Haftanın Sözü

“Yolunu değiştirmeden gittiğin sürece ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur.”

Konfiçyüs

Haftanın Açıklaması

“Trabzonspor, başarısını ve varlığını miras almamış, kendisi yaratmıştır”

Özkan Sümer

Anadolu Filozofu Özkan Hoca

Anadolu’da futbol ihtilalinin filozofudur Özkan Hoca. Sadece kazandırdığı kupalar ve şampiyonluklar için değil bu yazdığım. Türk futboluna kazandırdığı büyük yıldızlar için de değil. Öncelikle futbol oynadığı kulüpte, teknik direktörlük ve başkanlık yapmasıdır onun takip edilmesi gereken yolu. Herkes şikâyet ederken, “Neden futbolun içinden gelenler, futbolu yönetmeye soyunmuyor?” diye laf kalabalığı yapmadı Özkan Hoca. Kulübünü Başkan oldu. Özkan Hoca bunu, Türkiye Futbol Federasyonu yöneticiliği ve antrenörler dernekleri yöneticiliği gibi alanlarda da örnek alınacak şekilde yaptı.

Ayrıca o bir düşün adamıydı. Bugün dillerden dillere anlatılan esprili olayların çoğunda onun isminin olması, bir tesadüf değildir. Bu durum Özkan hocanın zekâsının gün yüzüne çıkmış ete kelime bürünmüş halidir.

“Espriyi zeki insanlar yapar” sözünü bir kenara yazmak ve unutmamak lazım. Tüm bunlardan sebep, Özkan hocayı bırakın birkaç cümleye sığdırmayı, kitapların ciltlerine bile sığdırmak mümkün değildir. Sakın bunları vefat eden bir insanın arkasından yazılmış birkaç veciz söz olarak algılamayın.

Konuşun Serdar Bali, Hami, İskender,Lemi ve futbola kazandırdığı onlarca yıldızla ne demek istediğimi daha net anlarsınız.

Ya da değerli dostum İhsan Öksüz’ün “Kendini Arayan Adam” kitabını alıp, sayfalarını çevirin ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Sözün özü, bir filozofu, hayatını futbola adamış bir futbol adamını uğurladık bu dünyadan. Mekânı cennet olsun. Trabzonspor camiası ve ailesinin başı sağ olsun.

Avcı’nın şifreleri

Trabzonspor deplasmanda Hatayspor’u yenerken, Avcı yönetiminde ligde 4 galibiyet, 2 beraberlik elde etti. Bu maçların çoğunda göze hoş gelen, Trabzonspor camiasını mutlu edecek, coşkulu bir oyun yoktu. Ancak kazanılan 14 puana bordo-mavili camianın, iyi futboldan daha çok ihtiyacı vardı. Nitekim Hatayspor maçında da oyunu domine eden takım Trabzonspor değildi ancak bir klişe söz vardır onu gerçekleştirdi bordo-mavili takım; “Büyük takımlar kötü oynarken de kazanırsa, hedefe giden yolu kolaylar.”

Bu sözün devamı şöyledir; onlar iyi oynarken nasıl olsa kazanırlar. İşte bu açıdan bakıldığında Hatayspor galibiyetinin hem de Galatasaray maçı öncesinde moral açıdan da önemi büyüktü.

Bu maç sonrasında Abdullah Avcı’nın yaptığı açıklamalar adeta ocak ayına yönelik şifreler taşıyordu. Avcı ne dedi; “Oyun olarak, oyuncu olarak eksiklerimiz var. Bunlar üzerinde çalışıyoruz”

Sözün geldiği yer Trabzonspor’un öncelikle oyunu geliştirmek için çaba harcadığı, ancak o gelişme için oyuncu kalitesinin güçlendirmek istediği. Bunlar doğal olarak kolay işler değil ama Abdullah Hoca kendisi demişti, “Antalya yerine Karadeniz’in dalgalarıyla mücadeleyi seçtim” diye. Şimdi o mücadeleye devre arası kadro takviyesi ile devam edecek. İsabetli yapılacak 4-5 transfer Trabzonspor’u bu yarışın içinde kesinlikle tutacaktır.

Uğurcan yine sahnede

Atakaş Hatayspor maçında Trabzonspor mücadele etti, savunmasında yine dirençliydi. Bunda Vitor Hugo ve Edgar ikilisinin uyumunu doğal olarak bir yere yazacağız. Ayrıca Hugo, önce Adanademirspor maçında sonrada Hatay maçında attığı gollerle, özellikle duran toplarda Trabzonspor’un önemli bir avantajı olacağı kanıtladı.

