Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan İsviçre yeni bir karar alıyor. Ülkede evi olmayan evsizlerin başka ülkelere transferini öngörüyor. Bu hal zenginliğin ve paranın şımarttığı, villaların ve konakların insanları esir aldığı bir toplumu yansıtıyor. İsviçre’nin bu ihtişamını ve ardından evsiz insanlara yönelik küstahlığını okuyunca aklımıza Ad Kavmi’nin helaki geldi. Hani kadınları bırakıp erkeklere yönelen sapkın kavim…

Kur’an’da Ad Kavmi’nden şöyle bahsedilir:

“Toprağı ekip-biçerek ve ticaret yaparak inanılmaz zenginliklere sahip olmuşlardı. Sarayları, köşkleri, büyük binaları ve ticarethaneleri vardı. Gösterişli binaları vardı. Binalar zenginliklerinin ölçüsü olmuştu. Bu zenginlik onlarda kibir alameti ortaya çıkardı.”

Ve bir gün sapkın ‘Ad Kavmi’ şiddetli bir kasırgayla helak oldu. Bu kasırga tam 7 gün, 7 gece sürdü. Canlı hiçbir insan kalmadı. Hollanda’da LGBT sapkınlığına verilen özgürlükten sonra İsviçre’deki köşkler, saraylar ve binaların yarattığı kibir bize yine helak edilen Ad Kavmini hatırlattı.

                                                                          ***

Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren faaliyetinin hizmete başlayacağını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı sisteminden sonra Ulaştırma bakanlarımızın ikincisi de Trabzonlu… Ve bu kentin, bu bölgenin en büyük beklentisi olan demiryolu ulaştırma bakanları ile alakalı. Sivas’a hızlı tren, Erzincan’a hızlı tren, İstanbul’a uçan tren!.. İzmir’e kaçan tren!… Adana’ya belki güneş hızıyla yarışan tren hattı yapılacak. Doğu Karadeniz henüz treni görmedi. Anlamakta güçlük çekiyoruz. Bakanlarımız, bu faaliyetlerini anlatırlarken acaba doğdukları ve kendilerine kimlik veren bu şehir hiç akıllarına gelmez mi? Mesela Adil Bey Sivas’a Yüksek Hızlı Tren Hattını konuşurken “Acaba bizim Trabzon şimdi ne düşünüyor?” demez mi? Biz bakanlardan bunu beklerken bakanların bırakın demeyi, söylememek için gizlendiklerini hissediyoruz. Erzincan-Trabzon Demiryolu Hattı ne zaman gündeme gelse Trabzonlu bakanlar ya sustular, ya kaçtılar.

Ülke hepimizin… Ancak Ankara ne yazık ki bizim gibi bakmıyor. Biz Sivas’a da hızlı tren gitsin, Adana’ya da gitsin ama Trabzon’a da gelsin diye beklerken onların akıllarına Trabzon hiç gelmiyor. Buna üzülüyoruz.

Bugün bunu yazdık…

                                                                             ***

TÜBİTAK müjde gibi bir açıklama yaptı. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal Ağustos’ta iki corona ilacının kullanıma gireceğini müjdeledi. Prof. Dr. Mandal “Yerli VLP aşısını ise yıl sonuna kadar kullanıma sunmayı planlıyoruz” dedi. Hiç şüphesiz iki müjde de sevindirdi. Ancak kafamıza bir şey takıldı. Daha üç gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türk aşısının Eylül ayında kullanıma sunulacağını açıklamıştı. Bu açıklama Sayın Cumhurbaşkanı’nın aşıyla ilgili üçüncü açıklaması. Daha önceki açıklamalarında ‘Önce Nisan’ sonra ‘Haziran’ demişti. Şimdi ise ‘Eylül’ diyor… Diyor demesine de Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından üç gün sonra TÜBİTAK Başkanı aşıyı üç ay daha öteliyor. 2021 yılı Aralık ayını gösteriyor. Bu nasıl iştir anlamadık. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal Cumhurbaşkanı’nı mı yalanlıyor, yoksa aşıyı üreten üniversitemiz mi Cumhurbaşkanını yanıltıyor. Zira ortada ya bir yanıltma var ya da bir tekzip var. Kafamıza takıldığı için paylaşmak istedik.

