Hüseyin Örs fındık üreticilerini ziyaret edip sorunlarını dinledi Hüseyin Örs fındık üreticilerini ziyaret edip sorunlarını dinledi

Trabzon Büyükşehir Belediyesinin pazarlık usulü ile 150 milyon lirayı aşan ve tam rakamını kimsenin bilmediği mal ve hizmet alımı tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Büyükşehirin bu konuda herhangi bir sınırı yok.

Kâh 1 milyon liralık malı, kâh 50 milyonluk malı ya da hizmeti acil gerekçesiyle kafasına göre istediği yerden satın alabiliyor. Açık ihale yapsa hem fiyat düşecek hem her şey şeffaf olacak. Büyükşehir için tek önemli şey şartnameleri ve harcamalarını kimsenin bilmemesi. Yani gizlilik ilkesini esas alıyor.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi son olarak TULAŞ şirketi üzerinden 43 milyon liralık akaryakıtı pazarlık usulü ile aldı. Konuyu Büyükşehirin Bağımsız Meclis Üyesi Davut Çakıroğlu’yla konuştuk.

Çakıroğlu, şehrin her kuruşuna hassas bir meclis üyesi. Bu konudaki görüşünü sorduk. Çakıroğlu, pazarlık usulü ile acil bir alımın yanlış olduğunu belirterek, “21/B’yi gerektiren hallerden hiçbiri yok. Bugün 43 milyonluk akaryakıtı pazarlık usulü ile depolar sıfırlandığı için mi aldılar? Otobüsleri mi kullanamıyoruz?” sorularını yöneltti.

Çakıroğlu, açık ihale yapılması gerektiğini savundu. Günebakış Gazetesi de Çakıroğlu’nun yaklaşımını ‘Adrese teslim bir ihale daha’ başlığı altında verdi. Zira bizler ve bütün Trabzon Büyükşehir Belediyesinin adrese teslim nice ihaleler verdiğini belgeleri ile defalarca haberleştirdik. Daha 15 gün önce açılan Maraş Caddesi işi yine pazarlık usulü ile bildik bir adrese teslim edildi. Tam 13 milyon lira ödendi. Maraş Caddesi güzel oldu. Hem araç trafiğine kapanmasını savunduk hem bugünkü halini.

Peki ya ödenen para!... Dışarda işi bilenler “Orada 13 milyonluk imalat yok” diyor. Şartname bulunamadığı ve hala açıklanmadığı için hangi imalatların ne kadar olduğu da bilinemiyor. Acaba 13 milyon liranın ne kadarı müteahhit firmaya gitti, ne kadarı başka yere? Başkan Zorluoğlu çıkıp kamuoyuna şartnameyi açıklasa belki bütün tartışma bitecek.

Ama bunu yapamıyor. Tıpkı spor temalı duraklarda 1 milyon 850 bin TL’nin nereye gittiğine veremediği cevap gibi. Tıpkı diğer pazarlık usulü alımlarda ödenen yüksek meblağlar gibi. Tekrar konumuza dönüyoruz.

Büyükşehirin pazarlık usulü ile ödediği paralar dışarda soru işaretleri doğurduğu için günebakış gazetesi Meclis Üyesi Çakıroğlu’nun söylemini de dikkate alarak 43 milyon liralık akaryakıt ihalesini ‘adrese teslim olarak’ haberleştirdi. Diğer pazarlık usulü ihalelerin hemen tamamında köşe bucak kaçan Büyükşehir, bu kez aslan kesildi. Hem kendi Meclis Üyesi Çakıroğlu’na hem de günebakış Gazetesi’ne yüklendi. Çakıroğlu için, “Meclis Üyesi olarak seçildiği partiden ayrılan ve halen bağımsız meclis üyesi olan Davut Çakıroğlu’nun belediyemiz aleyhine olan her türlü gerçek dışı açıklamaları Günebakış Gazetesi tarafından maksatlı olarak haber yapılmaktadır.” diyor. Şuraya bakar mısınız? Davut Çakıroğlu, kendini yetiştirmiş o Meclisin en donanımlı üyelerinden biri. Çok iyi bir inşaat mühendisi.

