DEDİ: Almanya ve Hollanda krizlerini nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: AB Topyekün ‘Hayır’dan yana olsa bile, referandum ve sonrası Almanya’yı daha çok ilgilendiriyor. Hollanda, Avusturya, Belçika Almanya’nın arka bahçeleri… Almanya hapşırınca arka bahçedekiler krize giriyor.

Dedi: Referandum ve sonrası neden en çok Almanya’yı ilgilendiriyor? Mesela Fransa’yı İtalya’yı neden Almanya kadar ilgilendirmiyor?

Dedim: Almanya’nın bize karşı yürüttüğü gizli savaşın  iki nedeni var. Birisi; Gelecek çağın iki büyük devleti yarışıyor. Almanya ve Türkiye… Bu yarış iki ülkenin de genlerinde var. Almanya bu bağlamda Türkiye’nin gelişmesi ve geleceğini inşa etmesinden rahatsız. Kontrol edilebilir bir  Türkiye istiyor. Uyuyan ve uyutulan Türkiye’den memnundular. Gelecekte Haçlı zihniyetinin liderliğini Almanya yapacak. Karşısında Hilal’in temsilcisi olarak Türkiye olacak.

Dedi: Yani hepsi bu mu? Demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin kısıtlanması sebep sayılamaz mı?

Dedim: Kesinlikle yalan… Almanya’nın Türkiye’de demokrasi diye bir derdi yok. Hiç bir yerde yok.  Almanya’da demokrasi ahlakı olsaydı darbeci Sisi’yi kırmızı halı sererek karşılar mıydı? Almanya’nın demokrasi derdi olsaydı FETÖ darbecilerini koruyup kollar mıydı? Yunanistan’a ‘Darbeci subayları iade etmeyin’ talimatı yollar mıydı?

Dedi: Almanya 16 Nisan’dan sonra nasıl bir tavır sergileyecek?

Dedim: Bize karşı savaşını gizlice sürdürecek. Ama asıl hedefi  Recep Tayyip Erdoğan. Erdoğan’ı tasfiye edebilmek için her yolu denedi ve deneyecek. Referandumda bu denli taraf olması da bundan.

Dedi: İkinci nedene gelelim. Almanya’daki düşmanlığın ikinci nedeni nedir?

Dedim: Aslında birinci ile bağlantılı. Irkçılık!.. Sarı ırkın kendini üstün görmesi… Her dönem kendine düşman bir topluluk bulup o düşmanlıktan beslenmesi. Dün Yahudilerdi, bugün Müslümanlar!.. Ve öne çıkan Recep Tayyip Erdoğan.

Dedi: Yani Erdoğan’a Müslüman olduğu için düşmanlar öyle mi?

Dedim: Evet ve kesinlikle evet… Türkiye NATO ülkesi olmasına rağmen güvenmiyor ve düşmanlık besliyorlar. Rusya, NATO karşıtı ama Putin gibi bir ÇAR’ı düşman görmüyorlar. Çünkü onlar da biliyorlar ki bu savaş sonunda bir haç-hilal savaşı… Sokaktaki ırkçının bu düşüncesi gittikçe serpiliyor. Almanya’da doğrudan partileşmese bile halkın kahır ekseriyeti ırkçı… Ve Türkiye düşmanlığından besleniyorlar.

Dedi: Diğer Müslüman ülke vatandaşlarına da bu kadar düşmanlar mı?

Dedim: Düşmanlar ama bu kadar değil. Gelecek için tehdit görmedikleri için önemsemiyorlar. Hâlbuki Türkiye ayağa kalkıyor ve ‘Türk’ uyanıyor. Bunu kendileri için öncelikli tehdit görüyorlar.

***

Dedi: Biraz Hollanda’ya geçelim. ‘Almanya’nın arka bahçesi’ dediniz. Ama Almanya’dan daha çekinceli davrandı. Hâlbuki ekonomik olarak rakibimiz bile değil. Neler söyleyeceksiniz?

Dedim: Hollanda bu asrın LUT kavmi… Hani Allah’ın kuranda başlarına taş yağdırarak helak ettiği kavim… Esrar, eroin, her türlü homoseksüel ilişkinin serbest olduğu bu kavim, Müslümandan nefret ediyor. HDP’lileri ve PKK’lıları ise iki şey için seviyor. Birincisi Türk’e düşman olduklarından… İkincisi ise onların bu yaşamlarını kınamadıklarından. Hatta onlar gibi birini milletvekili yaptıklarından.

Dedi: Bu kadar büyük düşmanlık bundan mı?

Dedim: Büyük düşmanlık, büyük devletlerin özelliklerindendir.  Hollanda bir büyük devlet değildir. LUT kavminin çocukları Almanya’ya bakıp, daha ileri gidilmesini istedi. Seçime 2 gün kalması bu akılsızlığı tetikledi. Irkçı oyları almak ve LUT kavminin çocuklarına mesaj vermek için o yola girdiler.

Dedi: Yani seçimden sonra yumuşayacaklar mı?

Dedim: Elbette… Biraz daha yumuşayacaklar. Ama Almanya’nın izinde devam edecekler. Belki ‘özür’de dileyecekler. Yani ırkçılıktan kaynaklı düşmanlık rey için tırmandırıldı. Halkta bu karşıtlık var.

Dedi: Hollanda halkı Türklerin ve Müslümanların kendilerine nasıl baktığını biliyor değil mi?

Dedim: Elbette biliyor. Üstelik Türklere bakınca… Tayyip Erdoğan denilince akıllarına Osmanlı geliyor. Kontrolsüz öfke buradan kaynaklanıyor.

Dedi: Ama yaptıkları Türkiye’de ‘Evet’e hizmet etti. Bunu görmediler mi?

Dedim: Onların seçimi kendilerince bizimkinden daha önemli. Burada ‘Evet’e yarasa bile oralarda ırkçı partilerden rey alıcı hamlelerdi. Onlar kendilerini düşünerek tavır belirlediler.

Dedi: Nereye varır bu süreç…

Dedim: 16 Nisan akşamını bekle… Sabret ve 17 Nisan sabahına bak. Yeni bir dünyaya uyanacaksın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.