AK Parti’nin içinde AKP’li Milletvekili Muhammet Balta, partisinin dünkü Daraltılmış İl Divan Toplantısında ismimizi de vererek bizi yine hedef yapmış. Basın dışarı çıkarıldığı için bize yönelik kullandığı yalan ve iftira sözlerinin ayrıntılarına ulaşamadık. Ancak toplantıda bulunan 7-8 partili arkadaştan Balta’nın konuşmasını bölüm bölüm toparladık.

Balta’nın günebakış’a olan kin ve nefretinin farkındayız. ANAP döneminden beri tanıdığımız ve AK Parti gemisine son anda atlayan Muhammet Balta ve onun gibilerle yıldızımız hiç barışmadı. Ne İl Başkanlığında, ne Milletvekilliğinde ne de Bakan Yardımcılığında. Bize göre samimi değildi. Kendisini hiç önemsemedik ve önemsemiyoruz ve yayınımızı bu çizgide sürdürüyoruz. Çünkü kendisini bu kentin de önemsemediğini biliyoruz. Bize karşı öfkesinin temeli de bu! Bulunduğu yere hakkıyla ve AK Parti davasına inanarak değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın tavassutuyla geldiğini ve arkasında hiçbir iz bırakmadan 1-1.5 yıl sonra silinip gideceğini düşünüyoruz.

Bize göre söylemi de, gülmesi de, sarılması da ve partililiği de hiç samimi olmadı. Zaten onun içindir ki Tayyip Bey’in tam desteğine rağmen İl Başkanı bile seçilemedi. Onun içindir ki; bugün toplumdaki karşılığı yüzde 3’lerde seyrediyor.

Gelelim ismimizi de vererek bizim için söylediklerine…

1- “Türkiye’de CHP, Trabzon’da günebakış gazetesi fitne odağıdır.”

2-“Bu gazetenin sahibi her zaman şehri yönetmek istemiştir. Yönetemeyince de yönetemediklerine düşman kesilmiştir.”

3-“Bu gazetenin sahibi çıkarcı bir kişidir. Ahlaki değerleri çıkarlarına bağlıdır. Çıkarları doğrultusunda hareket eder. Murat Başkan’dan 200 bin lira kitap parası istemiştir ve vermeyince de düşman kesilmiştir.”

4-“Bugün 12 Eylül Darbesi’nin 41. yıldönümüdür. Biz 12 Eylülleri 28 Şubatları atlatarak buralara geldik.”

5-“Türkiye Ombudsmanı Şeref Malkoç Ağabeyimizin bu gazetenin sahibi Ali Öztürk’ü yanına alıp Arnavutluk’a ve Kosova’ya gitmesi beni çok üzmüştür.”

6-“Ali Öztürk, Kemalettin Göktaş’la da kavga etti. Başka AK Partililerle de kavga etti. Bu adam partimizin düşmanı ve fitnenin odağıdır.”

7-“Ali Öztürk ve günebakış’a karşı yalnızca ben mücadele etmemeliyim. Tüm teşkilat olarak mücadele etmeliyiz…”

***

7-8 partili arkadaştan derlediğimiz ve satır başlarına sıkıştırdığımız Balta’nın yalan ve iftiralarına şimdi cevap vereceğiz.

1-Fitne demek normalde başarılı bir hayata çomak sokmaktır. Haksızlıkları savunmaktır. Samimi olmamaktır. Bir anlamda münafıklık yapmaktır. Allah’a şükürler olsun ki 7 yaşından bu yana aldığımız aile terbiyesi başta olmak üzere eğitimimiz ve bu birikimimizle verdiğimiz mücadele hep aynı çizgide ve Allah rızası için olmuştur. Hatalarımız, eksiklerimiz elbette olabilir. Ama hiç zik-zak yapmadık. Balta gibi değişik kapılarda istikbal aramadık. Bugün de haksızlıkların, yolsuzlukların ve hırsızlıkların karşısındayız. Bize uzatılan hiçbir çıkara boyun eğmedik, hiçbir çıkarın peşine düşmedik. Dün Balta ANAP’ta iken ilkelerimiz için nasıl bir mücadele veriyor idiysek aynı mücadeleden hiç sapmadık. Mücadelemizin sadece hedefine ilaveler yaptık. Dün 28 Şubatçılar, Ergenekoncular, Allah ve Peygamber düşmanları ile mücadele ediyorduk. Buna şimdi de AK Parti içine yığılmış çıkarcılar, koltukçular ve samimiyetsiz AKP’liler eklendi. Yani fitnecileri ifşa etmek de yine bize düştü. Davamızın gönül bekçiliğini yapmaya devam ediyoruz.  Peki sen Muhammet Balta!.. Sen AK Parti’de ne yapıyorsun?

2-Bu gazetenin sahibi bu şehri yönetmek istiyor sözü bir iftiradır. Balta, söyleyecek bir söz bulamadığı için bu iftirayı atıyor. AK Parti’de İl Başkanı oldu, sonra Vekil oldu, sonra Bakan Yardımcısı oldu. Bir günden bir güne kapısını çalıp iş mi istedik ya da yönetici mi tavsiye ettik?

