Ayvadere HES’e karşı verdiği mücadele ile bilinen Yusuf Durmuş hakkında açılan dava reddedildi.

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yusuf Durmuş’un Trabzon’un Araklı ilçesindeki Ayvadere HES’in bölgeye zarar vereceği gerekçesiyle yaptığı açıklamalar yargıya taşındı. İlgili firma kişilik haklarına saldırı olduğu gerekçesiyle 250 bin TL’lik tazminat davası açılmasını isterken, mahkeme davayı reddetti. Durmuş, “Tarafıma suç uydurdular” diyerek çevre mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Ayvadere HES'te iptal çağrısı (1)

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yusuf Durmuş’un Trabzon’un Araklı ilçesindeki Ayvadere HES’in bölgeye zarar vereceği gerekçesiyle yaptığı açıklamalar yargıya taşındı. Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen duruşmada ilgili firmanın avukatı firmanın kişilik haklarına saldırı olduğu gerekçesiyle 250 bin TL’lik tazminat davası açılması yönünde yaptıkları başvurunun kabul edilmesini istedi. Durmuş ise firmayı hedef almasının söz konusu olmadığını, sadece HES’in bölgeye vereceği zararlara dikkat çekmeye çalıştığını ifade etti. Tarafların dinlenmesinin ardından mahkeme davayı reddetti.

Trabzon'da Maraş Caddesi’nin yeni yüzü şekilleniyor Trabzon'da Maraş Caddesi’nin yeni yüzü şekilleniyor

“BİZLERİ SİNDİRMEK İÇİN DAVA AÇIYORLAR”

250 bin liralık bir tazminat davası ile sindirilmeye çalışıldığını ifade eden Durmuş ise “Tarafıma suç uydurdular” diyerek çevre mücadelesini sürdüreceğini söyledi. Durmuş, “Köyümüze zarar veriyorlar. Karadere’deki balıkları öldürüyorlar. Canlıları öldürüyorlar. Karadere'ye beton atığı ve kimyasal atıklar döküyorlar. Resmi makamlara belgeleriyle şikayet ediyoruz. Şu ana kadar ceza verildiğine dahil tarafımıza dönüş yapılmıyor ancak bu şirketler kimden güç ve destek alıyorlar ki bir de bizleri sindirmek için dava açıyorlar. Asıl doğaya karşı, çevreye karşı suç işleyen bir şirketin ceza alması gerekiyor. Ayrıca tarafıma dava açarak toplum önünde bir akademisyeni küçük düşürmeye çalışıyorlar. Oysaki bizlerin görevi ve almış olduğum eğitim, doğaya çevreye karşı yapılan yanlışları gündeme taşımaktır. Buna karşı mücadele etmektir. Haklı olduğumuz bu mücadelede bizlere yapılanlara karşı tüm yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Şirketle ilgili resmi kurumlara derenin balıklarını öldürdüğü, doğayı katlettiğini yönelik belgelerle şikayette bulundum. Herhangi bir ceza verilmesine yönelik tarafıma bilgi verilmemiştir. Bu şirketleri kimler koruyor?” açıklamalarında bulundu.

Songül MAZLUM