Ulusal basında Trabzonspor'un galibiyeti nasıl yorumlandı?

banner4

Ulusal basında Trabzonspor'un galibiyeti nasıl yorumlandı?

19 Mart 2017 Pazar 13:20
Ulusal basında Trabzonspor'un galibiyeti nasıl yorumlandı?
banner38

İSKENDER GÜNEN

Dev uyandı!

Trabzonspor merdivenleri ağır ağır çıkarak bugünlere geldi. Bu skor aydınlık günlerin habercisi

Ligin ikinci devresinde oynanan 8 maçın 6'sında galibiyet alan 2 de beraberliği bulunan Trabzonspor için Galatasaray maçı bir büyük karşılaşmada hangi düzeyde olacağını göstermesi açısından büyük önem taşıyordu. Maça her iki takım da kontrollü başladı. İlerleyen dakikalarda ise Trabzonspor'un oyunda belirgin bir üstünlüğü olduğunu gördük. Özellikle sağ kenarda Pereira'nın Olcay'la iyi anlaşmasından doğan atak girişimleri vardı. Zaten Pereira sahanın da yıldızıydı. N'Doye ile kazanılan golden sonra ise Onazi ve Okay 1-2 pozisyonda pas zamanlamalarını daha iyi yapabilseler, savunmada çizgi halinde kalan Galatasaray karşısında ikinci golü çok daha erken bulabilirlerdi. Bu devrede Mas'ın kritik müdahalelerini de göz ardı edemeyiz. Trabzonspor'un oyun kurgusunda Olcay, Yusuf Yazıcı ve Castillo, çok önemli üç isim... Olcay, hemen hemen her maç takımı ateşleyen isim. Aynen dün olduğu gibi. Yusuf Yazıcı, hücum organizasyonlarında başrolde. Dün de çok doğru yerlerde topla buluştu ve ofansif anlamda katkı yaptı. Attığı mükemmel golle galibiyeti perçinleyen isim oldu. Castillo ise oyun sıkıştığı anda kenarda topla buluştuğunda adam eksilterek G.Saray savunmasını dengesi bozdu.

İkinci yarıda Yusuf'un attığı ikinci golden sonra ise oyunun kontrolünü G.Saray'a bırakmaları bana göre son derece yanlıştı. Ardından Uğur gibi deneyimli bir oyuncunun 5 dakika ara ile ikinci sarı karttan kırmızı görüp oyun dışı kalması gereksizdi. 10 kişi kaldıktan sonra ise Galatasaray daha rahat oynama olanağı buldu. 1-2 de gollük pozisyon yakaladı

Böylesi büyük bir maçta oynanan oyun ve alınan skor, Trabzonspor camiası için aydınlık günlerin habercisi. Çünkü yıllardır böylesi maçlarda tarihine yakışmayan sonuçlar alındı. Fakat dün taraftarıyla bütünleşerek çok farklı bir galibiyet alındı. Şairin dediği gibi merdivenleri ağır ağır çıkarak bugünlere geldiler. Artık yıllardır uyuyan devin ayak sesleri duyulmaya başladı.

LÜTFÜ ÖZEL

Kolbastı

FIRTINA esmeye devam ediyor. G.Saray’ı da deviren Trabzon’un bu galibiyeti artık skordan, 3 puandan çok çok daha fazlası. Süreç artık başka boyutta. Takım müthiş bir özgüvene ulaştı. Bu durumda tribünlerin uzun süreden beri ilk kez ağzına kadar dolu olması da malumun ilanı.

 KARADENİZ fırtınası bu ruh haliyle G.Saray karşısına çıktı. Rakibin ileride oyun kurma isteğine aynen karşılık verince ortaya top kaybı zaman zaman fazlaca ama seyir zevki güzel bir mücadele çıktı. Ersun hoca Rodellega’nın yerine geçen haftanın flaş ismi N’doye tercihi dışında artık ezbere bilinen kadroyu tercih etti. N’doye kale dibinde biterek attığı golle de tercihin doğru olduğunu netleştirdi.

