Ertuğrul Doğan: “4 tane önemli oyuncu aldık, yabancı kuralı olmasa daha da alırdık. Kimsenin şüphesi olmasın gerekli takviyeler yapacağız. Hocamızın istediği doğrultusunda 3 oyuncu ile temaslarımız var, onlar için çaba sarf ediyoruz. Djaniny ile ilgili Arap kulüplerinin ilgisi var. Aynı zamanda Djaniny ile ilgili Avcı'nın takımda kalması yönünde talebi de var.”

Belli ki sevgili Başkan Yardımcısı Doğan, kendisini bir an darı ambarında zannetmiş!

Doğan, ağzına kadar tıka basa dolu olan ambarın durumuna bakmadan yapılması düşünülen yeni sevkiyatlardan dem vurmuş!

Arkadaş ambar ağzına kadar dolu…

Birileri Doğan’ı uyarsın.

Bu kadar oyuncu ne olacak?

Ertuğrul Doğan’ın söylediği gibi 3 oyuncunun daha kadroya katıldığını düşündüğünüzde, sil baştan yeni bir kadro oluşacak.

Eeee.. Yeni oluşacak bu kadronun uyum sorunu yaşamayacağını kim garanti edecek?

Ertuğrul Doğan garanti edebilecek mi?

Eeee. Alınan oyuncular katkı yönünde istenilenleri sahaya yansıtamadıkları zaman yaşanması muhtemel olacak sorunları kim çözecek?

Ertuğrul Doğan çözebilecek mi?

Ne güzel “4 oyuncu aldık, 3’ü daha yolda geliyor!”

Peki kardeşim, bu oyunculara verilen çil çil Eurolar kimin cebinden çıkacak veya çıkıyor?

Ha Doğan’ın cebinden çıkıyorsa, kimsenin Doğan’a bir şey deme hakkı olamaz!

Ha Trabzonspor’dan çıkacaksa, bunun hesabını elbette birileri verecek, vermelidir de!

Genel kurulda Ahmet Hamdi Gürdoğan kurula katılanların dikkatini çekmişti!

Ne demişti Gürdoğan, ”Öyle ‘ben yaptım, ben ettim, ben harcadım, ben aldım, sonrasında hadi bana eyvallah gidiyorum’ demekle bu iş bitmeyecek, kim ne yaptıysa, onunla mahkemede hesaplaşacağız“ demişti.

Evet beyler. Fütursuzca yapılan harcamaların mutlaka bir hesaplaşması olacaktır.

Kimse Trabzonspor’u babasının çiftliği gibi yönetmeyi aklından geçirmesin.

Ben uyarımı yapıyorum.

Aha az uzağınızda Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Onursal Başkanı Gürdoğan, tüfek omuzunda nöbet bekliyor.

Haberiniz ola!

Ona göre harcamanızı yapınız.

Bu rakamlara iyi bakın!

Ben isterdim ki Başkan Yardımcısı Ertuğrul Doğan şöyle söylesin: “Alt yapımızdan A takıma dört oyuncu aldık, üç oyuncunun da yakın zamanda üst yapıya gelmesi için biraz daha zamana ihtiyacımız var.”

Ama Doğan ne dedi?

“4 oyuncu aldık, üç oyuncuyla temas halindeyiz!”

Gelin alınan dört oyuncunun yaşlarından tutun, anlaşmaları dahil Trabzonspor’a ne kadar maliyet getireceklerini açık seçik şekilde, noktasına virgülüne kadar birlikte bir bakalım.

GERVİNHO: Yaş 34...2 yıllık sözleşme..Yıllık 1.5 milyon euro garanti ücret..650 bin Euro. Her yıl imza parası...Çarpı 2 yıl = Toplam maliyet: 4 milyon 3 yüz bin euro...

KOİTA: Yaş 30...3 yıllık sözleşme toplamı 4.350 milyon euro garanti ücret...Artı 333 bin euro her yıl imza parası...Çarpı 3 yıl = Toplam Maliyet: 5 milyon 350 bin euro.

BRUNO PEREZ: Yaş 31...3 yıllık sözleşme...Yıllık 1 milyon 200 bin euro garanti ücret...500 bin Euro her yıl imza parası...Çarpı 3 yıl = Toplam Maliyet: 5 milyon 100 bin euro.

