Trabzonspor, Fenerbahçe maçına kadar son 7 karşılaşmasını kazandı ya, herkes sarı lacivertlileri de yeneceğini ummuştu ama, evdeki hesap çarşıya uymadı. Ancak Fenerbahçe maçındaki oyun çok eleştirildi ki yanlıştı. Trabzonspor Fenerbahçe maçından önce ne oynadı ise o maçta da aynısını oynamaya çalışmıştı. Oradaki faktör hemen herkesin hem fikir olduğu üzere en az bir net penaltısının verilmemesi idi!

Dün gündüz maçında Trabzonspor deplasmanda Kasımpaşa’yı yenerek Fenerbahçe maçını bir nebze unutturmuş oldu. Ve Galatasaray’ın önceki gece yenilmesi ile yine umutlandı. Bana göre bu umutlanma işi boş hevestir. Çünkü haftalık köşemde yazdığım gibi Trabzonspor’a bu şartlarda hiçbir şey yedirmezler! Ama olsun! Biz yine de kendimizi avutalım!

Dün Trabzonspor kazanırken nasıl oynadı? Öyle taktik, maktik saçmalıklarına girmeyeceğim. Trabzonspor kazanırken ve Fenerbahçe maçını yitirirken ne oynadı ise, dün de aynısını oynadı! Ne bir fazla, ne bir eksik… Oynamaya çalıştı. Bunda da kazandığı için haklıdır! Bu ligde nasıl kazanıldığına kimse bakmıyor. Sadece “Kazandın mı, yoksa kaybettin mi?” ona göre yorum yapıyor.

Trabzonspor’un dün tek ekstrası Abdulkadir Parmak’ın sahada yerini alması idi. Çünkü Flavio ve Baker’le aynı konumda oynayan Parmak bu iki oyuncuya göre, biraz daha kreatif bir profil çiziyor. Oyunda inisyatif alıyor, hem savunma, hem hücuma katkı veriyor. Her ne kadar fizik olarak hazır olmasa da dün bana göre takımdaki en belirgin oyunculardan biri idi. Bunun dışında forvetin sıkıntılı olduğunu haftalardır yazıyorum. Nwakaeme’deki düşüş devam ediyor. Djaniny gol atmasına rağmen hala soru işareti… Ekuban da ilk yarıda hemen hiç yoktu. Bakasetas’ı ise Trabzonspor belki daha başka düşünceler için aldı ama, ne olursa olsun, oynadığı 7 maçta attığı 4 golle skoru ve sonuca direkt etti ettiğinden hakkını vermiş oldu. Dün Berat’ı geldiğinden beri ilk kez bu kadar savruk gördüm. Belki de Abdulkadir’le ilk kez 90 dakika birlikte oynadığı için olabilir.

Sonuç olarak Trabzonspor öyle ahım şahım bir ekip değil… Sadece ligde kendisine verilen rolü oynuyor! Ama şunu tekrar ifade etmek gerekir ki Abdullah Avcı gelmeseydi bunu da başaracak gücü olmayacaktı. Bu nedenle gerçekçi olup, bir galibiyetle tekrar havalara girilmesin, derim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.