YUSUF DİREĞE TAKILDI

GOLÜ de erken buldu Trabzon. Olcay ama özellikle Castillo’nun topu sürekli ileri taşıma çabası, Yusuf’un bu çabaya müthiş katkısı, Mas ve Pereira’nın kanat bindirmeleri G.Saray’ı kilitledi. Daha iyisi, rakip baskısında uzun zamandır ilk kez görünen müthiş yardımlaşmaydı. Daha daha iyisi ise golden sonra yaslanma psikolojisine girmeden işine aynen devam etme isteğiydi. Konuk ekibin defansı ileri çekerek ofsayt taktiği gibi görünen işe kalkışmasına ise Trabzon doğrusu yakalandı. Bir kere düşmedi, onda da Yusuf’un şutu direkte patladı.

 KARADENİZ ekibi ikinci yarıya da ‘Aynen’ başladı. Olcay’la başlayan ve

onun asistiyle buluşan Yusuf’un muhteşem vuruşuyla biten atakta gelen ikinci gol artık bu iş bitti dedirtti.

 Ama Uğur Demirok’un kırmızı kartla oyun dışı kalması son 25 dakikada G.Saray’ı ortaya çıkardı. Sarı-kırmızılılar yoğun baskıyla özellikle son dakikalara yakın gol pozisyonları da buldular ama bu skoru değiştirmeye yetmedi. Maç sonu Akyazı artık kolbastıya teslimdi.

AKSAL YAVUZ

Sıradaki gelsin

Ligde şampiyonluk iddian sıfırın altında eksi! Lig ikincisi olup Şampiyonlar Ligi’ne gitmen de mümkün değil! Türkiye Ziraat Kupası’ndan da erken terhis olmuşsun! Elde kaldı; ligi 3’nücü ya da 4’ncü bitirmek...

Tüm bunlara rağmen ülkenin dört bir yanında ikamet eden Trabzonsporlular havadan-karadan Trabzon’a çıkarma yapıyorlarsa, Trabzon ve çevre illerde ikamet edenler işi gücü bırakıp stada koşuyorlarsa bu Trabzonspor’u ne kadar çok sevdiklerinin ve Trabzonspor’un geleceğinden ne kadar umutlu olduklarının en büyük işaretidir! Ülkenin birçok stadı sinek avlarken, Medical Park Arena’da 41 bin kişi, dile kolay... Zemin cillop gibi, insanın içinden kuzu olup yayılası geliyor!

Ve ilk derbi..

Trabzonsporlular Mas ve Pereira’yı kuş sütü ve üzüm kurusuyla beslemeli. Adamlar Trabzonspor’un sigortası! Geçmek için pasaport lazım! Rakibi durdurmak bir yana, takımı atağa kaldırıyorlar. Kalitelerini anlatmaya gerek yok, şekil a ve b’de görülüyor..

Genç Yusuf’un ölü topa can verdiği ana (23.Dak.) dek ne Trabzonspor’un ne de Galatasaray’ın kaleyi bulan şutları yoktu. Kilitlenen her maçta olduğu gibi; fitili Yusuf’un adrese yolladığı topa vuran Castillo ve son dokunan iki haftanın formda adamı N’Doye. Sahi bu N’Doye’ya ne oldu... Aslında bir şey olduğu yok da, takım oynayınca ona da arkadaşlarına ayak uydurmak, rakibi hataya zorlamak ve topu oyunda tutmak düşüyor. İlk yarının kırılma anı, Yusuf’un direkten dönen bir topu var ki, genç Yusuf’un da aklı o pozisyonda kalmış olacak ki, ikinci yarının hemen başında sol ayak içini resmen konuşturdu... Bu çocuğu izlemek hakikaten büyük keyif. Hele Olcay ağabeysiyle yardımlaşmaları; izlemeye görülmeye değer...

Trabzonspor 10 kişi kaldıktan sonra, bordo mavili oyuncular iyi alan kapattılar, iyi mücadeleler ettiler, görevini yapmayan oyuncu yoktu. Dokuz hafta yenilmemeleri de tesadüf değil.

Özetle, dün gece Medical Park tribünlerinin “dik oynayın” tezahüratlarına, bordo mavili futbolcular da 2-0’lık galibiyetle rakiplerine “sıradaki gelsin” der gibiyiler...

Erman Toroğlu

Sabrın sonu Trabzon

Trabzonspor'da yönetim değişikliği, teknik adam ve yönetim anlayışı, transferler...

Sabırla geldiler bugünlere...

Ama daha çok gidecek yolları var.

Bu yönetim, Trabzonspor için son şanstır. Eğer bunlar da başarılı olamazlarsa Trabzonspor önümüzdeki yıllarda düşmeye oynar. Şehir destek verirse bu sefer de yukarılara çıkarlar.

