1961 yılında Trabzon’un Yomra Taşdelen köyünde dünyaya gelen gazi Zeki Kaya, evli ve 7 çocuk babası. Kamyon şoförlüğünden emekli olan Kaya, o gece bir darbe girişimi yaşandığını öğrenir öğrenmez yüzbinlerce insan gibi meydanlara koştu. Türkiye’nin FETÖ dâhil hiçbir terör örgütünü bu topraklarda istemediğini belirten Kaya, o gece insanların vatan için, çocuklarının geleceği için hiç düşünmeden sokağa çıktıklarını söyledi.

15 Temmuz gecesi bir darbe girişimi yaşandığını ilk nasıl öğrendiniz?

Zeki KAYA: Evde oturuyordum. Televizyon kanallarından bir darbe girişimi olduğunu öğrendim. Hemen en yakın yer olan Yomra’nın Meydanı’na geldik. Bayrağını eline alan meydana gelmişti. Bir tane şahıs kötü sözler sarf etmeye başladı. Alandan ayrıldı ve bir süre sonra silahıyla tekrar geldi. Bir anda rastgele etrafa ateş etmeye başladı.

Siz o esnada mı yaralandınız?

Zeki KAYA: Evet. Toplamda 5 kişi vurulduk. Kimisi gözünden vuruldu. Kimisi kolundan vuruldu. Ben sağ omzumdan vuruldum. Kurşun direkt gelmedi. Bir yere çarptı oradan sekip bana isabet etti. Kanama oldu. Yaz günü olduğu için üstümde ince bir gömlek vardı. Ben vurulunca kanı durdurabilmek için arkadaşlar gömleğimi yırttı. Hastaneye kaldırdılar. İlk müdahale orada yapıldı. Bir hafta boyunca pansumana gittim… Her zaman darbelerin demokrasiye zarar verdiği ifade edildi.

Bir darbe girişimi olduğunu öğrendiğinizde ne hissettirdiniz?

Zeki KAYA: Ben 80 Darbesi’ni çok net hatırlıyorum. Bir sabah dışarı çıktığımızda her yerde asker vardı. Bu darbe girişimini ekranlardan duyduk. Duyar duymaz da vatan için bayrak için sokağa çıktık. Benim gözüme o zaman komşu ülkelerde yaşananlar geldi. Geride kalan halk neler çekti. Bunu televizyonlarda gördük. O yüzden dedik ki: “Bize bir şey olacaksa olsun ama biz çocuğumuza bir şey olduğunu görmeyelim.” Biz bunları düşünerek sokağa çıktık. Herhangi birini savunmak için de çıkmadık. Sadece vatan için çıktık. Benim de senin gibi çocuklarım var. İlk onlar aklıma geldi. Acaba onların başına ne gelecek, diye düşündüm.

Bir polis memurunun gözünden 15 Temmuz gecesi! Vuruldu, direndi, karakolunu teslim etmedi Bir polis memurunun gözünden 15 Temmuz gecesi! Vuruldu, direndi, karakolunu teslim etmedi

O gece milleti sokağa çıkaran, böyle bir duruş sergilemesini neden olan sizce neydi?

Zeki KAYA: İnsanlar o gece kendi başına bir şeylerin gelebileceğini göze alarak dışarı çıktı. Çünkü insanlar bir an önce “Dur!” demek istedi. Bunun için de sokağa çıktı. O gece bu millet sokağa çıkmasaydı bu FETÖ belki birçok kişiyi yok edecekti. Bir iç savaş olurdu. Büyük bir yıkım yerdik. Orta Doğu’da, komşu ülkelere yapılanları düşünün. Büyük zayiatlar verirdik. Neler olup bitiyor, bunları sosyal medyadan izliyoruz, görüyoruz. Çoluğumuz, çocuğumuz var. Biz vatansız kalmamak için o gece kendimizi savunmak zorunda kaldık. Ben Trabzon’da doğdum, Trabzon’da büyüdüm. Tabii ki kendi toprağımı benimsiyorum. Vatandaşın kendi iradesiyle seçtiği bir hükümet var. O iyi değilse seçersin başkasını. Seçimle gelen seçimle gider. Bu yüzden sokağa çıktık. Benim çocuğumun parmağı kanayacağına benim canım yarıya çıksın. Ben bir baba olarak böyle düşünüyorum. Benim çocuğum kim bilir kimlerle karşılaşacaktı… Meydana çıkan herkesin elinde sadece Türk bayrağı vardı. Başka hiçbir bir şey yoktu. “Sokağa niye çıktınız?” diyenler oluyor. Biz vatanımızı kurtarmak için meydanlara çıktık.

O gece sokağın atmosferi nasıldı? O gece neler hissettiniz?

Zeki KAYA: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlara davetini televizyondan izleyemedim. Sadece İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TRT binasını kurtarmaya gittiğini gördüm… Hatırlarsınız o gece selâlar okundu. Her okunduğunda tüylerim diken diken oldu. Düşman işgalinden kurtulmuşuz gibi hissediyorsun. İnsanlar çok coşkuluydu. Milletin önüne ne gelirse gelsin o gece insanların meydanları terk etmeyeceklerine yürekten inanmıştım. Ben bir mermi değil on kurşun da yiyeceğimi bilsem yine meydana koşardım.

Bu darbe girişimi başarılı olsaydı Türkiye bugün ne durumda olurdu?

