Nereden nereye?

Türkiye’de 2015 yılında en yaşanabilir şehir sıralamasında birinciyken şu an 10.ncu sıraya geriledi Trabzon’umuz.

Trabzon’un 10.sıraya gerilemesi kimin sucudur?

Herhalde simitçi Ali Haydar’ın değil.

Boyacı Ahmet’in hiç değil.

Pazarcı Abdulmuttalip’in ise hiç mi hiç değil…

Sahi kimin sucu?

Ey gidi Trabzon’um bu gidişle…

Böyle yönetilişle…

Bakalım daha hangi sıralamaya doğru gerileyecek!

İyi ki Trabzonspor var.

İyi ki Trabzonspor şu sıralar başarılı ve o nedenle çok fazla bir şey de göz önüne gelmiyor.

 

 

YER YANLIŞ DA DİNLEYEN KİM?

 

Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Gürol Ustaömeroğlu, yaptığı açıklamada Beşirli Tenis Kortlarının yanında yapılan Kadın Eğitim ve Kültür Merkezinin yerinin yanlış olduğunu söyledi.

O yerinin yanlış olduğunu biz henüz o yere kazma vurulmadan önce defalarca yazıp çizmiştik.

O alanın Beşirli halkı için nefes alacak bir yer olduğunu, o nedenle orada olan yeşilin ve ağaçların korunması gerektiğini de vurgulamıştık.

Hatta böyle bir yapının başka bir yere yapılmasının daha doğru olacağına, yazdığımız yazının satırlarında değinmiştik.

Her zaman olduğu gibi ne yazık ki evet ne yazık ki;

Yazdıklarımızı okuyan…

Söylediklerimizi duyan maalesef olmadı!!!

Ben şimdi başkan Gürol Ustaömeroğlu’nun söylediklerini de duyanın olmayacağını iyi biliyorum.

Çünkü Trabzon’da Büyükşehir belediyesinde işleyiş böyle…

Yönetenin kulakları gelen olumlu veya olumsuz tüm eleştirilere kapalı…

Yöneten açıkçası diyor ki “Ben ortak akıl nedir bilmem, ben o odanın görüşü böyleymiş ona hiç bakmam, ben şehir böyle istiyormuş onu ise hiç tınlamam, ben ne dersem, ben nasıl istersem öyle olacak” modunda olunca…

Ortaya çıkanda bu oluyor.

Hani ya Levent Kırca diyordu ya “Tam yerine rast geldi, manzara koyduk”

Büyükşehir Belediyesinin düşüncesiyle birlikte işleyişi, yerine geldiği an manzara koymak gibi…

 

 

SIVA VEYA BADANA İŞÇİSİ Mİ?

 

Hiç döşenmese daha iyiydi…

Döşendi de ne oldu?

Neymiş efendim Arnavut Kaldırım taşıyla yollar tekrar döşenmeseymiş, şehrin tarihi dokusu bozulur mu?

Ahan da döşendi…

Döşenen yerleri gezip gördünüz mü?

Bizler gördük, eskisinden daha kötü olduğu muhakkak….

İşçilik derseniz sıfır…

Döşenen yerlere bakıyoruz ne göze hoş gelen bir görüntü görüyoruz, ne de kaldırım taşının yola dolayısıyla şehre getirdiği estetiği görmekteyiz.

O taşları döşemeleri için merakımız o ustaları nereden bulup getirmişler acaba?

Bu taşları şehir merkezine döşeyenler olsa olsa “ya sıva ustaları olur ya da badanacı…”

Tarihi doku derken, şehrin dokusunun içine edildiğini de bilesiniz…

Yazık günahtır ya!

 

 

ÇİMEN TERS DÜZ ETMİŞ

 

Bir şehir bu kadar mı değişimi yaşar?

Adeta şehir ters düz edilmiş…

Dokunmadık yer bırakılmamış…

Hala da dokunulmaya devam ediliyor.

Kısacası Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen Gümüşhane’yi sil baştan yapıp, süper bir butik şehir haline getirmiş.

Alkışlıyoruz Ercan başkanı…

Cuma günü Gümüşhane de 6-7 saatimi geçirdim.