Trabzon bugün tarihinin en ciddi yönetim zafiyetini yaşıyor. Siyaset dibe vurmuş. AK Parti’nin birinci sırası yüzde 3’lerde dolaşıyor. Yüzde 65 ile seçilen Büyükşehir yüzde 30’lara indi. Trabzon, tarihinin en büyük çevre sorunlarını yaşıyor. Katı Atık insanları göçe zorluyor. Taş ocağı isyanları, tehditle susturulmak isteniyor. Şehrin sahillerinde pis kokudan yürünmüyor. Hepsinden öte hiçbir çözüm üretilemiyor. Belediyenin paraları Hz. Adem Aleyhisselam’a, Tayyip Erdoğan’a, Emine Erdoğan’a hakaret eden isim ve şirketlere gidiyor. Balta bunlara da hiçbir şey demiyor. Yazdığımız için bize fitneci diyor. Niye susuyorsun ey Balta! Beni değil ama seni hangi çıkar susturuyor? Şehrin yönetilemediğini yazdığımız için mi şehri yönetmek istiyoruz? Yoka sizin bu şehri ne kadar güzel yönettiğinizi mi yazmalıyız? Yoksa gazetelere verdiğiniz paraları bizim de alıp, susup öyle mi makbul gazeteci olmalıyız?

3-“Bu gazetenin sahibi, çıkar ilişkilerini esas alan ahlaksız bir adamdır” diyorsun.  Ey Muhammet Balta, kim çıkar ilişkilerini esas alıp susuyorsa ahlaksız odur. Bu gazetenin sahibine ahlakı anlatacak en son adamlardan birisin. Seni zaten mahkemeye verdiğimiz için daha fazla yazmayacağım. Gelelim en büyük yalanınıza… Murat Zorluoğlu ile senin yalanına… Ben, Murat Zorluoğlu’ndan 200 bin lira kitap parası istemedim. Murat Zorluoğlu’nu lianlaşmaya davet ediyorum. Lianlaşmanın ne demek olduğunu Zorluoğlu ile ikiniz oturun ve öğrenin. İki mümin arasında yalan üzerinde bir iddia varsa lianlaşmaları tavsiye ediliyor. Murat Zorluoğlu da mümin olduğuna inanıyorsa onu lianlaşmaya davet ediyorum. İşte şimdi ben ilan ediyor ve diyorum ki; Murat Zorluğlu’na 8-10 bin lira değerinde kitap satmak istedim. Kendisinden ne 15 bin lira, ne 25 bin lira, ne 50 bin lira, ne 100 bin lira, ne 150 bin lira, ne de 200 bin lira asla istemedim. Şayet bu rakamlardan herhangi birini istemişsem ya da ilk rakam ile son rakam arasındaki bir rakamı istemişsem ve yalan söylüyorsam Allah’ın laneti üzerime olsun.  Allah’ın laneti yalan söyleyenin üzerine olsun. Murat Zorluoğlu sana 150-200 bin lira istediğimi söylediğine göre aynı şekilde lianlaşmayı kabul eder mi? Kabul ediyorsa ilan eder mi?

4- 12 Eylül Darbesi’nden- 28 Şubat mücadelesinden geldiğini söylüyorsun. Sen kim, 28 Şubat’la mücadele kim ey Balta!  Sen 28 Şubat’ta ve 28 Şubatçı bir partide sessiz sedasız siyaset yaparken bu gazetenin sahibi 28 Şubatçılara ve senin partine karşı verdiği mücadeleden ötürü Erzurum Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanıyordu. 28 Şubat ve sen… Sen Tayyip Erdoğan iktidarında tıpkı 28 Şubatçılar gibi AK Parti Belediyesine başörtülü Meclis Üyesi sokmayan adamsın. AK Parti’den belediye Meclis Üyesi seçilen ve dışarıda başını örten Avukat Saadet Çoban’a başını açtıran İl Başkan’sın. Üstelik bunu böbürlene böbürlene TV’lere çıkıp söyleyen adamsın. “Onunla pazarlık yaptım. Kazanırsa başını açacak” diyen adam sen değil misin?  28 Şubat’ta sağda solda Müslümanlara “Sizi gidi şalvarlılar sizi.  Kıvrıkoğlu size iktidar mı verir?” diyen adam sen değil misin?

5- Ali Öztürk, Türkiye Ombudsmanı Şeref Malkoç’la Arnavutluk’a gitti diye Şeref Bey’in bu tutumuna üzüldüğünü söylüyorsun. Sen kim, Şeref Malkoç kim ey Balta! Malkoç bir dava adamıdır ve dostlarını dava adamlarından seçer.  Yüreğin yetiyor idi ise bu sitemini Malkoç’a iletseydin ya!..

6-Ali Öztürk, Kemalettin Göktaş’la da, Erdoğan Bayraktar’la da, eski partindeki yol arkadaşların 28 Şubatçı Ali Kemal Başaran’la da, 28 Şubatçı Eyüp Aşık’la da, Hikmet Sami Türk’le de, Koray Aydın’la da kavga etmiş, mahkemelik olmuştur.  Bu kavgaların hiçbiri şahsi değildir. Tamamı ya Trabzon çıkarları ya ilke ve davası içindir. Ali Öztürk, senin hafızanın bile alamayacağı ilkelerinin adamıdır.  İlkelerini savunmak adına siyasetçinin kimliğine ve partisine bakmaz. Kavgası bunun içindir. Ama senin ki daha vahim. Ali Öztürk’ü hep bu saydıkların mahkemeye verdi. Seni ise Ali Öztürk mahkemeye verdi unutma.

7-“Ali Öztürk’e karşı yalnız değil hep birlikte mücadele edelim diyorsun.” Ey Muhammet Balta!.. Senin bu partide dün de bugün de hiçbir karşılığın yok. Sen bu partini tabanının İl Başkanı seçmediği adamsın. Partilileri bana karşı boykota çağıracağına her gün Tayyip Erdoğan’a sövüp sayan ve senin dost olduğun gazetelerle mücadeleye çağır. Bir kerecik de olsa samimi ol yeter. Erdoğan’la küfreden basınla kol kola girip günebakış’ı düşman ilan edeceksin.

Hadi oradan. Yoluna git!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.