Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu Atatürk Köşkünü tarihi dokusuna uygun biçimde restore etmek istediklerini bunun için dış cephesinden pencerelerine, zemininden tavanına ve çatısına kadar köşkü bütünüyle elden geçireceklerini açıkladı. Zorluoğlu bunun için ilgili meslek odalarından, üniversitelerin uzman hocalarından ve belediyenin teknik elemanlarından oluşan bir heyet kurduklarını, çok titiz çalışma yapılarak projelendirme gerçekleştirdiklerini kaydetti. (Keşke bu işi dere yatağına yaptığı terminal olayında da yapsaydı) Zorluoğlu projenin onaylandığını ve ihale aşamasına geldiğini de sözlerine ekledi. Zorluoğlu’nun açıklamaları bu kadarla sınırlı değil. Zorluoğlu, kendinden önceki dönemde gerçekleştirilen restorasyonu da eleştirdi. Başkan Zorluoğlu, orijinal eşyaların birçoğunun zamanla, bazılarının ise yakın zamanda değiştirildiğini, aslına uygun olmadığını, dış cephe sıvalarının çatladığını, duvar boyalarının kabardığını ve mermerlerin karardığını söyledi.

Geçmiş belediye yönetimini açık biçimde eleştiren Zorluoğlu özellikle tarihi eserler konusunda vahim iddialarda bulundu. Zorluoğlu’nun geçmişi suçlamaya başlaması bize Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2017 yılında yaptığı konuşmadaki üç zarf olayını hatırlattı. Biz de bu üç zarf hikayesini Başkan Zorluoğlu’na hatırlatmak istiyoruz.

Eski sadrazamlardan biri görevi yeni sadrazama devrederken arkasında üç zarf bırakır. Eski sadrazam, yeni sadrazama görevi devrederken kapalı 3 zarf bırakır. Yeni göreve başlayan sadrazam masasının üzerinde not yazılı bir pusula ve üç kapalı zarf görür. Not kâğıdının üzerinde “Başın sıkışırsa birinci zarfı, biraz daha sıkışırsa ikinci zarfı, çok sıkışırsa da üçüncü zarfı açarsın!” yazılıdır. Yeni sadrazamın ilk yıllarında işler gayet iyi gider. Lakin bir müddet sonra halkın feryadı yükselmeye başlar... Nerdeyse her şey kötüye gitmeye başladığı, işlerin kontrolden çıktığı bir anda; aklına eski sadrazamın kendisine bıraktığı zarflar gelir. Birinci zarfı açar. Zarfta bir pusula: “Yapamayacak olsan bile sürekli vaatte bulun ve senden öncekileri kötüle!” diye yazılıdır. Sadrazam başlamış eskileri, geçmiş siyasetçileri kötülemeye ve vaatleri peşi peşine sıralamaya… Biraz rahatlar. Lakin işlerde bir düzelme yok. Sadece halk bu kötülemeler ve vaatlerle biraz avunur. Bir müddet sonra şikâyetler ve homurtular tekrar yükselmeye başlayınca ikinci zarfı açar. Zarfın içinde “Etrafını kötüle!” diye yazmaktadır. Sadrazam bu defa başlamış kendi çevresindekileri kötülemeye. Yaşanan bütün olumsuzlukların sebebinin etrafındakilerin beceriksizliği yüzünden olduğunu her vesileyle söylemeye başlamış. Halk, bir müddet bu etrafındakileri kötülemelerle biraz avutulmuş olsa da, işler eskiye göre daha da kötüye gitmeye başlar. Şikâyet sesleri ve homurtular dinmeyince üçüncü zarfa müracaat eder. Üçüncü zarfın içinden çıkan pusulada “kendinden sonra gelecek kişi için sen de üç zarf hazırla!” diye yazmaktadır. Bu demektir ki artık yolun sonuna gelindi. Gemi karaya oturuyor. Pılını pırtını topla veda ziyaretlerine başla!

Başkan Zorluoğlu’nun 5 yıllık görev sürecinin ortasında geçmiş yönetimlere yönelik suçlamaları bize bu hikayeyi hatırlattı. Ayrıca şu soruları sormamız gerektiğini anlattı. 1-Atatürk Köşkünün daha önce yine belediye restore etmişti. Şayet iddia ettiğiniz gibi ciddi yanlışlar ve hatalar varsa neden soruşturma açmıyorsunuz?

2-Öğrendiğimiz kadarıyla o süreçte işin başında sizin görevden aldığınız başörtülü daire başkanlarından biri olan mimar Nalan Aydın vardı. Aydın hala Ankara’da bir kurumda daire başkanı. Şikayet edip toplumun önüne atmak yerine soruşturma açabilirsiniz. Yoksa kendi kadrolarınızın başarısızlığını örtmek için bu şekilde geçmiş kadroları itibarsızlaştırmak mı istiyorsunuz?

 3-Eşyaların asıllarının kayıp olduğunu söylüyorsunuz. Bu çok ağır bir suçlama. Suçlayıp geçiştirilecek bir husus değil. Bunun için soruşturma açmanız gerekmez mi? Neden soruşturma açmıyorsunuz?

4-O bilimsel dediğiniz raporu kamuoyuna açıklayabilir misiniz? Yoksa DSİ’nin size yazdığı rapor gibi sadece algıya oynayıp, raporun ismini verip yine kafanıza göre iş mi yürüteceksiniz?

5-Bir de ihale miktarını açıklayabilir misiniz? Bu kadar geniş çaplı bir restorasyonu ne kadarlık keşif bedelle ihale edeceksiniz? Bunu şunun için merak ediyoruz. Tıpkı araç ihalesinde olduğu gibi eski yönetimin yüksek fiyatla araç kiraladığını söyleyip kendiniz daha yüksek fiyatla araç kiraladınız. Burada da aynısını mı yapacaksınız? Artık Belediye ihalelerinde ranta dikkat eder olduk.