Bu işin bir yönü. Diğer yönüyse, sonuçlarla birlikte bireysel performanslar da yükseliyor olması. Söz gelime Edgar- Hugo uyumu, Uğurcan’ın da eski günlerine dönmesine aracı oldu. Nitekim 6 maçta kalesinde sadece iki gol gören Uğurcan, Avrupa’nın dikkatlerinin yeniden Trabzonspor’a çevrilmesini sağladı. Bu kez İtalyanlar Uğurcan’ı takibe aldı. İtalya’nın köklü kulübü Roma, Uğurcan’ı yakından izlemeye başladı. Henüz kulübe gelen bir teklif yok ama takım yükselişine paralel olarak Uğurcan’ın performansı da yükseldikçe kapıya gelenler çok olacak. Malum bu sezon sonu Avrupa Şampiyonası var. Oyuncuyu orada vitrine çıkmadan önce transfer etmek, tüm kulüplerin akılcı transfer politikası olarak karşımızda duruyor.

Hükmen yenilgiye tavır

Trabzonspor Kulübü Başkanı, ligin ikinci yarısında hükmen yenilginin yürürlüğe gireceğini 3 Aralık tarihinde söyledi ama bu konuda tavrının ne olduğunu, ya da kulüp olarak bu konuda ne tür bir pozisyon alacaklarını açıklamadı.

Başkan açıklamadı ama ben açıklayayım; ligin ikinci yarısında başlayacak olan hükmen yenilgi kabul edilebilir bir uygulama değildir. “Maçlar sahada kazanılır” felsefesine inanan bir Trabzonspor’un bunu kabullenmesinin doğru olmadığına inanıyorum.

Denilebilir ki Trabzonspor’un altyapısı çok güçlü. Kabul ediyorum. Ancak siz şampiyonluk yarışında veya Avrupa potasında birkaç maça gençlerden kurulu bir takımla çıkmayı kabul edecek misiniz?

Şimdi soruyorum; Hem ne oldu toplam harcama limitleri! Bir hocanın 35-40 futbolcuyla nasıl çalışacağının hesabı yapıldı mı? 35 oyuncu kadroda bulundurdunuz, bir sonrası sezon onları nasıl göndereceksiniz? Bakın Plaza, Bilal Başacıkoğlu ve Diabate’ye kulüp bulun dediniz, kimsenin kımıldadığı yok. Neresinden bakılırsa bakılsın bir garabet çıkıyor ortaya. Gelecek sene tıpkı, “keşke ligi 21 takımla yapmasaydık pişmanlığı gibi bir pişmanlık yaşamamak adına bu konuda Trabzonspor’un tepkisini ortaya koyması lazım.

Türk Futboluna yön veren bir kulüp olarak bu sorunun çözümünde lider oyuncu olmak bordo-mavili takımın görevidir. Biz bu konudan memnunuz deniyorsa o zaman yazacak ve söyleyecek bir şey olamaz.

Bir oyuncudan fazlası; Hugo

Trabzonspor Vitor Hugo transferiyle bir oyuncudan fazlasını kazandı. Geçen sezon stoper bölgesinde yaşanan sorunları geride bırakan bordo-mavili ekip, Vitor Hugo transferi sonrası, “Bir türlü savunma göbeğinde doğru ikiliyi bulamıyoruz” sızlanmasından uzaklaştı. Çünkü savunma lideri pozisyonuna Vitor Hugo gelince, daha fazla özgüvenle oynayan Edgar da sahne aldı. Hugo alınınca, Edgar da kazanıldı.

Pas isabet yüzdesinde 86’ya ulaşan, hava topları ve pas arası verimliliği ile öne çıkan Hugo böylece yanındaki oyuncu Edgar’ı da piyasaya sürdü.

Peki, Hüseyin Türkmen ne olacak? Bence milli maç, sakatlık gibi süreçler yaşamasa belki de şimdi Edgar’ın yerinde Hüseyin’in konumlandığını görecektik. Ancak Abdullah Hocanın şimdilik bu ikiliyi bozması doğru değil. Onun için bekleyecek Hüseyin. Sonuçta Trabzonspor maliyetli bir oyuncu transferde etti ama iki oyuncu kazandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.