Şehrin sorunlarını en iyi savunanlardan biri. Partisinden istifa ettiği zaman AK Parti’nin önde gelenleri kendisini AK Parti’ye davet etmişti. Çakıroğlu kabul etmedi. “Bağımsız kalacağım” dedi. Şimdi AK Partili Belediye Başkanı, bağımsızlığını sorguluyor. Şu ayıba bakar mısınız? Çakıroğlu’nun Belediye aleyhine açıklamaları Günebakış Gazetesi tarafından maksatlı olarak haber yapılıyormuş. Bağımsız Meclis Üyesinin şehrin ve şehirde yaşayan insanların çıkarlarını bırakıp Büyükşehirin emrine girmesini istiyorlar. Halbuki Başkan Zorluoğlu’nun meclis çoğunluğu elinde ve istediği kararı istediği biçimde geçiriyor. Garabete bakar mısınız? Bir kişinin muhalefetine bile tahammül edemiyor. Dört tane gazete, 14 tane internet sitesi emrinde. Dilediklerini yazdırıyor. Yalnız bir gazete dilediklerini yazmıyor. Bağımsız gazetecilik yapıyor.

O bir gazeteye bile tahammül edemiyor. Sayın Zorluoğlu’na son bir soru. Gerçek dışı dediğiniz haberlerle ilgili elinizde bir tane hukuk kararı var mı? Varsa kamuoyuyla paylaşabilirsiniz. Tam 3 yılda günebakış’ı bir kez dava edebildiniz. Yerel mahkemeyi kazanınca algı oluşturup, ‘Bakın mahkûm ettirdim’ dediniz. İstinaf mahkemesinin karanını bile beklemediniz. İstinaf günebakış’ın beraatına karar verdi.

Şimdi çıkıp neden bu gerçeği söyleyemiyorsunuz? Söyleyemezsiniz, zira söylerseniz özür dilemeniz gerekecek. “Kibriniz size özür diletmez değil mi?”

Zorluoğlu pazarlık usulü ile alınan 43 milyon liralık akaryakıtı 3 aylık acil ihtiyaç olarak aldığını söylüyor. Ardından Büyükşehirin tarihin en büyük yerel hizmetleri sürdürdüğünü belirterek bazı güç odaklarının şehrin gelişiminin önüne engel olmaya çalıştığını iddia ediyor. En sonunda da kastettiği günebakış’ı güç odağı olarak nitelendirip, günebakış’la mücadelesine devam edeceğini kaydediyor. Bizim için hiçbir sakıncası yok. Biz günebakış ve 61medya yayın ailesi olarak her türlü yolsuzluğun, usulsüzlüğün, haksızlığın karşısındayız ve olmaya devam edeceğiz.

Trabzon’un ve Trabzonlunun parasını ve hakkını sonuna kadar savunacağız. Bizi “Güç odağı” değil ama güç haline getiren Trabzon insanını savunmasız bırakmayacağız. Müteahhitleri ve onlara halkın parasını ihalesiz verenleri değil, vatandaşın parasını savunacağız. Pazarlık usulü ile adrese teslim ihale ile giden paraları bu topluma anlatacağız. Bunu yaparken asla odak olmayacağız. Yönetme iddiamız olmadığı gibi yönetilmeyi ve yönlendirilmeyi de kabul etmeyeceğiz.

Ey Zorluoğlu!..

Üç buçuk yılda ortaya çıkarabildiği tek eser Maraş Caddesi’ni yayalaştırmak. Buna harcanan para bile sorgulanıyor. Biten bütün yatırımlar eski Başkan Orhan Fevzi döneminde başlatılan yatırımlar.

Trabzon’da daha bir eserin yok.

İşi bitirdin de biz buldozerle girip yıktık mı?

Gülcemal’i bitirdin de üstüne toprak mı döktük?

Sahilde kokuyu bitirdin de, deşarjı biz mi yıktık?

Otogarı bitirdin de biz otogara otobüs mü sokmadık?

Dikensiz gül bahçesi istiyorsun. Bir güvenlik Belediyesi oluşturdun ve en büyük özelliğin ve başarın gizlilik. Belediyeden dışarı haber uçuranın kellesini alıyorsun. Nelerin duyulmasını istemiyorsun?  Paraları şirketlere aktarıp, denetimsiz istediğin gibi harcıyorsun.

Dileriz bir gün o Belediyeye giren müfettişler harcanan milyonları birilerine zimmet çıkarmaz. Ama bu gerçek de aklında olsun.