Şehirde bu kadar vakit geçirmemin bir sebebi de şehri baştan aşağıya gezmekti…

İyi ki de gezmişim…

O kadar güzel şeyler yapılmış ki, Gümüşhane’ye…

O kadar güzel hizmetler getirilmiş ki…

Bir alkış daha Ercan başkana….

Tabiri caizse gecesini gündüzüne katarak çalışıyor.

Hem de Var gücüyle çalışıyor.

Ayrıca Gümüşhane’ye yatırım almak için Ankara’da çalmadık kapı bırakmıyor.

Eğer ki yerel yönetimlerden sorumlu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, bir belediye başkanına birincilik verecekse…

En çalışkan belediye başkanı seçecekse…

En başarılı belediye başkanını açıklayacaksa…

İşte Ercan Çimen Gümüşhane’de…

Her birinciliği anasının ak sütü kadar hak ediyor…

Başarı ve birincilik arayanlara duyurulur, Kendilerine zahmet olmazsa bir şehrin kısa sürede nasıl dönüşüm ve değişim yaşadığını Gümüşhane’ye giderek görsünler.

Çokça alkış Ercan Çimen başkana…

 

NELER KATIYOR NELER

 

Trabzonspor şehre sadece marka değer katmıyor.

Trabzonspor şehre sadece hava da getirmiyor.

Trabzonspor şehre sadece heyecan aksiyon da getirmiyor.

Trabzonspor şehre bereket de getiriyor.

Adana Demirspor maçı önce şehir oldukça hareketliydi.

Trabzon’a yakın çevre iller dahil, ta Avrupa’dan ve Türkiye’nin her yerinden çokça gelenler de oldu maç için…

Yani Trabzon, Trabzonspor’un şampiyon olduğu o dönemlerin hareketliliği ve bereketliliğini yaşıyor bu günlerde…

Bütün oteller, restoranlar, köfteciler, lokantalar kafeler tıka basa Trabzon dışından gelenlerle doluydu…

Dünyada var mıdır acaba böyle bir eşi benzeri olan bir takım, düşünebiliyor musunuz o takım bir şehrin kaderine, yaşantısına, ekonomisine, işine aşına ve siyasetine her şeyine damgasını vuruyor.

O nedenle Trabzonspor’u sahiplenmek herkesin birinci görevi olması gerekmektedir.

 

EN SESSİZ GENEL KURUL

 

Son yılların en sessiz en katılımsız bir genel kurulunu yaşadı Trabzonspor.

Kimseden çıt çıkmadı.

Kimseden eleştiri gelmedi.

Kimse konuşma yapmak için söz almadı.

Sadece Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile eski Gençlik Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay söz alıp konuşma yaptılar.

İki konuşmacı da birlik beraberlikten ve başarıdan bahsettiler…

Genç ve Atalay, konuşmalarında Trabzonspor’un dolayısıyla yönetim kurulunun yanında olduklarını herkesin de yönetim kurulana destek vermelerini istediler…

Kimse kalkıp da ‘Trabzonspor’un şu kadar borcu var, bu nasıl ödenecek, bu işin sonu nereye gidecek?

Böyle borçla birlikte Trabzonspor batağa gider demedi… Daha doğrusu diyemedi.

Nasıl desinler ki?

Ortada büyük bir başarı var.

Ortada genel kurula giden tek bir liste var.

Devam ediyoruz…

Kimse kalkıp da şampiyon olsak ne olacak? Borç mu bitecek? Şampiyonluk Trabzonspor’u kurtaracak mı? Neden burada gerçekler konuşulmuyor diye de bir soru soramadı. Ya da sormaya cesaret edemedi.

Nasıl cesaret edip sorabilsin ki?

Trabzonspor en yakın rakibine 13 puan fark etmiş.

Hadi gelinde siz sorun.

Devam ediyoruz…

Kimse kalkıp da Alınıp oynamayan oyuncular için neden alındılar? Yada sakat alınan yada yaşlı oyuncularla ilgili bir iki kelime edip neden tercih edildiklerini diyemediler?

Nasıl deyi versin ki?

Hadi gelinde sizler deyiverin!

Acayip bir genel kurul yaşadı Trabzonspor!

Genel kurulda, ne sorgu vardı nede sual?

Oy kullanacak delegenin 1152 si genel kurul salonuna gelerek oylarını kullandılar.

