"15 temmuz halkın zaferidir"

15 Temmuz darbe girişimini ilk kimden veya nereden duydunuz? Duyduğunuz an neler hissettiniz ve sonrasında yaşanan süreçten bahseder misiniz?

FAZLI ŞENGÜL: O dönem ağabeyimle birlikte Üsküdar Belediyesinde çalışıyordum. Ben izinli olduğum için ağabeyimin arabasını kullanıyordum. İş çıkışı ağabeyimi alıp eve götürmek için aradığımda ağabeyim sinirli bir şekilde yolların kapalı olduğunu, ortalığın karıştığını ve iş yerinden çıkamadığını söyledi. Ben tabii hiçbir şey anlamadığım için ne olduğunu sordum. Kendisi de bana, ‘’Askerler yolu kapattı, aracı bırak evine git, darbe var.’’ dedi. Ağabeyim öyle söyleyince ben bir afalladım, inanmadım hatta dalga geçtim. O da sinirlenip telefonu yüzüme kapattı. Böyle bir tepkiyle karşılaşınca hemen durumun ciddiyetini anlamak amacıyla televizyonu açıp haberleri izlemeye başladım. Baktım askerler Beykoz’da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kapatmışlar. Sonra televizyon izlemeye devam ettim. Başbakanımız Binali Yıldırım kalkışma olduğuna dair açıklama yaptı. Bu açıklamadan sonra ben hemen mahalleye indim.

Mahallede beklerken Cumhurbaşkanımızın sokağa çıkma çağrısını izledim. Sonrasında Kavacık’ta bulunan AK Parti İl Başkanlığı’na doğru hareket ettim. Yollar kapalı olduğu için Kavacık’a varmam 1-2 saati bulmuştu. Oraya vardığımda küçük gruplar halinde bir kalabalık oluşmaya başlamıştı. Halk yavaş yavaş toplanıyordu. Büyük bir Türk bayrağıyla ilerleyen bir grup vardı. Hemen onlara katıldım. En öne gelene dek ilerledim. Saat 22.30 civarında yım. Biz vatanı, milleti, dini için yaşayan insanlarız. Geçmişte 28 Şubat’ı gördük. 15 Temmuz’da biz o geceyi zaferle atlatmasaydık belki de şu anda ülkemiz Mısır gibi, Suriye gibi olacaktı. Bu ülkede bir dönem Müslüman isen seni devlet memuru yapmıyorlardı. O gece Cumhurbaşkanımızın iyi olduğunu görünce, açıklamasını dinleyince, kendisini liderim olarak gördüğümden dolayı sokağa çıktım. Ve darbeye tepki gösterdim. Sizin tepkiniz darbeye karşı mıydı yoksa Cumhurbaşkanına yönelik gerçekleşen kalkışmaya karşı mı?

Darbe girişimin önlenmesindeki en büyük pay sizce kime aittir?

FAZLI ŞENGÜL: Benim asıl tepkim milletin iradesine olan darbeye karşıydı. Ama tabii Tayyip Erdoğan benim öncüm ve liderim olduğu için de onun konuşması sonrası direnişe gittim. AK Parti’den dolayı çıkmadım, Tayyip Erdoğan sevgimden dolayı çıktım. İrademize sahip çıkmak için çıktım. Ülkemiz için sınırda bekliyorlardı. Suriye gibi yapacaklardı bizi. Darbe girişiminin önlenmesindeki en büyük pay vatandaşa aittir. Çünkü o gece öyle insanlar vardı ki belki yaralanmadılar belki gazi ya da şehit olamadılar ama bizden daha çok mücadele ettiler, bizden daha çok faydalı işler yaptılar. O insanların da hakkı ödenmez. Vurulma anına tekrar dönersek o an neler hissettiniz, korktunuz mu?

