Ulusal basında Trabzonspor mağlubiyetini nasıl yorumladılar?

banner4

Ulusal basında Trabzonspor mağlubiyetini nasıl yorumladılar?

18 Aralık 2016 Pazar 07:44
Ulusal basında Trabzonspor mağlubiyetini nasıl yorumladılar?
banner38

İskender Günen / Futbol konuşamıyorum

Bir hafta geçmeden yine terör, yine yaralılar. Şairin dediği gibi aynı siyah güneş gök yüzünde / Aynı siyah güneş aynı siyah/ hep aynı, aynı, aynı, aynı. Acımız gerçekten büyük. Yapanlar, yaptıranlar, destek verenler. Hepsine binlerce lanet olsun. Bize düşen bir ve birlikte olmak. Şehitlerimize Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar dilemekten başka elimizden ne yazık ki bir şey gelmiyor. Böyle bir günde futbol konuşmak inanın içimden gelmiyor. Ama ne yapalım işimiz bu. İlk yarı bittiğinde oyunda bütün istatistiklerde Başakşehir uzak ara önde. Kornerler, girilen gol pozisyonları, topa sahip olma. Trabzonspor'un en iyi oyuncusu Onur. En az üç net gol pozisyonunu başarıyla önledi. Kendi alanında oyunu kabul eden bir Trabzonspor. Savunma yapmaya çalışıyorlar ama başarılı olduklarını söylemek çok zor. Adam paylaşımındaki yanlışlar ve pozisyon hataları öne çıktı. Bu yüzden Başakşehir'in girdiği gol pozisyonları var. İkinci yarıda özellikle hücumda çok boş alan bulmalarına rağmen her zamanki görüntüler ortaya çıktı. Yusuf anlamsız bir oyun ortaya koydu. Bu arada Ersun Yanal orta alanda Yusuf Yazıcı'ya şans vermemekte neden bu kadar ısrarcı anlamak mümkün değil. Maçta Trabzonspor adınakaçan tek gol pozisyonu Mehmet Ekici'nin direkten dönen topuydu.

Necmi Perekli / Kazanmak mı kaybetmek mi?

Öncelikle hain terör saldırısı ve şehitlerimiz nedeniyle tüm ülkemizin başı sağolsun, başımız sağolsun diyelim. Bu yüzden maçları da bir görevden öteye asla gönül rahatlığı ile izleyemiyoruz.

Bir tarafta kazanmak, diğer tarafta ise kaybetmemek için mücadele eden iki takım sahada. Başakşehir'in ligde namağlup olmasının asla tesadüf olmadığını ortaya koyduğu performansla anladık.

Kolektif, çabuk ve rakibi şaşırtan oyunu izleyenlere de zevk veriyor.

Rakibine karşı tüm ikili mücadeleleri neredeyse kazanan ekip oldular. Futbol için yaşlı sayılmasına rağmen Emre, takımının orta sahasını çok iyi yönetiyor.
Attığı kontra paslarla hem kendi takımını açıyor hem de rakibin savunmasını müşkil durumlara sokuyor.

Trabzonspor'a gelince. Bordo-mavili takım kötü mü oynadı? Hayır, fakat rakibine karşı da galibiyeti hak edecek bir üstünlük ortaya koyamadı. En iyi tarafı rakibin oyun taktiğine karşı mukabil taktiğe geçişte yediği gole kadar başarılı idi.

Trabzonspor iyi oynadı 

Yedikleri gol ise binde bir başa gelen cinsten bir pozisyon sonucuydu. Golü atan Visca'nın vuruş kabiliyetini de görmezlikten gelemeyiz. Bu golden sonra bordo-mavililer rakibini baskı altına alırken, Başakşehir skoru korumak endişesinden olsa gerek bir miktar oyundan düşmüştür. Abdülkadir ve Castillo'nun oyuna dahil olması ve Mehmet'in ileri dönük oyunu Fırtına'ya bir miktar hücumda avantaj sağladı.

Ersun hoca; Abdülkadir ve Castillo'yu daha önce sahaya sürseydi belki de en azından beraberliği görebilirdi.

Bundan böyle genç oyuncular Abdülkadir ve Yusuf'un daha sık oynatılmasını bekliyoruz. Trabzonspor'un ofansif anlamda bir miktar etkisiz kalmasının başlıca sebebi, ilk hamlede yenilmemeyi düşünmesinden kaynaklanıyor olabilir.

Oyunu daha ziyade kendi savunma hattının hemen önünde kabul etmiş olması bunun en önemli faktörüdür. Trabzonspor'un mağlup olmasına rağmen oyun performansının daha üst seviyelere çıktığını da söyleyebiliriz.

Aksal Yavuz / Sistem kazandı

M.Başakşehir, 14 haftanın lideri. Oynadıkları maçlarda günümüz çağdaş futbolundan kesitler sunuyorlar. Öyle ki bazen bunu otomatiğe bağlamışçasına makine gibi yapıyorlar. Bu sezon yüksek tempoyla oynadıkları Beşiktaş maçı var ki, Emre Belözoğlu sakatlanıp oyundan çıkana dek olağanüstü oynamışlardı. Anlayacağınız Emre ile bir başka oynuyorlar. Kadro derinliğinin olmaması ve taraftar desteğinin çok az olması en büyük dezavantajları elbet.

Sol bekleri iki eski Trabzonsporlu Ferhat ve Eren... Bu örneği Trabzonspor camiasının sabırla, sistemle ve planlama ile arasının nasıl olduğunu hatırlatmak için verdik! Düşünün; Tıp Dünyası kanserin çaresini buldu, Trabzonspor’un hâlâ bir sol beki yok!

Birkaç yıl evvel kim diyebilirdi, eski adıyla İBB, yeni adıyla M.Başakşehir’in böyle bir takım olabileceğini? Abdullah Avcı, sistemli, sabırlı çalışarak, işin içine sevgiyi de katarak, diğer takımlardan ayrılan tecrübeli futbolcular ile gençleri harmanlayarak böyle bir takım oluşturmuş, bizlere de tebrik etmek ve başarı dilemek düşer.

Maçla ilgili yazacaklarımıza gelince...

Bir takımın defansı et tırnak birlikteliği taşımıyorsa o takımın futbolun kollektif boyutunu sahaya yansıtması mümkün değildir.  O anlamda Başakşehir’in ilk yarı girdiği gol pozisyonları ve attığı gol de Trabzonspor defans oyuncularının bireysel hatalarındandı.

Başakşehir takımının olmazsa olmaz oyuncusu Emre’nin taksinin 20 TL yazacağı mesafeden Visca’nın ayağına attığı pas ve bu pası aynı güzellikle Trabzonspor ağlarına gönderen Visca’nın bu hareketini Trabzonspor forvetlerine sabah, öğlen, akşam günde üç öğün izlettirmek lazım...

Dahası defans oyuncularına rakip forvet oyuncuya bu tip hareketinin yaptırılmaması konusunu da gece gündüz anlatmak gerekir...

Uzun lafın kısası, Başakşehir taş gibi takım... Harcadıkları emeğin karşılığını alıyorlar; sistem kazandı... Darısı Trabzonspor’un başına...

Son Güncelleme: 18.12.2016 07:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehdit ve rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlâka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü malî, hukukî, cezaî, idarî sorumluluk içeriği gönderen üye/üyelere aittir.