Trabzonspor Başkanı Usta’dan ustaca cevaplar

Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, galibiyet sonrası katıldığı TV programında önemli mesajlar verdi

Trabzonspor Başkanı Usta’dan ustaca cevaplar

Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, galibiyet sonrası katıldığı TV programında önemli mesajlar verdi

19 Mart 2017 Pazar 14:25
Trabzonspor Başkanı Usta’dan ustaca cevaplar

61MEDYA-NURGÜL GÜNAYDIN/ Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta dün akşam Trabzonspor’un Galatasaray karşısında elde ettiği 2-0’lık galibiyet sonrası soluğu taraftarların da adeta akın ettiği çorbacıda aldı.
Akçaabat’ta taraftarlarla hem gece çorba içen hem de sohbet eden Başkan Usta, bu arada Beyaz TV’nin de sorularını yanıtladı. İmalı spikerin zaman zaman imalı soruları karşısında da oldukça ustaca cevap veren Başkan Usta önemli tespitlerin yanı sıra mesajlar verdi.

İşte Usta’nın ifadeleri:

“Aslında bu lokantada değil yüzlerce yer var Trabzon’da. Her yer dolup taşıyor. Aslında Trabzonspor bölgenin en önemli dumansız, bacasız sanayisi. Trabzonspor iyi olduğunda bölgede her yer şenleniyor. Ben ara ara söylüyorum, cami imamları bazen bana, ‘Ya Başkan Trabzonspor galip geldiğinde camide cemaat artıyor” diyor. Aslında her yerde hareket oluyor. Bunu çok önemsiyorum. Çünkü insanlar burada Trabzonspor’la nefes alıyor, onunla yatıyor kalkıyor. Trabzonspor zor dönemlerden geçti. Özellikle son en az 5 senesi oldukça silik. Ancak bunu pek hazmedebilecek bir bölge değil burası O genetiğinde var olan özelliklerini yeniden hatırlamaya başlıyor. Biz çokça sabır dedik. Ben de şaşkınım. Benim sabır sabır dediğim konuya bizim taraftarımız büyük oranda uydu, onlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Bazen kendi kendime, ‘Ben dışardan birisi olsaydım bu kadar sabredermiydim’ diyorum. Ben biraz farklıyım, daha önceki çok zor şartlarda büyük hataların yapıldığı zor dönemlerde bile olayı çok fazla sorun haline getirmemeye çalıştım, ciğerim yansa bile. Her zaman farklı olmaya çalıştım. Trabzonsporlulara yakışır yaraşır bir tavır sergilemeye çalıştım. Başkan olmadığım dönemde de böyle sergilemeye çalıştım. Zannediyorum insanlar bize şunun içi sabrettiler; ‘Olacaksa bunlarla olacak’ yada, ‘Bunlarla bir şey olacaksa olacak’. Ben bunu hissediyordum. Aslında o kadar da kötü gidiyorduk ki bütün her taraftan kötü gidildiğinde olan tabloyla karşılaşıyorduk. Yine olmayacak. Ama bizim bir iş planımız vardı, ben bunu hep söylüyorum. Bizim bir stratejik iş planımız vardı. Çünkü elimizde çok değerli bir maden var ancak bu parlatılamıyordu. Üstü küllerle kaplanmış ve bence yönetimler çok hata yaptılar. Çünkü Trabzonspor 2010-11’den sonra ben bir önceki dönemde seçime girdiğimde şunu söylemiştim; Trabzonspor 2010-11’de yaşadığı derin travmayı bir taraftan hukuk mücadelesi olarak sürdürmeli ama iki koltuğunda iki karpuz taşımasını becermeli Trabzonspor yönetimleri. Orada eksen kayması oldu. Biz gerçekten şu anda şunu yapmak istiyoruz; 2010-11’deki sürecin hukuk açısından biz sonuna kadar arkasındayız ama onun da kamuoyunu meşgul etmek istemiyoruz Trabzonsporluları. Çünkü Trabzonspor için hayat devam ediyor ve bizim böyle bir camiayı böyle bir kulübü bu kadar mazisinde başarılar olan bir kulübe bunu yapmaya hakkımız yok.

Trabzonspor lige 1974’te çıktı. 1974’ten önce (1957-74 arası) 17 sene şampiyonlukları var. Trabzonspor o zaman ligde değil. Sadece 1974’ten sonrasına baktığımızda Trabzonspor’un ne kadar gerçekten büyük bir kulüp olduğunu görürüz hesaplara bakıldığında. 8 ikincilik, 6 şampiyonluk 2010-11’i de saydığımızda ki biz sayıyoruz 7 şampiyonluk. Yani 7 şampiyonluk, 8 ikincilik 1974’ten sonra neredeyse 15 seneye damga vurmuşsunuz. 74’ten bugüne 40 sene ve ya birinci ya ikinciyiz. Trabzonspor böyle bir kulüp. Haliyle biz onun ne kadar değerli olduğunu bildiğimiz

için doğruları yapmaya çalışıyoruz ve onun da semeresini görmeye başladık.

