Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanı Burak Turhan gündeme dair eleştirilerde bulundu

Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanlığı toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanı Burak Turhan, bazı konularda eleştirilerde bulundu. Başkan Turan, "Hepimizin malumu ülkemiz çok zor günlerden geçiyor. Ekonomik kriz, küçük bir azınlık hariç, toplumun büyük kesimini perişan etti. Bugün yaşadığımız ekonomik kriz, aslında siyasi bir krizin, yönetimsel bir krizin sonucudur. Bu krizin sorumlusu ise tarihsel tecrübemizi ve geleneklerimizi yok sayarak bilim ve akıl dışı politikalar izleyen AK Parti iktidarıdır. İktidara göre enflasyon yüzde 60-70, ama bağımsız araştırma kuruluşlarına göre yüzde 160’ları geçti. Bazı ürün ve hizmetlerde ise yüzde 300’leri geçti. Döviz ve altın almış başını gidiyor. Akaryakıta, elektriğe, doğalgaza son birkaç yılda yapılan zamlar yüzde 200’leri, 300’leri buldu. Bu kalemlere zam yapılması demek iğneden ipliğe her şeye zam yapılması demektir. Bu tablonun ihracatı artırma stratejisiyle ilgisi yoktur, bu tablo Türkiye’nin yönetilmediğini, iktidar eliyle piyasaya teslim edildiğini göstermektedir. AK Parti’nin siyaset ve ekonomi anlayışı, güçlü kesimleri koruyan, kollayan, bunları kamunun kaynak ve imkânlarından yararlandıran bir anlayıştır. Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati birkaç gün önce bunu açık bir şekilde itiraf etmiştir. AK Parti’nin duruşu, haktan ve adaletten yana bir duruş değildir, güçten yana bir duruştur. Güçlüysen yaşarsın, güçsüzsen ezilirsin, yok olursun, anlayışıdır. İktidarın uyguladığı ve Bakan Nebati’nin açıkladığı bu politikanın başka bir izahı yoktur."

AK PARTİ EN ÇOK MİLLİYETÇİ VE MUHAFAZAKÂR KESİME ZARAR VERMEKTEDİR

Başkan Turhan sözlerine şöyle devam etti: "Bir konuya dikkatinizi çekmek isterim. AK Parti iktidarına milliyetçi ve muhafazakar vatandaşlarımız oy vermiştir, ama AKP-MHP koalisyonunun politikaları, en çok da milliyetçi ve muhafazakar kesimleri ezmektedir.

Buradan kendilerini milliyetçi ve muhafazakar olarak tanımlayan vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Bu nasıl iş, siz destek veriyorsunuz ama eziliyorsunuz. Sizin milli ve manevi duygularınızı sömürerek oylarınızı alan ve işbaşına gelenler, 7 sülalesini kurtarırken, sizin çocuklarınıza borç ve sıkıntıdan başka bir şey bırakmıyorlar! Çocuklarınızın geleceğini bu insanlara neden teslim ediyorsunuz? Gerçeği görmek için daha ne kadar ezileceksiniz?

Sabahtan akşama kadar çalıştığı halde ailesinin rızkını temin edemeyen babaların, ‘Bugün ne pişireceğim?’ diye kara kara düşünen annelerin ve yatağa aç giren çocukların ahını alanlar iflah olmazlar! Çünkü mazlumun, garibanın feryadı, Allah’a doğrudan ulaşır.

TÜRKİYE BU KRİZDEN ANCAK SEÇİMLE ÇIKABİLİR

Ülkenin bu durumdan kurtuluşu ancak seçimle, iktidar değişikliği ile mümkündür. Çünkü bu iktidarın sorunları çözme kapasitesi kalmamıştır. AK Parti’nin görev başında kaldığı her günün maliyeti bir önceki günden daha ağır olmaktadır. İnsanımız her yeni günde, dünü arar hale gelmiştir!

Bu yaşananları küresel krize bağlayanlara soruyorum, neden herkes krizden aynı şekilde etkilenmiyor? Neden birileri fakirleşirken birileri zenginleşiyor? Birileri çatlayana kadar yerken, sofrasındaki ekmeği her geçen gün küçülen milyonlarca insana küresel kriz masallarını anlatamazsınız. İnsanlar her geçen gün gerçeği daha iyi görmektedir. Bütün problemin sorumlusunun AK Parti iktidarı olduğu artık net olarak anlaşılmıştır.

