ilan etmişler, ha bir hafta sonra…

Ne fark edecek ki?

Şampiyonluk bir hafta önce ilan edilse, Trabzonspor’a iki şampiyonluk kupası mı verilecek?

Lütfen bırakın böyle küçük hesap yapmayı!

DOĞRU BİR KARARDI

Derler ki Karagümrükspor maçında Abdullah Avcı’nın Cornelius’u çıkarması büyük hataydı!

Ben de bunu söyleyenlere derim ki, Cornelius’un çıkması neden hataydı?

Bu kez derler ki, maçın ikinci yarısında Trabzonspor o kadar rakip kale sahası içerisine hava topu getirmesine rağmen başarılı olmadı. Cornelius olsaydı o toplarda başarılı olup gol bile atardı...

Ben de böyle düşünenlere derim ki, Cornelius oyunda kaldığı süre içerisinde takımı adına ne yaptı?

Bu bir…

İki ….

Maçın ikinci yarısı oyun doldur boşalta dönünce Karagümrük’ün hava sahasında top gözükmeye başladı.

Yani Cornelius ile işin hiç mi hiç alakası yok.

Yani o hava toplarının sistem ile de alakası hiç yok.

Zira Trabzonspor sistemsiz oynadığı için oyun doldur boşalta dönüverdi.

Ve bana göre Abdullah Avcı’nın Cornelius’u oyundan alması doğru bir karardı.

Ve bana göre Abdullah Avcı’nın Cornelius ile başlaması hata olmaktadır.

Mesela hücum hattını Nwakaeme, Djaniny ve Visca ile kurmalıydı.

Açık seçik yazıyorum, Cornelius bu takımın oyuncusu değil ve olmamalıdır da…

ÖYLE BİR FUTBOLCU İŞTE!

Kenarda oturtuyorsun sorun oluyor!

Oyunda tutmaya çalışıyorsun bir başka sorun oluveriyor!

Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum.

Nwakaeme asla bir sistem oyuncusu değildir.

Bundan sonra da olamaz.

Bu saatten sonra da ha Nwakaeme’yi sistemin içerisine sokup oynattın, ha deveye hendek atladın!

İnanın aralarında hiçbir fark yoktur.

Deveye hendek atlatabilirseniz o zaman işte Nwakaeme’ye sistemin içerisinde top oynatabilirsiniz!

Karagümrük maçı oyunun ikinci yarısı Nwakaeme sahada!

Maç bitene kadar ne yaptı?

Takımı adına sahaya hangi katkıyı koydu?

Ben sizlere söyleyeyim Nwakaeme’nin oyuna girdiği andan oyun bitene kadar ne yaptığını?

Oyuna girdiği andan itibaren Nwakaeme, oyunun içerisinde kalma yerine oyunun dışında kalmayı yeğledi.

Maçın tekrarını iyi izleyin… Trabzonspor orta göbekten rakip kaleye gitmeye çalışırken, Nwakaeme bu pozisyonlarda kendisini korner bayrağının oralarda, kenarda tutmaya çalıştı!

Kısacası kaçak güreşti!

Canı istiyor oynuyor istemeyince yan gelip yatıyor…

Nwakaeme böyle bir oyuncu…

Böyle bir oyuncunuz olsa ne olur olmazsa ne olur?

Ha yeri gelmişken hakkını da teslim edelim.

Bugün Trabzonspor ligde zirvedeyse Nwakaeme’nin payını bir kenara atmamak gerek.

Öyle maçlar oynadı ki, attığı attırdığı gollerle takımını ipten aldı.

O DAKİKADA NE YAPACAKLAR?

Karagümrük maçında aklımın, mantığımın almadığı bir konu daha vardı.

Maçın uzatmaları oynanıyor, kenara bakıyoruz, hoca oyuncu değişikliği yapıyordu.

Düşünebiliyor musunuz dakika doksan olmuş…

Allah aşkına hocamıza soruyorum, o dakikada oyuna giren koita ve kuassi, baştan aşağıya hep futbolcu olsalar, o dakikadan sonra takımına ne gibi katkı yaparlar?

