Kıymetli Okurlarım!

Geçen hafta Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden TRABİTAŞ da yapılan usulsüz işlerin peşine düşmüştük ki, yine aynı şirketin daha vahim bir skandalıyla, gencecik bir can’a mal olan ihmaller zinciriyle karşı karşıya kaldık. Belediyenin basın bürosu gibi çalışan bir yerel internet sitesinin öve öve bitiremediği, adeta toz kondurmadığı Yalıncak Plajı’ndaki ihmaller zinciri gencecik bir insanımızı maalesef hayattan kopardı.

Söz konusu Yalıncak Plajı, Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu döneminde Büyükşehir Belediyesi Milli Emlaktan kiralanmış ve halkın kullanımına sunulması planlanmıştı ki, dönemi sona erdi ve yerine gelen Murat Zorluoğlu eliyle proje şimdiki halini aldı. Tıplı diğer projeler gibi…

Kiralanan bu alanda yapılacak imalatın ilgili mevzuat gereği avan projesine uygun olması ve bu projenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerince onaylanması gerekirken maalesef Sayın Zorluoğlu’nun yönettiği Büyükşehir Belediyesi her zamanki gibi ben yaptım oldu mantığından hareketle “Kıyı Kanununa” ve dolayısıyla “kiralama protokolüne” aykırı bir biçimde devam etti.

Hatırlayalım!

Proje; imalatına başlandığında şehirde ciddi eleştiriler alsa da Büyükşehir hiçbir şekilde bu eleştirilere kulak asmamıştı.

Peki! Yalıncak sahilinde Büyükşehir tarafından hayata geçirilen bu projenin kıyı kanununa uygunluğuna dair Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün bir denetimi oldu mu? Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün konuyla alakalı bir raporu var mı? Proje ve uygulaması mahkemeye taşındı mı? Çevre Şehircilik orada adam ölünce inceleme yapıyor değil mi?

 Kanun okuma ve anlama yetkinliği olan herkesin rahatlıkla görebileceği şekilde Yalıncak Plajı baştan sona kıyı kanununa aykırı yapılarla dolu. Peki vatandaşın kıyıda yaptığı tüm imalatları yıkan belediyelerin kendi eliyle kanuna aykırı yapı yapmasına, Milli Emlak’ın kira protokolünden doğan denetim hakkını kullanmamasına ne demeli?

Büyükşehir’in plajda yaptığı imalat imar mevzuatı açısından usulsüz. Onu anladık ta (!) mühendislik açısından niye denetlenmemiş?

Bu projeyi yapan, yaptıran, hakkedişine ve kesin kabulüne imza atanlar, açtık dediğiniz soruşturmanın selameti için neden görevden el çektirmediniz? Kimi kandırıyorsunuz?

Kamu gücünü elinde bulunduran bir belediyenin gece geç saatlerde denize girmek isteyenleri engelleyemedik savunmasıyla bir gencimizin ölümüyle sonuçlanan ihmalleri üzerinden savuşturmaya çalışması acizlik değil midir?

Aynı plajda, başka bir tarihte ama bu ölümlü hadisenin yaşandığı saatlerde TRABİTAŞ Şirketinin plaj personelinin darbukalı, alkollü eğlence düzenledikleri, çevrede ikamet eden vatandaşların yüksek sesle alakalı uyarılarına kulak asmadıkları, cep telefonlarıyla alınan görüntülerini korumayız, polisiz diyerek engellemeye çalıştıkları doğru mudur? (Elde kayıtlar var)

Gecenin o saatinde orada eğlence yapan korumalar kimin korumasıdır? Ve gecenin bir yarısında orada ne işleri vardır? (Video görüntüleri var. Açıklayın derse açıklarız)

Ve gelelim en vahim olaya; genç insanımızın ölümüne sebep olan aydınlatma direğinden TRABİTAŞ Personeli kendi eğlenceleri için sahile hat çekmiş ve açık bırakmış olma ihtimali araştırılmış mıdır?

Plajda olay anına ve öncesine kadar görüntü alan güvenlik kameralarının kaydettiği görüntüler vefat eden gencimizin ailesiyle ve adli makamlarla ve elbette burayı Belediye işletiyor diye güven duyup kullanmak isteyen vatandaşlarla şeffaf şekilde paylaşılabilecek midir?

Bir çağrı da Sayın Trabzon Valimize; Sayın Valim, bu şehirde yaşayan herkesin mal can ve namus emniyetini koruma görevini siz yürütüyorsunuz. Çünkü siz devletin biz zati Trabzon’da vücut bulmuş halisiniz. Bunca olan olay üzerine şüpheden uzak ve sağlıklı bir soruşturma yaptıracağınızdan zerre kadar şüphe duymuyoruz. Niye suskun kaldınız?

Umarız TİSKİ Genel Müdürlüğünün kiralık aracıyla yaşanan ve şaibesi bir türlü bitmeyen malum kaza olayında ki gibi bir performans sergilenmez. Arsinli gencimizin ailesini ve kamu vicdanını rahatlatan bir adli soruşturma yürütülür. Fakat bunun ilk adımı ilgili daire başkanı ve kontrolleri görevden el çektirmektir. Bu yapılmadığı sürece Murat Zorluoğlu’nun yapacağız dediği idari soruşturmaya halkın güveni yoktur.

En büyük projem ekibim diyen sayın Zorluoğlu’nun ekibinin yeteneklerini bütün şehir artık net olarak biliyor. Buradan tekrar uyaralım; Sayın Murat Zorluoğlu, yakın çalışma arkadaşlarınız eğlenceyi ve alkolü seviyor olabilir. Fakat biz yarım asırlık bir mücadelenin sizin ve ekibiniz tarafından hoyratça heba edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Sizi halka şikayet etmeye devam edeceğiz.