Trabzon’a ve bölgeye yoğun ilgi gösteren Arap turistlere karşı olumsuz algılara yetkililer birkaç gündür tepki göstererek olumlu hava yaratılmışken şimdi de Suudili turistlerin tepkisi dikkat çekti.

İYİ Parti Trabzon teşkilatı saha çalışmalarına hız verdi İYİ Parti Trabzon teşkilatı saha çalışmalarına hız verdi

Trabzon’u ziyarete gelen Suudili bir aile Trabzon’un pandeminden sonra çok değiştiğini ifade etti. Trabzonlu öğretmen Lütfü Baytar, Suudili aile ile aralarında geçen diyaloğu sosyal medya hesabında paylaştı.

Arap Turistlerin Uzungöl'den sonra yeni gözdesi Trabzon'un Akçaabat ilçesinde bulunan Sera Gölü oldu (1)

İşte o paylaşım: Bugün Suudi Arabistan'dan bir arkadaşım ailece ziyaretimize geldi.. Sohbetimiz sırasında anlattığı şeyler beni bir hayli üzdüğü için burada paylaşma gereği duydum.. "Karadeniz bölgesi pandemiden sonra çok değişti" diye söze başladı.

"20 yıldır Türkiye'ye geliyorum.. Türkiye'nin pek çok yerini gezdim. Pandemiden önce böyle değildi.. Arap turistler gittikleri yerlerde, özellikle köy ve yaylalarda çocuklar etrafa toplanıp meraklı meraklı arabanın içine bakıyor ve para istiyorlar. Yol güzergahında arabaları durdurmaya çalışıp küçük kutucuklara koydukları üç-beş meyveyi 20 liraya satmaya çalışıyorlar.. Oysa o meyvenin kilosunu 20 liraya marketten alabiliyoruz. Arapları çok zengin sanıyorlar. Benim bildiğim pek çok Arap turist bankadan kredi çekip geliyor, sonra taksit taksit ödüyor borcunu."

arap-turist_8330

Bunları dinlerken yüzüm kızarmış mıdır bilmiyorum ama kendi adıma bir utanç hissettiğimi söyleyebilirim. Devam ediyor: "Küçük kavanozlarda balı 100-200 liraya satmaya çalışıyorlar” ki bu balın gerçek bal olmadığını bizzat tecrübe ettiğini söyledi.

arap_turist

Bir yaylada bir adam eliyle de işaret ederek, 'buyur, çay var, kahve var' diyerek ısrarla davet etti, biz de ikram zannettik. Çay içtikten sonra para isteyince hayal kırıklığına uğradım. Paramızın olmadığından değil, ama davranışı ahlaki bulmadığım için hayal kırıklığına uğradım. Ticaret yapıyorsan bir tabelaya çay fiyatını yazabilirsin" diyor.

"Çok mu zor gelen misafire 'Hoş geldin, buyurun' demek. Buyur ettiğin misafir mutlaka gelecek değildir. Ama tatlı dil insanların gönlünü kazanmanı sağlar."

Bize gelirken Akçaabat - Düzköy yolu üzerinde ekmek almak için uğradığı Kayalar fırınından memnuniyetini de anlattı. Ekmek aldıktan sonra para ödemek için ceplerini yokladığı sırada fırıncı "Paran yoksa kalsın, önemli değil.." dediğinde çok memnun olduğunu ifade etti ve "Param var, buyur üstü kalsın" dedim diyor.

ŞAHİN, RUS TURİSTLERİN GİTTİĞİ GİBİ ARAP’LARDA GİTMESİN DEDİ (1)

"Ticaret elbette ki meşru ve helaldir; ancak bunu ticari ahlaka uygun şekilde yapmak gerekir.. Ben bunu Türk halkına yakıştıramıyorum. Arapların ülkelerine döndüklerinde Türkler hakkında böyle şeyleri söylemeleri beni üzer" dedikten sonra benden bu durumu bölgedeki muhtarlara iletmemi istedi.

Son günlerde bölgemize gelen Arap turistlere karşı belli çevrelerce ortaya konan hiç de iyi niyetli olmayan eylem ve söylemleri de buna eklersek milletçe başımızı iki ellerimiz arasına koyup düşünmemiz gerekmez mi? Bu turistler Avrupa'dan gelseydi bu muameleye maruz kalırlar mıydı acaba diye sormadan edemiyorum.