Dedi: Asgari ücreti konuşalım. Sizin farklı baktığınız ve biraz fazla bulduğunuz asgari ücreti…

Dedim: Asgari ücreti fazla bulmadık. 2 bin 825 liraya bir evin geçinmesinin imkansızlığının farkındayız. Muhalefetin önerdiği 3 bin lira rakamı da az bize göre… Arada zaten 175 lira var. Bize göre 3500 lira olmalı. Lakin bu sistemle değil.

Dedi: Ben bir şey anlamadım. Hem fazla diye eleştiriyorsunuz, hem 3500 lira olmalı diyorsunuz. Sorun sistemde mi?

Dedim: Sizin anlayacağınız dilden anlatalım. İşveren için asgari ücret işçiye ödenen paradan ibaret değil. Mevcut durumda işçiye 2325 lira ödenirken, devlete de 1354 lira ödeniyordu. Yani toplamda işverenden çıkan net rakam 3 bin 680 liraydı. Şimdi yeni artışla işçiye 501 lira artış yapılırken, devlet 300 lira da kendine aldı. Dolayısıyla artış 800 lira olarak yansıdı. En azından devlet kendi artışından vazgeçebilirdi.

Dedi: Hükümet bugünkü tabloyu doğru okuyamıyor mu? Hakikaten bu artış aynı zamanda işsizliği de artıracaktır.

Dedim: Kesinlikle artacaktır. Bir işçinin işverene maliyeti 4 bin 470 liraya çıkmıştır. İşveren yeni gelen 800 liralık yükü şu zor dönemde taşıyamayabilir. Dolayısıyla durumu normal hale getirebilmek için en kolay yolu seçecektir. Çalışanını ücretsiz izne gönderecektir.

Dedi: Ücretsiz izne çıkarmak o kadar kolay mı? İşçinin onayı aranmıyor mu?

Dedim: Maalesef bu pandemi döneminde onu da kolaylaştırdılar. İşveren, işçinin onayını almadan çalışanını ücretsiz izne çıkarabiliyor.

Dedi: O zaman çok ciddi bir gizli işsizlik oluşuyor. Bunu mu diyorsunuz?

Dedim: Kesinlikle öyle… Hükümetin bugün açıkladığı işsizlik rakamlarından çok daha fazla işsiz var. Yeni asgari ücretten sonra bu rakamlar çok daha artacaktır. Zira işverenler yeni asgari ücret farkını 5 işçiden birini ücretsiz izne ayırarak kapatabilecektir.

Dedi: Madem öyle!.. Hükümet neden bunu dikkate almadı?

Dedim: Alamazdı. Zira muhalefet 3000 lira ekseninde adeta def çaldı. Hatta bazıları 3500 lirayı bile konuştu. Özellikle CHP’li belediyelerin belediyelerde yeni asgari ücreti 3000 lira olarak uygulayacaklarını ilan etmesi hükümeti bu rakama mecbur bırakmıştır.

Dedi: Muhalefetin bu yaklaşımı nasıl yorumlanmalı?

Dedim: Belediye Başkanlarının tuzu kuru. Parayı ceplerinden vermiyorlar ki. Belediyenin parası. Ver gitsin. Bir de kazandıkları kendi paralarından versinler görelim. Dolayısıyla sorumlu muhalefet olmayınca böyle oluyor.

Dedi: Hükümet yine de direnemez miydi?

Dedim: Direnemezdi. Milyonlarca asgari ücretliye karşın, yüzbinlerce esnaf. Hükümet, çalışanları karşısına almadı. Kendince doğru olanı yaptı. Lakin iş dünyası üzgün ve endişeli. Bakalım, palyatif de olsa bir tedbir açıklanır mı?

Dedi: Hükümetin bu yaklaşımı rey kaygısı yani…

Dedim: Kesinlikle… Asgari ücretteki bu artış, 2021’de seçim olabilir fikrini bile uyandırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.