Merak ediyorum Abdullah hoca bu gibi oyuncu değişikliklerini yaparken nasıl bir ruh hali yaşıyor?

Zaman çalmak veya skoru korumak için bu dakikalarda yapılan oyuncu değişikliklerine eyvallah diyebiliriz.

Ya maç kazanmak için hele de son dakikalarda yapılan değişiklikleri nasıl anlamlandıralım?

Yalan mı sevgili hocam?

Karagümrük maçında kaybedilen iki puan sana yazılır ve yazıldı sayın Avcı….

 

OYNASA NE OLUR OYNAMAZSA NE OLUR SANENE

Bu kadar mı düştük!

Bu kadar mı çaresiz kaldık!

Bu kadar mı derman arar duruma geldik!

Balotelli gördüğü kırmızı karttan dolayı Trabzonspor maçında oynamayacakmış!

Bundan dolayı sosyal medya kıriliy…

Yahu sen şampiyon takımsın...

Yahu sen Trabzonspor’sun…

Yahu sen ligin kralısın…

Balotelli oynasa ne olur? oynamazsa ne olur?

Sen Balotelli’nin oynayıp oynamayacağını düşüneceğine Adana Demirspor düşünsün Trabzonspor’da kimin oynayıp kimin oynamayacağını?

Neye üzülüyorum biliyor musunuz?

Şu Fenerbahçe şu Galatasaray şu Fenerbahçe taraftarları kadar olamayışımıza!!!

Adamlar ligin zirvesinden erken kopmalarına rağmen her oynadıkları maçın keyfini ayrı ayrı yaşayıp ayrı ayrı çıkartıyorlar.

Her maç, maç öncesi ve sonrası mabetlerini adeta karnaval yerine çeviriyorlar.

Ne hazindir ki bunu bile beceremiyoruz.

İşin ilginç yanı her hafta papatya falı açmakla ömür tüketiyoruz!

YANDI KETEN HELVA!

Söylendiğinde inanmak istemedim.

Duyduğumda ‘olamaz, ilk kez duyuyorum’ dedim…

Mecburen söyleneni bir kez daha teyit ettirmek zorunda kaldım.

Meğerse doğruymuş söylenen…

Karagümrük maçı sonrası futbolcuların kimisi kendi aracıyla kimisi ise kulübün otobüsüyle stat dan ayrılmış.

Bana bu konu anlatılınca tuhaf geldi!

Bizim bildiğimiz kadarıyla takım stada kendi otobüsüyle birlikte gider, maç bittikten sonra aynı otobüsle tesislere dönerdi.

Tesislere vardıktan sonrada, herkes kendi özel aracıyla kulüpten ayrılırdı.

Bugün ise tam tersi yapılmakta!

Yine de sorayım….

İsteyen kafasına göre mi takılıyor?

İsteyen kendi aracıyla mı stat dan ayrılıyor?

Yoksa bizler yanlış bilgimi aldık?

Durum kafaya göre takılmaksa “yandı keten helva” diyorum…

GELDİ KABAK AYLARI!

Mayıs ayı geliyor…

Şimdi diyeceksiniz ki mayıs ayı geliyor da ne oldu?

Şimdi diyeceksiniz ki, Size ne? Mayıs ayında kabaklarınız mı oluyor?

Vallahi mayıs ayı bizim için çok şey ifade etmiyor.

Ama Trabzonspor’un alt yapısı için çok şey ifade ediyor.

Alt yapıda çalışan hocaların sözleşmeleri sona eriyor.

Mayıs ayında alt yapıda değişim ve dönüşüm bekleniyor!

Mayıs ayında alt yapının sil baştan yeniden yazılacağı söyleniyor!

Bundan dolayı da Kınalı Kuzumu Trabzonspor’un alt yapısı için görevlendirdim.

Bakalım Kınalı Kuzum alt yapı için neler getirecek bizlere?

Peşinen söyleyeyim, ben de merak ediyorum kuzumun getireceklerini…