Sürekli millet ve halk edebiyatı yapan AK Partililere sesleniyorum, madem kendinizden bu kadar eminsiniz, hadi getirin sandığı milletin önüne. Eğer millet sizi tercih ederse,  “Halkımız böyle istiyor” diyerek sonucu kabul ederiz.

AK Parti seçimden kaçabildiği kadar kaçmaktadır, çünkü bugün yapılacak bir seçimin kendileri açısından hezimetle sonuçlanacağını çok iyi biliyorlar.

SAADET PARTİSİ MİLLETİMİZİN UMUDU OLMAYI SÜRDÜRECEKTİR

Saadet Partisi, Millet İttifakının en önemli bileşenlerinden biridir ve izlediği yapıcı ve uyumlu politikayla taraflı tarafsız halkımızın takdirini kazanmaktadır. Bizim amacımız hakkı üstün tutmak, adaletten yana olmaktır.

Selahaddin Çebi, AİHM’in Osman Kavala kararına sert tepki gösterdi Selahaddin Çebi, AİHM’in Osman Kavala kararına sert tepki gösterdi

Biz rant ve spekülasyonu değil üretimi önceleyen bir partiyiz. Biz istihdamı, herkesin bir işi olmasını, herkesin insanca yaşamasına yetecek bir gelir elde etmesini ve yine herkesin özgürce yaşamasını savunan bir siyasi partiyiz.

Aynı anlayışla siyaset yapmayı, halkımıza umut olmayı sürdüreceğiz.

AK PARTİ TRABZON’A İSTİHDAM VE ÜRETİME DÖNÜK YATIRIM YAPMADI

AK Parti iktidarları 20 yılda Trabzon’a istihdam ve üretimi doğrudan artıracak hemen hiçbir yatırım yapmadı. Oysa hatırlayınız tersane yapılacak 5000 kişi istihdam edilecekti, lojistik merkez yapılacak yüzlerce insan istihdam edilecekti, belediye başkan adayları seçimlerde 3000-5000 kişilik iş vaatlerinde bulunuyordu. Her seçimde lojistik merkez, demiryolu, güney çevre yolu, raylı sistem gibi bir sürü vaadi, ısıtıp ısıtıp halkın önüne koyuyorlar, iş vaatlerinde bulunuyorlar. Hani nerede bu istihdam alanları?

AK PARTİ BELEDİYELERİ İFLAS ETMİŞTİR

Genelde iflas eden iktidar, yerelde de iflas etmiştir.

Bugün itibarıyla Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Ortahisar Belediyesi, arkalarına iktidar desteğini almalarına rağmen başarısızdır. Bu belediyeler kötü yönetilmektedir, bu kötü yönetimin göstergesi ise mali tablolardır.

Büyükşehir Belediyesinin bütçesi 1,8 milyar TL, borcu ise 512 milyon TL’dir. TİSKİ’nin bütçesi 630 milyon, borcu ise 392 milyon TL’dir

Ortahisar Belediyesinin de 250 milyonluk bütçesine karşılık 185 Milyon TL borcu vardır. Bu tabloya göre, her iki belediye de iflas etmiş durumdadır.

Her iki belediyeyi bu hale getiren sebep ise iş bilmez yönetimlerdir. Kamunun, milletin malını kullanırken, parasını harcarken kendi parasını harcadığı gibi titiz olmadıkları için bu sonuç ortaya çıkmıştır. Nasılsa kendi paraları değil, harca gitsin!

Bu kadar bütçelerle, bu kadar personelle yapılanlara bakıyorsunuz, ortada hizmet namına çok fazla bir şey yok. Yollardan kaldırımlara, üst yapıdan alt yapıya şehir harabeye dönüşmüş durumda. Başkanlar ise proje fotoğraflarıyla poz vermekten başka bir iş yapmıyor.

MÜLKLERİ SATARAK, BORÇLANARAK BU ÇARKI DÖNDÜREMEZSİNİZ

Belediyelerin mülklerini satarak, yüksek faizlerle borçlanarak bu tablo sürdürülemez. Satılan mülkler halkın malıdır, yapılan borçlanmalar da Trabzon halkının gelecekteki refahının azalması demektir.

Bu iki belediyenin iflas etmesinin en önemli sebeplerinden biri de israftır. Her iki belediye de büyük bir israf içindedir.

İnşallah önümüzdeki ilk yerel seçimde Trabzon ve Ortahisar, halkımızın yüzünü güldürecek yönetimlere kavuşacaktır."