2010-11 sezonuna nasıl bakıyorsunuz, kupa Trabzon’a gelmezse bu Trabzon için bir sorun olur mu, yoksa Trabzonspor yoluna devam eder mi, Fenerbahçe Başkanı ile yaşanan bir sürtüşme var. Siz İstanbul’a geldiğinizde Aziz Yıldırım tarafından karşılanmak ister misiniz yada Aziz Yıldırım buraya gelmek isterse birlikte maç izlemek ister misiniz?

2010-11 sezonu ile ilgili ben çok şey söyledim. Trabzonspor’un amacının ne olduğunu uzun uzun anlattım. Çok kısa yeniden birkaç şey söyleyip geçmek istiyorum; Biz yeniden yeniden yeniden şampiyonluklar yaşamak istiyoruz ve bu konuda çok kararlıyız. Yapılması gerekenleri burada Trabzonspor yönetimi olarak yapmak zorundayız ve burada gerçekten bir stratejik bir iş planımız var. 2010-11 şike olayına geldiğimizde ise ben her yerde söylüyorum; medeniyetin en temel kuralı hak hukukun peşine düşmektir. Sonuna kadar bu işin peşine düşeceğimizi herkes biliyor. ‘Bu konu Fenerbahçe ile aramızdaymış, filan’ bunları önemsemem. Ben hakkımın peşine düşerim. Ama ona sığınarak Trabzonspor’un o yıllara takılıp kalmasını içime sindirmem. O ayrı bir mücadele, bu ayrı bir mücadeledir. Bir başkan olarak kamuoyunda hiçbir zaman geren olmamaya çalışıyoruz. Sadece Fenerbahçe ile ilgili değil. Bizim Fenerbahçe taraftarı Trabzonspor taraftarı arasındaki sorundan bahsetmiyoruz, bu yönetimsel sorunlar 2010-11’de yapılan şeylere baktığımızda. Biz o senenin net bir şekilde şampiyonu olduğumuza inanıyoruz ve ben bunu her yerde söylüyorum. Bunun hukuk anlamındaki adı, yani benim gönlümde kafamda, gönlümde, ciğerimde adı konulmuş. Bu net. Ama hukuk buna sonunda ne diyecek. CAS süreci var, FİFA süreci var. Biz sonuna kadar orada gideriz, ne olacaksa olur.  O ayrı bir meseledir ama artık buralarda ben Trabzonspor kamuoyunu çok fazla meşgul etmek istemiyorum. Biz yeniden yolculukların peşindeyiz ve Trabzonspor gibi bir camianın bunu başarabileceğine inanıyorum. Galatasaray maçı için gelen insanların belki de çoğunluğu belki en az yarısı şehir dışından ve yurt dışından. Bizim bugün şampiyonluk maçımız yoktu, niye geldi bu insanlar? Çünkü Trabzonspor tekrar geliyor. Haliyle biz tekrar bu kulvarda tereddütsüz, doğru işler yaparak, üstüne koyarak, hocası, yönetimi, taraftarı, camiası ile yurt içi, yurt dışı bütünleşerek bu devi yeniden uyandırmamız lazım. Bence Türkiye’nin de buna çok ihtiyacı var. Çünkü sadece bir eksikten değil çok büyük bir eksikten bahsediyoruz.

Ben daha önce söyledim, Trabzonspor başkanı olarak bugüne kadar benim yaptıklarımı bir değerlendirsinler, önce onlardan bir beyanat alayım ondan sonra ben cevap vereceğim Ancak ben seçildiğim günden bugüne kadar söylemlerim ile Fenerbahçenin söylemlerini kıyasladığınızda cevabı siz de verebilirsiniz.

Bu yıl 3 yada 4.lük bekliyor musunuz, ikinci yarıya baktığımızda ligin lideri bir Trabzonspor, önümüzdeki sezon birkaç takviye ile birlikte eski bildiğimiz şampiyonluğa oynayan gümbür gümbür gelen bir Trabzonspor olacak mı?

Trabzonspor’un son yıllardaki başarısızlığı ile biz büyük bir takım olduğunu unutmadık. Trabzonspor gibi bir kulüp her zaman şampiyonluğa oynayan bir kulüptür, öyle olmalıdır. Bu yıllar yılı geçen sürede şu anda başarılı bir ikinci sezonu yaşarken sanki ilk defa başarılı olduğunu hissediyoruz. Bunun nedeni bizim geriye kalan bir kaç yılda Trabzonspor gibi bir kulübü çok küçülttük, çok çeşitli nedenlerle çok tuzaklara düştük. Haliyle ben bu başarıyı olağanüstü bir iş olarak görmüyorum. Trabzonspor’un asaletine yakışan şey bu, genetiği bu, Trabzonspor camiasının olması gereken yer bu. Bundan sonra ne olur, hep söylediğim şey şudur, bir iş planı üstünde gidiyoruz. İkinci devre kaçıncı oluruz,  bilmiyorum ama ikinci devreye bir hedefimiz vardı bizim. 35 puan barajını ikinci devrede sadece aşmamız gerekir çünkü bunu başarırsak bir iskeletimiz olur’ diye söylüyordum. Bu gidişle kaç puan alacağız onu göreceğiz. Aldığımız puan ne kadar fazla olursa derecemiz o kadar yüksek olacak. Ancak ‘aman ikinci olalım, üçüncü olalım’ diye bir derdimiz yok. Biz bu sene çok sağlıklı, şartlara göre yani 10 kişi kaldığında da bir takımın Trabzonspor olarak ne yapabildiğini görmektir aslında önemli olan, yani bu sene sonu üçüncü olmaktan önemlidir bugün 10 kişi kaldıktan sonra oynadığınız futbol. Trabzonspor’un o durumda paniğe kapılmaması. Yani 10 kişi kalıyorsunuz ama dar alanda kısa paslarla oynayabiliyorsunuz.