FAZLI ŞENGÜL: O an aklınız sanki sizde değil. Korkmadım. Sanki size başka bir şey yükleniyor o an. Şu anki aklım olsaydı korkardım. O an onlar ateş ettikçe sen daha ileri gitmeye çalışıyorsun. Ben nasıl olurda bizim askerimiz bize, halka kurşun sıkar diye sinirleniyordum. Biz kimiz? Onların ailesi, eşi, çocuğu, annesi, babasıyız. Bunlar bizim evlatlarımızdı. Bu durumu sindiremiyordum. Bizde silah, sopa, taş dahi yoktu. Emniyet güçlerinin oraya gelmesi 3 saat kadar sürdü. Onlar gelene kadar halk darbeyi püskürtmüştü. O geceyi anlatırken o anları tekrar yaşıyorum. Biz canımızı ortaya koyduk, hiç kimseden bir şey beklemeden oraya gittik. Ben yaralandığımda bende işimi kaybedeceğim korkusu vardı. Biz kazanamasaydık belki de cezaevinde olacaktım. Bu darbe girişiminin ülkemize faydaları da oldu. Mesela hainlerle, sağlam olanlar ayrıldı. Dış güçler Türkiye’nin öyle kolay kolay eskisi gibi müdahaleye açık olmadığını gördüler. Recep Tayyip Erdoğan’ı kolay kolay yıkamayacaklarını anladılar. Sizce bu grup 15 Temmuz darbe girişimine neden kalkıştı? Daha önceden böyle bir hazırlık var mıydı?

FAZLI ŞENGÜL: Bence bu darbenin öncesi vardı. Mesela 17-25 Aralık da bir darbeydi. Ama daha da öncesi olduğunu düşünüyorum. FETÖ’nün Amerika ile olan iyi ilişkilerinden çok çok eskilere dayanan bir birliktelikten bahsediyoruz. Bu nedenle ben daha önce de böyle bir darbenin dış güçler tarafından FETÖ kullanılarak gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Mesela Cumhurbaşkanımız FETÖ elebaşını bu ülkeye çağırdı ama gelmedi. Karargâhında kaldı. CIA haini koruyor. Beykoz’da adınızın verildiği bir üst geçit yapıldı, bu size neler hissettirdi?

FAZLI ŞENGÜL: Gururlandım, onurlandım. Çocuklarıma, aileme miras kaldı. Ben bugün bir darbe gerçekleşse yine olsa, yine giderim. Bizler hiçbir beklentisi olmadan oradaydık. 15 Temmuz darbe girişiminde köprüde yaralanıp gazi oldunuz. Bu süreçte devlet yetkililerinden maddi ve manevi olarak yeterli desteği aldığınızı düşünüyor musunuz? Fiziksel tedavinin yanında psikolojik olarak nasıl etkilendiniz?

FAZLI ŞENGÜL: Evet devletimiz hep destek oldu. Başbakanımız Binali Yıldırım Bey ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Külliye’de bizi ağırladılar. Sağlık Bakanlığı sürekli hastanede bizi takip etti. Halimizi hatırımızı sordular. 15 Temmuz darbe girişiminde evden çıktığınız andan, yaralanma ve sonraki sürece kadar sizi çok etkileyen ve asla unutamadığınız bir ana şahitlik ettiniz mi? Fazlı ŞENGÜL: Hasan Kaya diye bir ağabeyimiz vardı. Askerler direkt olarak üzerine ateş ettiler ve o ağabeyimiz yanımda şehit oldu. Kurşun kasığını patlatmıştı. Tankı kullanan asker gözümün önünde içinde 3 kişi bulunan bir jeepin üzerine çıkıp aileyi tuz buz etti. Bunlar insan olabilir mi? Eklemek istediğiniz, bizimle paylaşmak istediğiniz başka bir şey var mı?

Fazlı ŞENGÜL: Son olarak şunları söylemek istiyorum. Bizim öyle Suriye gibi bir savaş durumunda kapısını çaldığımızda bize gel diyecek, gidebilecek bir yerimiz yok. Bizim bu ülkeden başka yaşam alanımız yok. Hoşlanmasak da biz bir arada yaşıyoruz. Ülkemize sahip çıkmak zorundayız. Ben Rusya’da yaşadım, 10 yıl boyunca gördüm bunları. Biz Türkleri kimse sevmez. Bir savaş durumunda bizim, bizden başka dostumuz yok. Hep birlikte kardeşçe yaşayalım. 15 Temmuz’da sağcısı da solcusu da Türk’ü de Kürt’ü de hepsi oradaydı. Vatan hepimizin, birlik ve beraberlikle yaşayalım. Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Ben çalışmanız için teşekkür ederim.