ZONGULDAK (AA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, "Türkiye'nin ekonomisini 1 trilyon doların üzerine çıkarmamız lazım. Cumhuriyetimizin 100. yılında bu hedefi gerçekleştirmemiz lazım. 200 milyar dolar ihracat yapıyoruz, bunu 300 milyar dolara çıkarmamız lazım. Bunları gerçekleştirdiğimiz zaman bu adamlar ne kadar boşuna uğraştıklarını görecekler. Türkiye düşmanlarının bütün beklentileri hayal kırıklığına dönüşecek." dedi.

Temasları kapsamında kente gelen Bilgin, AK Parti Zonguldak İl Başkanlığını ziyaret etti.

Burada konuşan Bilgin, zor bir süreçten geçildiğini söyledi.

Zor dönemin birkaç sebebinin bulunduğunu, bunlardan birinin de salgın olduğunu belirten Bilgin, "Bu salgının nereye kadar uzanacağını halen bilmiyoruz. Ciddi bir tehdit olarak insanlığın önünde duruyor. Türkiye, çok şükür buna aşıyla, sağlık sistemiyle kuvvetli bir cevap verdi ama her gün yaklaşık 200 insanımızı kaybediyoruz. Bu, halen nasıl bir tehdit altında olduğumuzu gösteriyor." diye konuştu.

Bilgin, ülkeye yönelik tehditlerden bahsederek, Türkiye'nin, büyümeye devam ettiğini, enflasyon, işsizlik gibi sorunları barış ve demokrasi içinde büyüyerek çözecek bir ülke olduğunu dünyaya gösterdiğini kaydetti.

- "Türkiye bir yıldız gibi bu coğrafyada parlayacak"

Geleceğe yönelik hedeflere değinen Bilgin, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin ekonomisini 1 trilyon doların üzerine çıkarmamız lazım. Cumhuriyetimizin 100. yılında bu hedefi gerçekleştirmemiz lazım. 200 milyar dolar ihracat yapıyoruz, bunu 300 milyar dolara çıkarmamız lazım. Bunları gerçekleştirdiğimiz zaman bu adamlar ne kadar boşuna uğraştıklarını görecekler. Türkiye düşmanlarının bütün beklentileri hayal kırıklığına dönüşecek. Dolayısıyla biz bunu neyle başarıyoruz; milletimizin gücüyle başarıyoruz. Türkiye'yi iyi yöneterek, milletimizin desteğini alarak bunu gerçekleştirdiğimiz zaman Türkiye bir yıldız gibi bu coğrafyada parlayacak."

Bilgin, Türkiye'nin Çin sınırından Balkanlar'a, Balkanlar'dan Afrika'ya kadar uzanan büyük bir coğrafyanın ümidi olduğuna işaret ederek, "Türkiye güçlü olursa oradaki insanların başı dik olur." dedi.

Önlerinde çözülmesi gereken sosyal sorunlar olduğunu dile getiren Bilgin, "Bunların başında asgari ücret geliyor. Asgari ücretlinin toplumumuzda rahat nefes almasını sağlayacak, asgari ücreti sorun olmaktan çıkaracak, bir çözüm bulma çalışması içerisindeyiz. Bunda da mesafe katettik, Neticede aralık ayının ilk 15 gününde bu sorunu da çözeceğiz. Memura yönelik 3600, onu da aynı şekilde, yeni yılın ocak ayında muhtemelen o meselenin de hallolacağı bir aşamaya geldik." diye konuştu.

- "Yarına güvenle bakıyoruz"

Bilgin, sorunların olacağını fakat bu sorunları çözen ülkenin var olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Sorun her zaman olacak. İnsanın olduğu yerde meseleler olur, birikir, problemler yükselir ama onları çözme kabiliyeti olan bir devlet varsa gelecekten endişe edecek hiçbir şey yoktur. Türkiye yoluna devam edecek. Türkiye, bağımsız bir ülkenin adıdır. Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına rahmet okuyoruz, minnet duyuyoruz, şükranla anıyoruz. 100 yıl önce bir Milli Mücadele'yle batılı emperyalistleri yendiler, bugün aynı emperyalistler Türkiye'ye ve Türkiye'nin akraba topluluklarına, coğrafyasına saldırıyorlar. Bugün de olacak olanları tereddüt etmeden söyleyebiliriz. Türkiye bağımsız bir ülkenin adıdır, bin yıldır burada bayrağımız dalgalanmaktadır. Önümüzdeki bin yıllarda da bayrağımızın dalgalanacağını söylemekten hiç tereddüt etmiyoruz. Yarına güvenle bakıyoruz."

Bir gazetecinin, İYİ Partili Lütfü Türkkan'ın, Bingöl'de bir şehit yakınına küfretmesine yönelik sorusu üzerine Bilgin, şehitliğin kutsal bir kavram olduğunun altını çizerek, "Kutsallarımıza saygısızlık edenlere, o konuda duyarsız kalanlara, milletimiz gerekli cevabı verecektir. Ondan hiç endişeniz olmasın. Milletimizin kutsallarına dönük tavır alanların geçmişte millet tarafından cezalandırıldığını gösteren birçok örnek vardır. O yüzden bu konudaki duyarsızlıklarını milletimiz affetmeyecektir diye düşünüyorum." diye konuştu.

Konuşmasının ardından Bakan Bilgin, yanına gelen bir kadının, oğlunun işten çıkarıldığını ve ailesiyle sorunlar yaşadığını belirtmesi üzerine "Ben onu ailesiyle barıştıracağım. Önce işe koyacağım, ondan sonra da ailesiyle barıştıracağım." dedi.