Bu kadar net.

Trabzonspor, takım olarak Galatasaray'a göre daha iyi mücadele etti. Herkes birbirine yardım etti.

Ersun bu haliyle takımını iyi tanıyor.

Ama Galatasaray Teknik Direktörü için aynı şeyleri söylemeyeceğiz.

Çünkü Tudor bu takımı daha henüz tanımıyor. Galatasaray'da yönetim bir alem, seyirci başka bir alem. Bu kadar alemin değişik olduğu yerde ahenk hemen gelmez.

Sneijder, G.Saray'da değil

Şimdi Galatasaray'da bir Sneijder gerçeği var. Bu oyuncu iyi bir oyuncu, tamam. İyi oynadığı zaman çok faydalı olan bir oyuncu. Ama Sneijder uzun zamandır Galatasaray'da değil. Galatasaray'dan kopuk. Takımın içinde de değil. Sneijder böyle olunca ikinci adam Selçuk da takımın içine giremiyor. Çünkü Sneijder'in getirdiği bir teknik adam vardı. Yönetim bu işi bilmiyor. Çıkıp saçma sapan beyanatlar veriyorlar.

Yani sahadaki takım ayrı telden çalıyor, Galatasaray Yönetimi ayrı telden çalıyor. Telleri keserler mi kesmezler mi bilmiyorum ama artık bu maçtan sonra nereye gidecekleri, daha doğrusu ne yapamayacakları belli oldu.

Riekerink'e göre takımda bir kımıldama var. Yeni gelen teknik adam bir, iki maç, üç maç ara gazla işleri götürebilir. Ama üç, dört maçtan sonra futbolcu ve teknik adam birbirlerinin açıklarını öğrenmeye başlarlar. Ve böyle büyük kulüplerde bazı futbolcular teknik adamlarla oynamaya kalkarlar. Yönetim de kuvvetli duramazsa iki taraf da yara alır. Bakın Galatasaray için maçın tekniğini konuşmuyoruz, yazmıyoruz.

Perde arkasında olabilecekleri yazıyoruz veya olanları.

Trabzonspor'da öyle değil. Trabzonspor'da Ersun hoca yavaş yavaş sistemini futbolculara anlatmış ve yapmaya başlamış.

Her yerde rakibe bastılar

Herkes, her yerde rakibe basıyor.

Topla oynayan rakibin etrafında en az iki veya üç Trabzonsporlu futbolcu görüyorsunuz. Neden? Baskıyı yapınca rakip takım oyuncusu bu topa vuracak. Vurduğu zaman da ahenkli, kontrollü akın yapamayacaklar.

Ama Trabzonspor on kişi kalınca bir 15 dakika bayağı zorlandılar.

Ancak Galatasaray bundan faydalanamadı. Sebebi topu yan çizgilere indiremediler. On kişi kalmış takımı sahaya yayamadılar. Ortada huninin ağzına sıkıştılar. Trabzonspor'un da istediği zaten buydu.

Dün akşam Trabzonspor seyircisi mükemmeldi. Ama bir teknik hata yaptılar. Sen ilk golü yapmışsın, Galatasaray belki paniğe girecek ama sahaya karton atarak oyunu durdurup kendi takımını soğutuyorsun.

Demek ki Trabzon seyircisinin hala daha tecrübeye ihtiyacı var.

Garry, Bruma'dan akıllı

Bruma çabuk rakip eksiltiyor. İyi güzel de rakibi eksiltirken ikinci, üçüncü pozisyonda ne yapacağını kestiremiyor. Ama Garry Rodrigues öyle değil. Çok daha doğru yerlerde işi bitirmeye kalkıyor. Hani bana ilk seçimde 'Bruma mı, Rodriguies mi?' deseniz, 'Rodrigues' derim.

NOTUNU ORDA VERİRLER

Hakem Halis Özkahya genelde kartları doğru yerlerde kullandı.

Bazı ikili mücadelelerde malesef hatalar yaptı. En basitini söyleyim size; Tolga Ciğerci, Yusuf'un altında kambura yatıyor. Yusuf sakatlanıyor, faulü Yusuf yiyor. Bu tarz kararlar verdiğinizde sahadaki futbolcular ve kenarda yedek kulübede oturanlar senin futbolu ne kadar bildiğini anlarlar. Yoksa standart hakemlik yapmak öyle aman aman bir iş değil. Üst liglerde bu tarz detaylar çok önemlidir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.