Saadet Partisi İl Başkanı Cevat Kurt’un, TİSKİ Genel Müdürünün makamında uğradığı mobbing ve hakaretlerin Büyükşehir meclisindeki tartışmaları bize göre olayın yaşanması kadar vahimdir. AK Parti’nin gönül belediyeciliği diyerek başlattığı süreçte “mobbing belediyeciliğini” neredeyse makul sayacak ve bu anlayışa mazeretler üreten bir yönetim ve meclisle karşı karşıyayız. Sorunun kaynağı bize göre Belediye Başkanının siyaset aklından uzak yönetim anlayışıdır. Bir belediye başkanı düşünün emrindeki genel müdür, yine emrinde çalışan bir işçinin il başkanı olarak verdiği basın açıklaması karşısında o işçiyi makamına davet ediyor. Yasalar çerçevesinde yaptığı açıklamanın hesabını soruyor!.. Ama bizim Başkan “Başkan olarak çağırmadı. İşçi olarak çağırdı.” diyor. Yani işçiye mobbingi reva görüyor. O zaman Sayın Başkana hatırlatmak gerekmez mi? Madem belediye başkanı sizsiniz.. Ve partinizin zafiyete uğramasını istemezsiniz!.. O halde il başkanını makamınıza çağırıp siz konuşsaydınız. Yoksa gururunuz el vermedi mi?

Başkan Zorluoğlu, mecliste adaleti değil, Genel Müdürünü savunuyor!.. “Mobbinge dair belge, bilgi, tanık veya görüntü yok” diyor. Ardından devam ediyor. “Şikâyet bile etmedi” diyor. Kurt’un basın açıklamasındaki söylemlerini şikâyet kabul etmiyor. Bizim Başkanın şikâyetten anladığı önüne gelecek olan dilekçe... Tekrar başa dönüyoruz. Siyaset aklından uzak olan bürokrasi ne yazık ki böyle yönetiyor.

Başkan Zorluoğlu, “Cevat Kurt, bizim işçimiz. Genel müdür tarafından çağrıldığında İl başkanı gibi karşılanmayı beklememeli.” diyor. Elbette doğru söylüyor. Kimse tören beklemedi. Kimse genel müdürün dış kapıya çıkmasını da istemedi. Sadece saygı içinde ve adam gibi karşılamalıydı. İl başkanı gibi karşılamasın ancak çağırma nedeni, il başkanlığı sıfatıyla yaptığı açıklama alakalı olduğunu göz ardı etmeyip kapıda da 45 dakika bekletmesin. İçerde “ayakta duracaksın, oturmayacaksın” demesin. Gönderirken “çık dışarı” deyip kapıyı göstermesin.

Başkan Zorluoğlu, “Bize şikâyet olması halinde her türlü soruşturmayı yaparız” diyor. Biz sizin yaptığınız soruşturmaları, verdiğiniz kararları da biliyoruz Sayın Başkan!.. Siz, çalışanınız olmayan bir adamın Genel Müdürünüze karşı yaptığı bir eylemin hesabını, çalışanınızdan soran bir Başkansınız. (Berrin Soytürk vakası) Siz, “belediyenin kör kuruşunun bile hesabını sorarım” diyerek sabaha karşı trafik kazası yapıp pert olan araçtan kaçan personelinizle ilgili soruşturmayı örten bir Başkansınız. O araçta kimler vardı? Sadece erkek mi vardı? Hangi müdürleriniz vardı? Hepsi saklı kaldı. Ve siz kamuoyuna “kimse merak etmesin bu olay örtülmeyecek” taahhüdünüze rağmen o olayı aydınlatmadınız!.. En azından kamuoyundan sakladınız.

Başkan Zorluoğlu, SP İl Başkanı Kurt’a, daha önceki yönetim tarafından da beyanatından dolayı ceza verildiğini hatırlatarak aynı yolu örnek gösteriyor. İki gerçeği hatırlatalım. Önceki ceza yargıdan usulden ötürü döndü. Öyle görünüyor ki siz de ceza vereceksiniz. Cezanız yargıdan kesinlikle dönecektir. Zira Cevat Kurt, hukuki hakkını kullandı. İkincisi Gümrükçüoğlu’nun verdiği ceza bir zulümdü. Zulüm örnek alınmaz. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, yaptıklarıyla neredeyse şehirde “istenmeyen adam” ilan edilecekti. Zulüm ile abat olunmaz Sayın Başkan… Atalarımız  “Zulüm ile abat olduğunu sananın sonu berbat olur” demiştir. Unutmayınız!..

Başkan Zorluoğlu, CHP ve İYİ Parti milletvekillerinin açıklamalarına da tepki göstermiş. Üstelik milletvekillerine bir de akıl vermiş. “İl Başkanı da olsa kurumu eleştiremez” demiş. Dikkat ediniz.. Bunları söyleyen Valilik yapmış, yasaları çok iyi bilen bir belediye başkanı. Yasanın Saadet Partisi İl Başkanına verdiği hakkı kendisine dokunuyor diye kabul etmiyor. Hâlbuki yasalar zaten zayıf olanın hakkını korumak için vardır. Zorluoğlu neredeyse Saadet Partisi İl Başkanının istifasını veya özür dilemesini isteyecek. Bir eksiği bu kaldı. Ey Adalet neredesin!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.