                                                                             ***

Gaziantep’te itikafa girmek isteyen bazı vatandaşlar cami içinde emniyet güçlerinin saldırısına uğradı. Olay hayli üzücü ve biraz da endişe verici.

İtikaf, ramazan ayının son on gününde inzivaya çekilme anlamına geliyor. İnsanlar tek başına gün boyu camilerde yalnızlığa bürünüyor. Bu bir anlamda iç hesaplaşma veya Allah’la baş başa kalma anlamına geliyor. Evde çok az zaman geçiriyor. Ayrıca itikafa evlerde girilemiyor. Yani o manevi hazzı ancak camide bulabiliyorsunuz.

Gaziantep’te birkaç vatandaş (Yaşları 70’in üzerinde) camide itikafa girince polis müdahale etmiş. Belki de müftülük ihbar etmiştir. Biz olayın o noktasında değiliz. Yani ‘Ortada bir yasak varsa herkes uymalı’ diyenlerdeniz. Ancak yasağa uymayıp, caminin bir köşesinde itikafa girmeyi düşünen vatandaşlar polis tarafından camiden çıkarılmak istenmiş. Aslında olayın ruhuna baktığınızda itikafa giren o insanların hiç itiraz etmeden polisin uyarısını dikkate almaları gerekirdi. Nitekim itikaf zaten böyle bir şey. Yani edeple başlar. Kavgayı, direnmeyi öngörmez. Ancak itikafa girenler polise itiraz etmiş. Hatta çıkmamak için direnmiş. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Bekçinin biri elinde biber gazı, itikafa giren vatandaşa saldırmış. Bekçinin camideki bu agresifliği bir yana camide biber gazı kullanması edepsizliğin en büyüğü. İsrail’de askerlere “İbadethanede insanlara saldırmak yasaktır.  Ancak bu kural Sinagog için geçerlidir” biçiminde öğretiyorlarmış. Belli ki bizdeki bekçilere “İbadethanede insanlara saldırmak yasaktır” diye bir şey öğretilmemiş.

                                                                               ***

Türkiye’de en çok tartışılan kurumların başında hukuk geliyor. Hukuku ise HSK yönlendiriyor. Bu anlamda HSK çok ama çok önemli. Şimdi yeni HSK seçimleri yapılacak. 7 üyeliği TBMM belirleyecek. Bunun için 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var. Bir diğer ifadeyle TBMM’de HSK için partilerin uzlaşması şart.

Milletvekili oy dağılımına bakıldığında AK Parti 3, CHP 1, İYİ Parti 1, MHP 1 ve HDP’ye  1 üyelik verilmesi gerekiyor. Ancak hükümet ihanet partisi HDP’ye böyle bir öneri götürmedi. Yani HDP’li bir HSK üyesinin seçilmesini istemedi. CHP ve İYİ Parti’ye birer üyelik için öneri götürdü. (HDP’ye bir milletvekili verilmeyince AK Parti 4, CHP 1, MHP 1, İYİ Parti 1 üyelik almış olacak) Basına yansıyan bilgilere göre İYİ Parti buna itiraz etmiş. Muhalefete 3 üyelik verilmesini istemiş. Yani HDP’nin üyeliğinin de verilmesini istemiş. Ancak bu üyeliğin Millet İttifakı tarafından HDP’ye mi verileceği yoksa CHP ile İYİ Parti arasında kura yöntemiyle mi belirlenip sahiplenileceği henüz bilinmiyor. Bilinen tek şey; HDP’nin HSK üyeliğinin hakkını kimin kullanacağı. Yeri geldiğinde HDP’yi muhalefet bloğunda kabul etmeyenler, ihtiyaçları olduğunda HDP’nin hakkını da savunuyor. Bunu da yeni gördük. İzliyoruz.  

kralbet giriş - kralbet giriş sahabet - sahabet - sahabet - - betmoon -

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.