Böyle bir rakam ister istemez kafalarda soru işaretleri bıraktı!

Öyle ya, 9953 delegeden, 1152 delege genel kurula katıldı…

Yani 8801 delege genel kurula katılıp oy kullanmadı…
Dedim ya sorgusuz sualsiz bir genel kurul geçirdi Trabzonspor.

İnşallah sonu hayırlı olur…

 

GEÇER AKÇE SONUÇ

 

Şanslı başkandır Ağaoğlu!!!

Neden derseniz?

Bu kadar hata yapmasına karşın…

Bu kadar yanlış transferlerin içerisinde olmasına rağmen…

Bu kadar tercih hataları yapıp ağır eleştiriler almasına rağmen…

Her şey istediği ve arzuladığı gibi yolunda gitmektedir Ahmet Ağaoğlu’nun

Belki kendisi de böyle bir başarı beklemiyordu kurulan bu yeni kadrodan!

Vallahi buna futbol şansı mı diyelim…

Hoca faktörümü diyelim…

Nwakaeme’nin yeteneğini mi söyleyelim…

Uğurcan’ın kalesinde devleşmesini yazalım…

Ne yazarsak yazalım?

Ne söylersek söyleyelim?

Ne dersek diyelim?

Bir gerçek var o da Trabzonspor’un kazanıp rakiplerine şampiyonluk yarışında önemli puan farkı atmasıdır.

Trabzonspor kazanınca başkan da başarılıdır, yönetim de…

Daha kimler mi başarılı?
Elbette ki başarı yüzdesinin yüzde doksan dokuzu teknik heyet ve futbolcularındır.

Sonuca etken eden taraf teknik heyet ve futbolcular olduğu için başarı yüzdesinin çoğu onlara yazılır.

Demek ki futbolun geçer akçesi saha sonucudur…

Yani skorboarddaki rakam senin lehine olmak zorundadır.

Yoksa futbolun dünü yoktur…

Dün başarılıydım.

Dün 15 puan fark atmıştım.

İnanın bu söylemlerin hiçbir önemi olmuyordur.

Şu anki skorboard Ahmet Ağaoğlu ve yönetimin lehinedir.

Dolasıyla da başarılıdırlar!

 

 

ARİF SİS GERİ DÖNDÜ

 

Yıllar sonra tribünlere döndü…

Ama pir döndü ve süper döndü…

96 Yılında kaçan şampiyonluktan sonra o dönemin tribün liderlerinden Yalnız Kurt Arif Sis maçlara gitmeyi bir tarafa bırakın stadın olduğu yoldan geçmiyordu!

Bu sezon Trabzonspor’un yakaladığı başarı ve çok sevdiği arkadaş grubunun kendisine yaptığı baskılar sonucuna daha fazla karşı koyamayınca, Arif Sis iki hafta önce kendisini Gaziantepspor maçıyla birlikte Medical park stadının tribünlerinde buldu.

Sis sahalara öyle bir dönüş yaptı ki, Akyazı Medical Park Stadı’na dönüşüyle birlikte müthiş tat getirdi…

Akyazı Medical Park Stadyumu’na renk getirdi.

Akyazı Medical Park Stadyumuna heyecan kattı.

Akyazı Medical Park Stadına coşkunun yanında duyguyu getirdi…

Açıkçası Arif Sisin dönüşü muhteşem oldu.

Her atılan golden sonra tribünde oynadığı kol bastı oyunuyla sosyal medyanın fenomeni oldu.

İyi ki sahalara dönmüş.

İyi ki eski günlerini tribünlerde yadetmeye başlamış.

96 yılında buruk ve üzgün ayrılıp bir daha gitmediği statlara inşallah bu sezon Akyazı Stadı’nda yaşanacak şampiyonluk coşkusuyla o 96’da yaşadığı sendromdan da kurtulmuş olacak…

Futbol sevgimize tekrar renk heyecan, coşku getirdiği için sevgili Arif Sis’e bütün Trabzonsporlular adına teşekkür ediyorum.

İyi ki varsın Arif kardeşim.

İyi ki Trabzonlu ve Trabzonsporlusun.

Şu yaşanan sıkıntılı süreçte herkesin neşe ve moral kaynağı olduğun için sana bir kez daha teşekkür ediyorum…