Zeki KAYA: Bu ülkede 1960 ve 1980’de iki darbe oldu. 80 Darbesi’ni çok iyi biliyorum. Şeker, sıvıyağ alabilmek için Rize’ye gidiyordum. O dönemler yokluk oldu, kıtlık oldu. İnsanlar aradığı hiçbir şeyi bulamıyordu… Benim ağabeyim 80’de askerdi. Bir sabah kalktık. Dışarda jandarmalar vardı. O zaman bizim canımıza kast etmediler. “Sokağa çıkmayın.” dediler… Esasen o zamanlar gençtik, çok şeyin de bilincinde değildik. Şimdi daha bilinçliyiz. Çocuklarımıza karşı sorumluluklarımız var. Bu yüzden bazı şeylerin üstüne gittik… Az önce de ifade ettim. Bu girişim başarılı olsaydı, çok insan hayatını kaybederdi. Komşu ülkeler gibi sömürge altında yaşar, köle olurduk diye düşünüyorum… O gece bombaların Külliye’ye, Emniyete, Genel Kurmaya düştüğünü gördük, ürperdik. Benim hanım evde hüngür hüngür ağladı. Türk üniforması içine gizlenmiş hainler bu milletin üzerine bomba attı. Bundan daha kötü bir şey olabilir mi? Bu gece yaşananları inkâr etmeye çalışanlar bile oldu. Görüntüleri tüm Türkiye, tüm dünya gördü. Bu kadar insafsızlık olur mu?

15 Temmuz gecesi milletin ortaya koymuş olduğu irade içeriye ve dışarıya nasıl bir mesaj verdi?

Zeki KAYA: Türkiye, FETÖ dâhil hiçbir terör örgütünü bu topraklarda istemiyor. Hükümet kim olursa olsun, insanlar her zaman demokrasiden yana. İnsanlar bu yüzden o gece sokağa çıktı. Millet o gün bir oldu. Ben Yomralı olduğum için herkesi tanırım. O gece MHP’lisi de, AK Partilisi de, CHP’lisi de herkes aynıydı. Herkesin elinde bayrak vardı. Yomra küçük bir yer, herkes herkesi bilir. Hepimiz o gün hangi siyasi görüşten olursak olalım omuz omuzaydık. O gün ayrım yoktu.

Avrupa’nın o gece sergilediği tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Zeki KAYA: Avrupa bize iyi görünmeye çalışsa da hiçbir zaman iyiliğimizi istememiştir. Hani bir söz var ya “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok.” Gerçekten öyle. Yem atarak bizi oltaya getirmeye çalışıyorlar. Ama asıl hedef, ciğerimizi sökmek. Yine Amerika bizim hiçbir zaman dostumuz olmadı. Ben yurt dışında çok çalıştım. Rusya, İran, Irak… Tabii bizim gibi çalışmak için gitmek farklı, turist olarak gitmek farklı. Fakat Türklere hep farklı gözle bakarlar. Bizleri ötelerler. Ne kadar dürüst olursan ol, sen onların gözünde sadece Türk kimliğinle varsın. Sürekli bizi baskılamak isterler. Ben 58 yaşındayım. Bugüne kadar Avrupa’nın hiçbir iyiliğini görmedim. Hep, “Şunu yapacağız. Bunu yapacağız.” derler. Ama sürekli oyalayıp, dururlar. Başka hiçbir şey yapmazlar… Türkiye’nin çok dikkatli davranması gerekiyor. Adımlarını sağlam atması gerekiyor. Çünkü bizim hiç dostumuz yok! Bazen Rusya bize yakın görünmeye çalışıyor. Ben asla güvenmiyorum. İran’ı şimdi yanına aldı. Bizi de almaya çalışıyor. Yapacağı bir şey de yok. Bizi sürekli oyalayıp, duruyor.

Zeki Kaya, 15 Temmuz gecesini nasıl tanımlar?

Zeki KAYA: Türkiye’nin kurtuluş günü olarak tanımlarım. Tekrar dirildiği, refaha adım attığı gün olarak tanımlarım. Dilerim bir daha öyle bir gün yaşamayız.

15 Temmuz’dan sonra bir gazi olarak davet aldınız mı?

Zeki KAYA: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine İstanbul’a gittim. Orada bizi misafir etti. Bizimle bir araya geldi. Yine davet üzerine Ankara’ya Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gittik. Orada 15 Temmuz gecesi ile ilgili bize bir sunum yapıldı… Bir 15 Temmuz günü, Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığında şehit olan, 51 kişinin öldüğü o bölüğe gittik. Gerçekten çok üzücüydü. Ürperdik. Herkes ağladı. Ağlamayan insan yoktu. Orası gerçekten çok farklıydı… Gölbaşı Özel Harekâta çok yakın oturan bir arkadaşım var. 15 Temmuz gecesi orada yaşananları şu sözlerle anlatır: “Buraya bir bomba attılar ki komple her yer yandı.” Özel Harekâtın çevresindeki evler o gece zangır zangır sallanmış.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Zeki KAYA: Vatandaşlarımız çok sağduyulu olsun. Her zaman uyanık olsun... Ben çok gezdim, gördüm. İnanın bizim vatanımız gibi bir vatan hiçbir yerde bulunmaz. Zaman zaman zorluklar, sıkıntılar yaşıyoruz. Ekonomi kimi zaman bozulur, kimi zaman düzelir. Bunlar olabilir. Ama şükürler olsun ki bir vatanımız var. Hiç kimse hiç kimseye karışmıyor. Özgürüz, bağımsızız ve hür yaşıyoruz.