HAMSİK: Yaş 33...2 yıllık sözleşme...Yıllık 1 milyon 500 bin euro garanti ücret...700 bin euro her yıl imza parası...Çarpı 2 yıl = Toplam Maliyet: 4 milyon 400 bin euro.

Yani dört oyuncunun kulübe maliyeti 19 milyon Euro'dur. Bunu gönderilen oyuncuların parasına (5 milyon euro) eşdeğer tutmak insanları saf.! yerine koymaktır. Kaldı ki, bunun bir de %7 menajerlik ücreti var. Sn. AĞAOĞLU kendinden önceki yönetimlerin menajerlere 120 milyon lira ödediğini söyleyerek feveran ediyordu. Fakat kendisi bugün menajerlere bu ödemeleri yapmakta belli ki; bir beis görmüyor. Acaba kendi ne kadar ödedi ya da ödeyecek?

Kısaca; bu dört oyuncunun kulübe maliyeti, menajer ödemeleri ile 20 milyon euro üzerindedir. Türk Lirası olarak da 208 milyon Türk Lirasıdır. Hem de yaş ortalaması 32 olan bu oyuncuları bıraktığınızda bu paraların KDV'sini bile alamayacağınız halde.

Alınan yabancı oyuncuların durumu böyle.

Varın gerisini sizler düşünün!

Sorsanız Ağaoğlu nokta transfer yapıyor.

Sorsanız Ağaoğlu Trabzonspor’un menfaatlerini koruyor.

Sorsanız Ağaoğlu Trabzonspor’un bir kuruşunun çar çur etmiyor.

Sorsanız Ağaoğlu transferde doğru yol izliyor.

Vay bizim ortak sevdamız diyeceğimde!

Ağamınoğlu ortak sevdamızı bizlere bırakmıyor.

O hepimizden daha çok Trabzonspor’u seviyor!

En büyük başkan bizim başkan!

En büyük Trabzonsporlu yine bizim başkan!

Ey gidi Ağamınoğlu, seninle birlikte koskoca camia, “bindik bir alamete gidiyor kıyamete” gibi gidiyor!

Bir dur başkan diyemediler!

Ne taraftar uyanıyor?

Gerçi nasıl uyansınlar ki?

Bazı taraftarlar gruplarını tenzih ediyorum.

Ne camianın ileri gelenleri yani duayenleri yani ortak akıl üretenleri yani söz sahibi olanları uyanıyor!

Onlarında maşallahları var, bananecilik yapmakta üzerlerine yok!

Başkan Ahmet Ağaoğlu, genel kuruldaki konuşmasında yaptığı işlerin doğruluğu ve transferlerin kulübe getirilerinin altını kalın çizgilerle belirleyerek, oyuncu imza paralarını açıkladı. Ama bu imza paralarının her yıl ödeneceğini söylemedi. Hatta, satılan oyuncuların gelirleriyle, yeni transfer giderlerini karşıladığını ifade etti.

Yani; bir nevi şark kurnazlığı yaparak transferlerin kulübe bir mali yük getirmediğini söylemeye çalıştı.

Ağaoğlu’nun bu söylemlerine bir Allah’ın kulu çıkıp da,”Hop dur başkan! İmza paralarını neden verildi. Bu imza parası her yıl verilecek mi?” diye sormadı?

Devam ediyorum; “Kimi satıp ne aldın ki, o gelirlerle transferleri yapıyorsun?”

Devam ediyorum; ”Sen bizim aklımızla alay mı ediyorsun”

Devam ediyorum; ”Sen akıl tutulması mı yaşıyorsun? Bize anlattıkların hayalden öte bir şey değil” demedi, diyemediler!.

Kimseler diyemedi ama yine de biz diyelim ne dersiniz?

Hangimiz düşmedik kara sevdaya
Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi
Yakıldı yıkıldı yine de sevgi
Ah o vefasızlar kıymet bilmedi
Demba Ba Demba Ba …

Dem baba Dem baba.

Dem baba dem….

Ey gidi Ağamınoğlu ey!

Papatya falı gibi!

Adeta gidişi papatya falına döndü!

Uğurcan’ı şu takım istiyor!

Uğurcan’a o takım şu kadar verdi!

Uğurcan için geldiler!

Uğurcan için gittiler!

Uğurcan aşağı Uğurcan yukarı!

