Bir Ramazan ayını daha geride bırakmış olmanın hüznü ve bayrama kavuşmuş olmanın heyecanını yaşıyoruz. Ramazan ayında sabrı, iradeyi, özveriyi, anlayışı tekrar tekrar yaşayabildik, hissedebildik ise ne güzel. Bunların yanı sıra Ramazan ayının en büyük kazanımlarından birinin nefis terbiyesi olduğuna inanıyorum.  Sevdiğimiz bir besinden örnek verecek olursak mesela bir dilim böreğe, bir dilim tatlıya karşı hiç irade gösteremediğimiz, hayır diye geri çeviremediğimiz zamanları düşünelim… Normal zamanda gösteremediğimiz bu iradeyi Ramazan’da kolaylıkla gösterebildik. Bu kazanımı yılın tamamına taşımak ve nasip olursa bir sonraki Ramazan’da da tekrar hatırlamak Ramazan’ın sağlık açısından güzel kazanımlarından sadece biri.

        Ramazan ayını geride bıraktık ve çok şükür bayrama ulaştık. Uzun saatler yaşanan açlıklar sonrası gereksinimimiz kadar ölçülü ve yeterli iftar ve sahurlar ile midemiz küçüldü ve iştahımız azaldı. Bu kazanımı korumak için Ramazan sonrasında da vücudun gereksinimi kadar besin tüketilmesi yönünde alışkanlığımızı devam ettirmeliyiz. Ramazan sonrası ilk karşılaştığımız öğün sevdiklerimizle yapacağımız bayram kahvaltısı olacak. Bu kahvaltılarda sağlıklı besinlerden yana tercihlerde bulunmalıyız. Haşlanmış ya da sahanda yumurta, 1-2 dilim peynir, 1-2 dilim tam tahıllı ekmek, biraz zeytin ya da ceviz, fındık, badem gibi sert kabuklu kuru yemişlere yer verebilir. Belki 1-2 tatlı kaşığı bal ya da mis kokulu ev yapımı reçel ile kahvaltımızı tatlandırabiliriz. Özellikle bol bol taze yeşillik yemeye özen göstermeliyiz. Bunun haricinde kızartma gibi çok yağlı besinlere, unlu hamur işlerine oldukça dikkat etmeli mümkün olduğunca tüketmemeliyiz. Bayram ziyaretlerinde çok küçük ve masum görünen çikolata, baklava gibi ikramlara oldukça dikkat etmeliyiz. Bu ikramlar boş enerji kaynağı içermektedir. Bu tarz ikramlar yerine taze meyve ya da kuru meyveler, badem, fındık, ceviz gibi sert kabuklu kuruyemişler ikram etmek çok daha güzel olacaktır. Beraberinde bayram ziyaretlerimizde şekersiz çay ve kahve sohbetlerimizi tatlandırabilir. Sonrasında hafif bir akşam yemeği ile günü sonlandırabiliriz.

        Bayram sofralarında yediklerimizden değil, sevdiklerimizle bir arada olmaktan mutluluk duymak gerekir. Bu vesileyle “şekersiz” sıcak çayları yudumladığımız, hoş sohbetler ettiğimiz, sevinçlerimizi paylaştığımız, özlem duyduğumuz sevdiklerimizle dolu kalabalık bir masada; bayram kahvaltıları geçirmeyi bir an önce temenni eder; herkesin Ramazan Bayramı’nı kutlarım.