BİZ HİÇ PES ETMEDİK

Haliyle ben Trabzonsporlular’ın o geçmişte yaşadıkları gerçek Trabzonspor’u gördüğü için bu işe sahip çıktıklarını düşünüyorum. Bizim açımızdan ise tablo şudur; çok sıkıntı çektik. Ancak şunu yapmadık, bizim iş planımız yürürken etraftan esen rüzgarlara kapılıp da başka kararlar vermek gibi iş planı dışına hiç çıkmadık. Çok zor oldu biliyorum. İnanılmaz şekilde bizim için zor günlerdi. Ancak yönetimdeki arkadaşlarım da bilir, bu kadar zor şartlara, bu kadar baskıya ve ilk devredeki başarısızlığa rağmen ‘eyvah bu işin sonu ne olacak’ deyip uykusuz kaldığım bir gece olmamıştır.

Mehmet Ekici ne yapıyor, durumu ne olacak, Fenerbahçe’ye gidecek mi, neler yaşandı?

Mehmet Ekici’ye be bir şey sormuştum, Bayern Münih altyapısından yetiştiği için, ‘Mehmet, Bayern Müniht’te bir oyuncunun altyapıda yetişirken yaptığı hangi hatadan dolayı Bayern Münih kulübü o oyuncuyu affetmez’ diye sormuştum. Önce biraz şaşırdı sonra da, ‘Başkanım yalan konuşursa asla affetmez’ Mehme’in yolu açık olsun. Nereye gidiyorsa gitsin. Ama bizim Mehmet sayesinde takımda bir atmosfer oluştu. Yusuf gibi bir gencimiz ortaya çıktı ve olağanüstü işler yapıyor. Takım da şunu gördü, burası ciddi bir kulüp, sağlam bir yönetimi var. İşini doğru yapıyor. Bu takım asla bir-iki oyuncuya bağlı bir takım değildir. Bunu takım da Trabzonspor camiası da Türkiye de gördü. Mehmet’ler gelir geçer ama Trabzonspor 200 yıl, 500 yıl yaşayacak onlar unutulur geçer.

Mehmet Ekici’den Trabzonspor zarar edecek mi?

Daha önce de söyledim Trabzonspor zarar etmez. Biz yeri geldiğinde zarar etmedi etmeyeceğini söylediğim halde bir daha söylüyorum. Yeri gelir Trabzonspor kurumsal yapıda her tarafa mesaj vermek için ne 2’ler yakmış boşu boşuna ben hiç olmazsa doğru yolda yakarım, ama yakmadım. Bunun da herkes tarafından bilinmesini istiyorum. Ama Trabzonspor çok 2 milyon Eurolar yaktı. Bir daha söylüyorum, yeri gelir yakarım, gerekirse Trabzonspor kasasına cebimden koyarım ama yakmadım ve de Trabzonspor zarar da etmedi.

Hakan Çalhanoğlu şu anda futbol oynamıyor, bunda Trabzonspor’un da etkisi var mı?

Trabzonspor’un etkisi yok, o zaman Hakan Çalhanoğlu çocukmuş 17 yaşında olduğu için gerçekten ne yaptığının farkında değildi. Ben kendi çocuğumun da 17 yaşında attığı bir imzayı çok iyi fark etmeyeceğini bilirim. Ama o zaman ona mihmandarlığı babası yapıyordu ve babası da neye imza attığını biliyordu. O onun cezasını çekiyor. Bir ara gördüm, ‘Bir daha babamı dinlemeyeceğim’ dedi. Onun da böyle yaptığı bi hatayla aklı başına geldi. Hayat böyle bir şey. Trabzonspor ona bir şey yapmadı. Ancak Hakan şunu yapabilirdi, 3-4 yıl sonra 21 yaşına gelmişti Trabzonspor’dan aldığı parayı geri vermeyi düşünmesini beklerdim. Ya da bana, ‘Başkanım ben veremiyorum benim yerime sen ver’ deseydi. Ben verseydim Trabzonspor’a ve çözerdik, irtibat dahi kurmadı. 17 yaşında hata yaptı ama 21 yaşına kadar da hatasını telafi etmedi. O zaman çekecek, belki de az bile çekti.

Son Güncelleme: 19.03.2017 15:14
İlgili Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.