DEDİ: Meral Akşener’in Çanakkale gezisi dediğiniz gibi çıktı. Sorun otel yönetimiyle organize komitesi arasındaymış. Otel yönetimi açıklama yapmış.

Dedim: Meral Akşener’in Çanakkale’de bir otelde karşılaştığı durumu önemseyenlerdeniz. Bir siyasetçinin karşı karşıya kaldığı durum şayet iktidar baskılamasından kaynaklanıyorsa ifade özgürlüğü engelleniyor demektir. Önemsememiz bundandı. Lakın sizin de ifade ettiğiniz gibi otel işletmesi özür diledi.

Dedi: Meral Hanım aynı otelde konaklamış…

Dedim: Evet… İşletme ile organize komitesi arasında bir sorun yaşanmış. Otel yönetimi aynı gece Meral Hanım’ın odasına giderek orada özür dilemiş. Buna rağmen medya bu işi maniple edip ‘özgürlük kısıtlaması’ olarak takdim etmiş.

Dedi: Demek ki ön yargı yalnızca yandaş medyada yok.

Dedim: Evet… Candaş medya gazetecilik yapmıyor. Sövüp sayıyor. Çarpıtıyor, suçluyor. Millilik vasfının çok uzağında yayın yapıyor. Hem bölüyorlar hem ‘bölmeyin’ diyorlar. Hem sövüyorlar hem ‘sövmeyin’ diyorlar.

Dedi: Millilik vasfı olsa Almanya’ya, Amerika’ya kaçarlar mı?

Dedim: Kaçmak ne kelime? Almanya’dan para alıp Türkiye aleyhine yayın yapıyorlar. Alman gazetelerine parayla Tayyip Erdoğan’a sövme yazıları yazıyorlar.

Dedi: Can Dündar ve diğerlerini kastediyorsunuz?

Dedim: Yalnız Can Dündar mı? Bir yazı da Merkel aleyhine yazsınlar görelim... Sadece eleştiri… Hafif eleştiri yapsınlar ya!.. Almanya’da 3 gün tutmazlar. Köşeleri hemen ellerinden alınır ve paketlenirler. Basın özgürlüğünü öğrenirler!..

Dedi: Vatana ihanet bile basın özgürlüğü kapsamına alınıyor.

Dedim: Vatana ihanet tartışılabilecek bir kavram. Ama bunlar köşelerinden resmen küfrediyorlar. Bir ülkenin seçilmişlerinin mezarına tükürmeye fikir özgürlüğü diyorlar.

Seçilmiş iktidarları devirmek için her türlü organizasyona giriyorlar. Kimi nasıl PKK’ya gazetecilik yapıyorsa, kimi FETÖ’ye gazetecilik yapıyor. Kimisi de hiçbir ayrım yapmadan terör örgütlerini savunuyor. Sonra da yaptıklarının ‘fikir özgürlüğü’ çerçevesinde görülmesini istiyorlar.

Dedi: Söz Meral Hanım’dan açılmışken, Referandum sonrası neler olabilir?

Dedim: ‘Evet’ çıkarsa MHP güçlenir.  Denense de yeni bir parti tutmaz. ‘Hayır’ çıkarsa Meral Hanım ya MHP’nin başına gelir ya partiyi böler. Ama yeni milliyetçi parti MHP’yi geçer.

Dedi: CHP ve AK Parti açısından ne yaşanır?

Dedim: ‘Evet’ çıkarsa Kemal Kılıçdaroğlu gidebilir. CHP bir daha kolay kolay toparlanamaz. ‘Hayır çıkarsa CHP %30 bandını aşar. Avrupa ve ABD’den büyük destek görür. CHP seçim ister. Önünde kimse duramaz.

Dedi: Son olarak AK Parti açısından neler olabilir?

Dedim: Ülke kolay yönetilir olmaktan çıkar. Suriye planı yıkılır ve savunulamaz. PYD’nin önünde durulamaz. Avrupa üzerimize çullanır. Ekonomi krize girer. AK Parti seçime gitmemek için direndikçe kriz daha da büyür. ‘Hayır’ oyu verenler bile, ‘Lazım değil’ keşke ‘evet’ deseydik de bu hale gelmeseydik’ diyebilir. Lakin 7 Haziran 1 Kasım’la telafi edildi. Bunun telafisi yok.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.