‘Ah Nurcanım.. Nurcanım kurbandır sana canıma” döndü verdi Uğurcan’ın transfer hikayesi!

Anlaşıldığı üzere Uğurcan bir yere gitmiyor şimdilik!

Yarınında ne getireceği belli olmaz!

Biz yine bir hareket var mı diye, bakıyoruz Trabzonspor kulübünde!

Ne gelen var ne de giden?

Uğurcan aynen yerli yerinde duruyor!

Korkumuz bu belirsiz, gidişle Uğurcan’ın psikolojisinin bozulacağıdır!

Aslında menajerlik şirketleri ile çok sıkı fıkı dostlukları olan Başkan Ağaoğlu’nun Uğurcan’ı bu menajerler üzerinden Avrupa takımlarına neden vermediğini de anlamış değiliz!

Menajerlik konusunda çok güçlü lobisi olduğu iddia edilen Ağaoğlu’nun Uğurcan transferinde mutlaka bir bildiği ve de beklediği an olduğunu düşünmüyor değilim!

Sörloth’u beklerken!

Kimisi kiralık olarak 3 milyon Euro diyor.

Kimisi 5 milyon eurodan dem vuruyor.

Sörloth’un alınması halinde Trabzonspor’un kasasından Norveçli oyuncuya çıkacağı para üç veya beş milyon Euro..

Değer mi?

Üstelik kiralık olarak!

Bana göre değmez!

Bana göre Trabzonspor için müthiş bir rakam.

Bana göre dipsiz kuyuya atılacak olan para gibi olacak, bu paranın asla geri dönüşü olmayacak!

O zaman Sörloth transferinde bu kadar ısrarcı olmanın anlamı alemi nedir?

Sörloth kiralansa sözleşmesine ,”Trabzonspor’u garanti şampiyon yapacak” maddesi mi yazılacak?

Yapmayın etmeyin.

Bundan sonra Sörloth, Trabzonspor’da önceki dönemde gösterdiği performansı gösteremez.

Gösterir diyenlere ”Halep oraysa arşin bura” derim.

Maraş Caddesi kapanıyor ancak!

Maraş caddesi trafiğe kapatılıyor!

Maraş caddesinin trafiğe kapatılması yönünde alınan bu kararı başta siyasi partiler STK’lar ve toplumun yüzde doksan dokuzu olmak üzere herkes destekliyor.

Şimdi şöyle söyleyenlerde olabilir,

O civarda esnaf olanların fikri soruldu mu? Görüşleri alındı mı? Esnaf olanlar verilen bu kararı destekliyor mu?

Doğrusu ben esnafla görüşüldü mü ya da görüşleri alındı mı konuların da çok fazla bilgim yok.

Ancak bir iki esnaf arkadaşımla konuştum. Kendilerine hiç sorulmadıklarını söylediler.

Maraş Caddesi’nin kapatılması yönünde karar alanlar o hatta mağduriyet yaşayacakların mutlaka mağduriyetlerini gidermek için bir alternatif bir şey ortaya koymuşlardır.

Veya koyacaklar mıdır?.

Mesela o hatta dolmuş duraklarının mağduriyetini gidermek için köprü altında yeni yapılacak bir düzenlemeyle yeniden duraklar oluşturabilir.

Ben öyle yapılacağına da inananlardanım

Şu da olabilir.

Araçların Meydan civarında depolanmasını kısa süre içerisinde sahilde oluşturulacak alanlara çekebilirler.

Bu da meydan civarında araç yönünden büyük bir rahatlama getirecektir.

Ayrıca Gazipaşa Caddesinin inişli ve çıkışlı trafiğe açılması meydan civarındaki  trafiğe önemli bir rahatlama getirecektir.

Burada biraz sabır gösterilmeli diyorum.

Şoför esnafının yaşayacağı mağduriyet yetkili ve etkili kişiler tarafından mutlaka giderilecektir.

O nedenle diyorum ki, şoför esnafı dolduruşa gelip de küçük suda fırtına koparmaya çalışmasınlar.

Daha önce yazdım yine tekrarlıyorum, Boztepe durağında kopartılan fırtınanın Boztepe durağına neye mal olduğunu sadece Boztepe durağındakiler değil, diğer duraklarda biliyordur.

Bekleyip görelim bakalım ortaya ne konulacak?

Konulacak bir projeden sonra konuşalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.